Tom Mary'yi aradı ve onun evine gelmesini istedi.Tom called Mary and asked her to come over to his house.
Tom evinin perili olduğunu düşünüyor.Tom thinks his house is haunted.
Bu evin yağmur suyu toplama sistemi var.This house has a rainwater collection system.
Tom federal ceza evinde üç yıla mahkum edildi.Tom was sentenced to three years in federal prison.
Fadıl evinde ölü bulundu.Fadil was found deceased in his apartment.
Fadıl evine saat 9'da geldi.Fadil arrived at his house at 9 pm.
Fadıl evine Leyla'nın adını koydu.Fadil put his house in Layla's name.
Fadıl, Leyla'yı araçla onunn arkadaşının evine kadar götürdü.Fadil drove Layla over to her friend's house.
Polis, Fadıl'ın evini aradı.Police searched Fadil's house.
Fazladan bir önlem olarak, Fadıl evinin dışına güvenlik kameraları yerleştirdi.As an extra precaution, Fadil installed surveillance cameras outside his house.
Leyla zamanını evinin dışında geçirmeyi tercih etti.Layla preferred to spend her time out of the house.
Fadıl, onunla daha fazla vakit geçirmek için Leyla'nın evine gitti.Fadil went to Layla's house to spend more time with her.
Fadıl evin içinde idi.Fadil was inside the house.
Fadıl, Leyla'nın evinin boş olduğunu biliyordu.Fadil knew Layla's house was empty.
Fadıl evinde yalnız oturuyordu.Fadil sat in his house alone.
Fadıl, evinin önüne park etmiş yabancı bir araba gördü.Fadil saw an unfamiliar car parked in front of his house.
Fadıl, dedektiflerin evinde kısaca arama yapmasına izin vermeyi kabul etti.Fadil agreed to let the detectives briefly search his house.
Fadıl bir komşunun evindeki bir partiye katıldı.Fadil attended a party at a neighbor's house.
Fadıl, Leyla'nın evine geri döndü.Fadil went back to Layla's house.
Fadıl, Leyla'nın evine girdi.Fadil got into Layla's house.
Fadıl annesinin evinde saklandı.Fadil was holed up at his mother's house.
Fadıl eski karısının evinde idi.Fadil was at his ex-wife's house.
Fadıl annesinin evinden ayrıldı.Fadil left his mother's house.
Fadıl evinden sabah saat 10'da ayrıldı.Fadil left his house at 10 am.
Leyla, Fadıl'ın evinden kaçtı.Layla fled from Fadil's house.
Fadıl, Leyla'nın evinden altın figürinler ve sikkeler çaldı.Fadil stole some gold figurines and coins from Layla's house.
Fadıl işini ve evini kaybetti.Fadil lost his job and house.
Fadıl cinayet sırasında evindeydi.Fadil was in his house during the murder.
Fadıl'ın evinde bir paskalya partisi vardı.Fadil had an Easter party in his house.
Fadıl'ın evinde her yerde kan vardı.There was blood everywhere in Fadil's house.
Evin etrafına bakınacağım.I'll look around the house.
"Evin sahibi misiniz?" "Hayır.""Do you own the house?" "No."
Bilinmeyen bir hırsız, Fadıl'ı Kahire'deki evinde vurdu.An unknown intruder shot Fadil in his Cairo home.
Fadıl kendi evine kadar sürdü.Fadil drove to his own home.
Polis üç saat boyunca Tom'un evini araştırdı, ancak bir şey bulamadılar.The police searched Tom's house for three hours, but they couldn't find anything.
Tom eşinin öldürüldüğü anda eski eşinin evinde idi.Tom was at his ex-wife's house at the time his wife was murdered.
Tom evini temizlemesine yardımcı olması için Mary'ye otuz dolar teklif etti.Tom offered Mary thirty dollars to help him clean his house.
Evin her zaman mükemmel durumda olması gerekir.The house has to be in perfect condition all the time.
Tom açık bir pencereden Mary'nin evine girdi.Tom got into Mary's house through an open window.
Polis üç saat boyunca Tom'un evini aradı.The police searched Tom's house for three hours.
Tom Mary'nin evinden bazı eski paraları çaldı.Tom stole some old coins from Mary's house.
Tom'un evinden çok uzakta olmayan bir otelde kaldım.I stayed at a hotel not too far from Tom's.
Tom Mary'nin evinin Park caddesinde olduğunu biliyordu.Tom knew Mary's house was on Park Street.
Tom hem işini hem de evini kaybetti.Tom has lost both his job and his house.
Bunu evinin arkasında buldum.I found this behind your house.
Tom evine eşinin adını koydu.Tom put his house in his wife's name.
Tom evinin önünde vuruldu.Tom was shot in front of his house.
Tom, evinden saat 2.30'da ayrıldığını söylüyor.Tom says he left his house at 2:30.
Tom işini ve evini kaybetti.Tom has lost his job and his house.
Sami evini yeniliyordu.Sami was renovating his home.
Ben hâlâ babamın evinde yaşıyorum.I still live at my dad's place.
Sami aile evinden taşındı.Sami moved out of the family home.
Sami evini ateşe verdi.Sami set his house on fire.
Sami'nin ailesinin evi bir korku evine dönüştü.Sami's family home became a house of horror.
Senin evin harika.Your house is cool.
Senin evin müthiş.Your house is awesome.
Tom, Mary'nin evine geldiğinde, o zaten uyuyordu.When Tom got to Mary's house, she was already sleeping.
Tom evinde çok para sakladı.Tom kept a lot of cash in his house.
Bu evin onarımlara ihtiyacı var.This house needs repairs.
Ben hiç senin evine gitmedim.I've never been to your house.