Ana içeriğe geç
Sözlük

evin ile cümle

evin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'ye evini temizlemesi için para veriyor.Tom pays Mary to clean his house.
Tom Boston'da evinde öldü.Tom died at his home in Boston.
Okuldan sonra Tom'un evine gittim.I went to Tom's house after school.
Okuldan sonra Mary'nin evine gittim.I went to Mary's house after school.
Tom'u arkadaşının evine bıraktım.I dropped Tom off at his friend's house.
Tom Mary'yi arkadaşının evine bıraktı.Tom dropped Mary off at her friend's house.
Ben bu evin sahibiyim.I'm the owner of this house.
Evin iki katı ve ahşap kiremitli çatısı vardır.The house has two floors and a wood shingle roof.
Evin ön kapısı açıktı.The front door of the house was open.
Biz birkaç gece evinizde kalabilir miyiz?Could we stay at your place for a few nights?
O, evini satmayı düşünüyor.He's thinking of selling his house.
O, evini satacağını düşünüyor.He's thinking he'll sell his house.
Büyük bir evin mi var?Do you have a big house?
Senin evini beğeniyorum.I like your house.
Bugün cenaze evinde pek çok insan vardı.There were so many people at the funeral home today.
Ben bir arkadaşın evindeyim.I'm at a friend's house.
Yeni evinize ne zaman taşınıyorsunuz?When are you moving to your new house?
Tom hâlâ büyük annesinin evinde.Tom is still at his grandmother's house.
Bu basit ipuçları evinizi düzenlemenize yardımcı olacaktır.These simple tips will help you declutter your home.
Ebeveynlerimin evinde bir yığın National Geographic dergisi buldum.I found a stack of old National Geographic magazines at my parents' house.
Hiç Boston'daki evini sattın mı?Did you ever sell your house in Boston?
Pazar sabahına kadar evinde kalacağım.I'm going to stay at your house until Sunday morning.
Park Caddesinin üzerinde küçük erkek kardeşimin evinde kalıyorum.I've been staying at my younger brother's house on Park Street.
O, evin nerede olduğunu biliyor.She knows where the house is.
O, köye evine geri taşındı.She's moved back home to her village.
Biliyorsun, o onun evinde saklandı.You know, she's holed up in her house.
Tom'un evine uğrayalım ve onunla konuşalım.Let's stop by Tom's and talk to him.
Polis Tom'un evinde uyuşturucu buldu.The police found drugs in Tom's house.
Mary'nin evini bulması Tom'un uzun bir zamanını aldı.It took Tom a long time to find Mary's house.
Tom yarın evine gelmemi istedi.Tom has asked me to come to his house tomorrow.
Tom evinin önündeki ağacı kesti.Tom cut down the tree that was in front of his house.
Evin arkasında ekmek pişirmek için bir tuğla fırın var.Behind the house there is a brick oven for baking bread.
Ben Tom'un evinde bir hamburger yedim.I ate a hamburger at Tom's.
Tom'u evinden çıkarken gördüm.I saw Tom leaving his house.
Tom Mary'nin evini üzgün görünerek terk etti.Tom left Mary's house looking dejected.
Tom'u evini satmak için ikna etmek zor olacak.It'll be hard to convince Tom to sell his house.
Evinize geri dönelim.Let's go back to your house.
Tom evin kapısını kilitlemeyi unuttu.Tom forgot to lock the house's door.
Tom'un evinde kalıyor olacağım.I'll be staying at Tom's.
Ben sık sık Tom'un evine giderim.I often go to Tom's house.
Tom Mary'ye evini temizlemesi için haftada üç yüz dolar öder.Tom pays Mary three hundred dollars a week to clean his house.
Eviniz yanıyor!Your house is on fire!
Tom arabasını Mary'nin evinin önüne park etti.Tom parked his car in front of Mary's house.
Tom evinin içerisinde kim olduğunu biliyordu.Tom knew who was inside his house.
Tom doğrudan Mary'nin evine gitti.Tom went directly to Mary's home.
Tom ailesinin evine gitti.Tom went to his parents' place.
Tom ebeveynlerinin evine gitti.Tom went to his parents' house.
Tom ceza evinde uzun yıllar geçirdi.Tom spent many years in prison.
Tom'un evine gitmek kolay.Tom's place is easy to get to.
Tom evinden tahliye ettirildi.Tom was evicted from his home.
Tom evini satmayı planlıyor.Tom plans to sell his house.
Tom'un evinin bir güneş çatısı var.Tom's house has a solar roof.
Tom bize evini gösterdi.Tom showed us his home.
Evin etrafında olmanı özleyeceğim.I'm going to miss having you around the house.
Bu evin satıldığını üzülerek söylüyoruz.We're sorry to say that this house has been sold.
Evini düzene sok.Get your house in order.
Bu eski evin iyi bir kahyaya ihtiyacı var.This old house needs a good housekeeper.
O, evini satacak.She will sell her house.
Mary Tom'dan kendi evine götürmesini rica etti.Mary begged Tom to take her home.
Tom Mary'nin evine geri döndü.Tom drove back to Mary's house.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod