Ana içeriğe geç
Sözlük

evin ile cümle

evin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir dağ evinde tanıştım, İsviçreli bir kızla.I met a little Swiss girl in a Swiss chalet.
Evine dönme.Don't go home.
Kimin evinde?Who's house?
O beni evine davet etti.He invited me over at his house.
Bizim 1 milyon $'lık evin değeri artık 800,000 $.So the $1 million asset would really become an $800,000 asset.
Ev aynı ama, piyasada artık ne gelişme olduysa evin değeri 200,000 $ azaldı. .Nothing really happened, but the market value has dropped by $200,000 for whatever reason.
Komşumun evinin düşük fiyata satılmış olması, benim borcumu etkiledi mi?Well has my liability changed, because my neighbor's house sold for less?
Çünkü eğer kredinizi geri ödeyemezseniz, banka evinize el koyacak. .Because the bank, if you can't pay this loan right here, they're going to take your house.
Ama birileri bu evin aynısını 1,5 milyon $'a sattığına göre ben de satabilirim. .But I guess, since someone else sold it for $1.5 million, I guess I could, too.
2001- 2005 döneminde pek çok evin fiyatı yükseldi.A lot of houses appreciated from about 2001 to 2005.
Sadece komşum evini daha yüksek fiyata satabildi diye ben zenginleştim.Just by my neighbor's house selling for more.
Aş evinde yemek servis edin, bir parkı temizleyin, akıl veren bir insan olun.Serve food at a soup kitchen. Clean up a neighborhood park. Be a mentor.
Burası bizim oturma odamız, burası bebek odası, mutfak, yemek odası ve evin diğer kısımları.Here's our living room, the baby bedroom, kitchen, dining room and the rest of the house.
Şimdi gördüğümüz yer evin giriş kapısı.And we're now zoomed in over the entrance to the house.
Ben size benim bir evin boya izin vermedi!I wouldn't let you paint a house of mine!
Ve, içsel evin şu anda alevler içinde.Like this, something feels like fire, it's burning.
Onu evine gönderdim.I sent her home.
Onu kıdemlimle görüşmeden evine gönderdim.I sent her home without speaking to my attending.
Arkadaşımın evini kontrol etmek için döndüm.I turned around to check on my friend's house.
Oğlu tarafından evinden yola çıkarılan yaşlı kadın ağlıyordu.An old lady, crying, was carried out of her house and up the road by her son.
Kansas şehrinde evine geri dönüyor.He goes home to Kansas City, Missouri.
Bu evin geri kalanını... ...kendi paramla almıştım.So, the house... okay, it's his. But the rest of the stuff, I bought with my money.
Kışın ortasında kendi evinden çıkarılmak üzücü olsa gerek.It must be so sad losing your home in the middle of winter.
Hae Yeong'un evinde.She's with Hae Young at his place.
Işık hızını evinizin bahçesinde bile aşabilirsiniz.Because you can break the speed of light in your backyard.
Sudhir evine gitti, duş alıp biraz kestirdi.So Sudhir went home, took a shower, took a nap.
Evin ve arabanın anahtarlarını ver bana.Give me back the keys to the house and the car.
Evine götür onu.Take him back home.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.And then he went and knocked an old lady house.
Evin ne kadar güzelmiş.What a nice place you've got
-Seni evine bırakayım. -Merhaba, işler nasıl? -Çekil yolumuzdan.It seems that podgy Monika has got herself a new bloke
Ama muhtemelen evini özlersin.But you'd probably miss home.
1977, Horst'un Munich'teki evine bir telefon geldi.In 1977, Horst received a call at his home in Munich.
Evinizdeki cihazları hep hayal ettiğiniz biçimde birbirine bağlayın.Connect your home in ways you've always wanted.
Artık evine dönebilirsin, kardeşim.You can come home now, brother.
Herşey çok güzel, evine geri dön.Everything's fine, come home.
İhtiyar Wu'nun evindeki azman kim?Who's the big guy in Wu the Elder's house?
Yanımızdaki Çay evinden Madam Wang !Madam Wang from the teahouse next door.
Küçük Song evine dönmüş.Little Song returns home.
Kardeşim, İşini bitirir bitirmez hemen evine dönCome home soon, right after you've finished your work.
Hadi evine!Go home!
Seni, eğlence evinde bıraktımI left you by the house of fun
Ve onları alırsınız ve eve getirirsiniz, ve evinizin dekorunu tamamen bozarsınız,And so you buy them, and you bring them home, and you entirely violate the décor of your house.
Gelecek ay mý? Aman tanrým, evinde dinleniyor olmalýydýn.[bell rings]
Burada tam 180 derecelik bir dönüş yaptık: Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.And here we made 180 degrees change: we changed from a rocket house to be an exploration house.
Seung Jo'ların evinden ayrılsak mı sence?Shouldn't we leave Seung Jo's house?
Evet,evin önündeyim.Yes, i am in front of the house.
Aynı yaşta ama bakım evinde değil; ... .... ve giderek hızlanacak.It's the same age, but it's not in the nursing home; it's going skiing.
Eviniz yeniden finanse edin! ay, bak! sanırım herşey düzelecek.Refinance Your Home! Well, Pile, with all this money, we might as well... ...partyyy!
Ve kundakçının evine gittikAnd I was so good
Bu hisler, evinden uzaklarda olan birinin yaşayacağı şeyler.These are the sentiments of someone that's been away from home.
Koşarak evine giden bir küçük çocuğu düşünün.Think about it.
Evinde göz hapsinde... Trablus esir düşmüş...Tripoli is Imprisoned, under house arrest
Noel öncesi gece TWAS tüm evin içindeTwas the night before Christmas, when all through the house
Fabrikasının kirası, hatta kendi evinin kirası, herşey Yuan ile ödenmek zorunda.His own rent for the factory, or even his own rent for his own house, it all has to be paid in Yuan.
Evinizi kaybettikten sonra hiç ayakkabın kalmamıştır.Since you lost your house, you must have no shoes left.
Babanın arkadaşının evini beğendin değil mi?How did you like your father's friend's house?
Şimdi doğruca evine git.Then go straight home right now.
Geçen sefer evine geleceğimi söylediğimde, o kaçtı.Last time when I said I'd walk her home, she ran away.
Kim oluyorsun sen?Evine git!Who the heck are you? Go home!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod