Ana içeriğe geç
Sözlük

evin ile cümle

evin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom evini yakılmış yıkılmış buldu.Tom found his house vandalized.
Bazı çocuklar Tom'un evinme zorla girdi ve onu altüst etti.Some kids broke into Tom's house and ransacked it.
Tom kayak evinde.Tom is in the ski lodge.
Biz Noel arifesini eşimin ebeveynlerinin evinde geçiriyoruz.We're spending Christmas Eve at my wife's parents' house.
Noel için evini nasıl süsleyeceksin?How do you decorate your house for Christmas?
Tom'un evine kadar arabada Noel şarkıları söyledik.We sang Christmas songs in the car all the way to Tom's house.
Kır evinin arkasında güzel bir ağacın altında bir masa kurdum.I've set out a table under a beautiful tree behind the cottage.
Çocuklar evin dışında oynuyorlar.The children are playing outside the house.
Eviniz çok konforlu görünüyor.Your house looks so cosy.
Tom hiç Mary'nin evine gitmedi.Tom has never been to Mary's home.
Tom Mary'yi evine geri getirdi.Tom drove Mary back to her house.
Kendi başıma yaşamak için ebeveynimin evinden taşındım.I moved out of my parent's house to live on my own.
Tom evin satıldığını söylüyor.Tom says the house has been sold.
Polis Tom'un evini araştırdı.The police searched Tom's house.
Eviniz düzgün sigortalı mı?Is your home properly insured?
Onlar onun evinin etrafına 2.5 metre yüksekliğinde bir çit inşa ettiler.They built a two and a half meter high fence around her house.
Tom hâlâ büyükbabasının evinde.Tom is still at his grandfather's house.
Tom, Mary'nin evine girdi.Tom entered Mary's house.
Evine hoş geldin, Tom.Welcome back home, Tom.
Evinizi sıcak tutun.Keep your home warm.
Tom pazartesi evindeydi.Tom was home Monday.
Tom'un evini gördüm.I saw Tom's house.
Evini terket.Leave your house.
Ben son kez onların evindeyken onlar küçük iki odalı bir dairede yaşıyorlardı.When I was at their place last time, they were living in a small, two-roomed flat.
Fırtına sırasında, güç gitti ve yağmur çiftlik evinin pencerelerini vurdu.During the storm, the power went out and the rain battered the windows of the farmhouse.
Gerçekten Tom'un evine yürümek istiyor muyuz?Do we really want to walk to Tom's house?
Tom'un evine gerçekten yürümek istiyor musun?Do you really want to walk to Tom's house?
Ben Tom'un evine gidiyorum.I'm on my way to Tom's house.
Tom elbiselerini evin her tarafına bırakıyor.Tom leaves his clothes all over the house.
Bu evin güneş panelleri var.This house has solar panels.
Evini temizlemen için sana yardım etmem gerektiğinde ödevimi nasıl bitiririm?How can I finish my homework when I have to help you clean the house?
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olmayacağını düşünüyordu.Tom thought it wouldn't be safe for Mary to walk home by herself.
Onunla konuşmak için Tom'un evine gittik, fakat evde değildi.We went to Tom's house to talk to him, but he wasn't at home.
Tom, Mary'nin tek başına evine yürümesinin güvenli olacağını düşündü.Tom thought it would be safe for Mary to walk home by herself.
Tom beni bahar tatilinde Boston'da onun evinde kalmam için davet etti.Tom invited me to stay at his place in Boston for spring break.
Tom evinde bir Super Bowl partisi veriyor.Tom is having a Super Bowl party at his house.
Tom evini kundakladı.Tom set fire to his house.
Tom evini ateşe verdi.Tom set his house on fire.
Evine geri git.Go back to your house.
Ona bunu anlatmak için şimdi Tom'un evine gidiyorum.I'm going over to Tom's house now to tell him about that.
Olanları ona anlatmak için şimdi Tom'un evine gidiyorum.I'm going over to Tom's house now to tell him about what happened.
Fadıl'ın cesedi Leyla'nın evinin yakınında bulundu.Fadil's body was discovered near Layla's house.
Fadıl, Leyla'yı aradı ve ondan evine gelmesini istedi.Fadil called Layla and asked her to come over his house.
Fadıl evin içinde değildi.Fadil wasn't inside the house.
Tom evin içinde değildi.Tom wasn't inside the house.
Mary'nin evinin yakınında Tom'un cesedi bulundu.Tom's body was discovered near Mary's house.
Fadıl'ın evinin bir arka bahçesi var.Fadil's house has a back garden.
Fadıl'ın evinde hiç sevgi yoktu.There was no love in Fadil's home.
Fadıl araçla Dania'nın evine gitti.Fadil drove to Dania's home.
Fadıl, Dania'nın evine gitti.Fadil went to Dania's home.
Polis, Mary'nin evinde Tom'un parmak izlerini buldu.The police found Tom's fingerprints in Mary's house.
Polis Mary'nin evinde Tom'un parmak izlerini buldu.The police found Tom's fingerprints in Mary's house.
Tom'un evinin önünden geçtim.I walked past Tom's house.
Tom'un evinde ne kadar kalabileceğini düşünüyorsun?How long do you think you can stay at Tom's house?
Evinizde kaç tane saatiniz var?How many clocks do you have in your house?
Tom köpek evini kendi inşa etti.Tom built the doghouse himself.
Tom'un evine gitmen ne kadar sürdü?How long did it take you to get to Tom's house?
Tom'un evine yıldırım düştü ve temeline kadar yandı.Tom's house was struck by lightning and burned to the ground.
Tom ve Mary, John'un eski evini kiraladılar.Tom and Mary rented John's old house.
Bisikletimi Tom'un evinin arkasında buldum.I found my bike behind Tom's house.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod