Kır evimdeydim ve bazı nedenlerden dolayı resim başladı.Así que me fui a mi casa de campo y por algún motivo empece a pintar estos muy grandes, muy involucrados
Kır evimdeydim ve bazı nedenlerden dolayı resim başladı.저는 제 시골집에서 어떤 이유에선지,
Kır evimdeydim ve bazı nedenlerden dolayı resim başladı.Quindi nella mia casa di campagna, per qualche motivo, ho cominciato a dipingere queste mappe fitte,
Kır evimdeydim ve bazı nedenlerden dolayı resim başladı.והייתי בבית הכפר שלי ומאיזו סיבה התחלתי לצייר
Kır evimdeydim ve bazı nedenlerden dolayı resim başladı.وكنت في منزلي الريفي لسبب ما بدأت بالرسم
Kır evimdeydim ve bazı nedenlerden dolayı resim başladı.絵を描くことにしました とても大きくて とても複雑で
Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.말라위에 있는 제 집을 떠나 본 적도 없었고,
Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Malawiban.
Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Malawista.
Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Saya tidak pernah bepergian jauh dari rumah di Malawi.
Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.Tôi chưa bao giờ rời khỏi nhà ở Malawi
Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.אף פעם לא התרחקתי מהבית שלי במאלאווי.
Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.لم أغادر بعيداً من منزلي في ملاوي.
Malavi'deki evimden hiç ayrılmamıştım.外に出たことはありませんでした コンピュータを使ったことはなく
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Aquí estoy yo, como estrella de rock, aunque sea en mi casa.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle. Biliyor musunuz?Acesta sunt eu ca rock star, chiar dacă e doar în casa mea.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Das hier bin ich als Rockstar, wenn auch nur in meinem eigenen Haus.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Đây là tôi, siêu sao nhạc rock, dù chỉ là ở nhà mình.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Eccomi mentre faccio la rock star, anche se solo a casa mia.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Hier ben ik een rockster, al is het maar thuis. Hier ben ik een rockster, al is het maar thuis.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Inilah saya sebagai bintang rock bahkan jika ini di rumah saya sendiri.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Itt éppen rock sztár vagyok, még akkor is, ha csak otthon.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.저한테는 그 말이 "설령 자신의 집 안에서라도 락스타가 되어라"라는 뜻으로 다가옵니다.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Me voici en rockstar, même si je suis chez moi.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.To ja jako gwiazda rocka, choćby we własnym domu. Nieźle co?
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Έτσι είμαι εγώ σαν ροκ σταρ, κι ας είναι μέσα στο ίδιο μου το σπίτι.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Това съм аз като рок звезда, дори в къщата ми.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Це я в ролі рок-зірки, навіть, якщо це тільки у мене вдома.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.Это я в роли рок- звезды, даже если это всего лишь у меня дома.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.זה אני ככוכב רוק, אפילו אם זה בתוך הבית שלי.
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.فها أنا مشهور للغاية حتى إن كان ذلك في منزلي فقط
Mesela bu benim rock yıldızı halim, kendi evimde olsa bile öyle.家の中だけですけどね どうです?
Ne? Bu durumda gel, benim evimde kal.Έλα να μείνεις στο σπίτι μου.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Anh ta tá túc nhà tôi một lần, và đã để quên lại chiếc vớ.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Dormise la mine acasă odată, și și-a uitat perna la noi.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Egyszer nálunk aludt, és otthagyta a párnáját.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı."Ele dormiu uma vez lá em casa e esqueceu-se da almofada.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Enkrat je prespal pri nas in je pustil svoj vzglavnik.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Er hat mal bei mir übernachtet und sein Kopfkissen vergessen.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Han sov hos mig engang, og han efterlod hans pude.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Hij was een keer bij ons blijven slapen en had zijn hoofdkussen achtergelaten.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Ia pernah menginap di rumah saya, dan meninggalkan bantalnya.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Il a dormi à la maison et il a laissé son oreiller.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Jednou u mě přespal a nechal tu svůj polštář.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.그는 우리집에서 한번 자고 갔는데, 베개를 두고 갔어요.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Spał kiedyś u mnie i zostawił poduszkę.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Una vez durmió en mi casa, y dejó su almohada.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Κοιμήθηκε σπίτι μου μια φορά, και άφησε το μαξιλάρι του.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Веднъж той преспа удома и забрави възглавницата си.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Однажды он спал у меня дома и забыл свою подушку.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.Раз він ночував в мене і залишив свою подушку.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.הוא ישן אצלי בבית פעם, והוא השאיר את הכרית שלו.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.نام في منزلي مرة, وترك وسادته.
O bir kere benim evimde uyumuştu ve yastığını bende bıraktı.マジックで名前が書かれた枕です
Oh, şu yaşlı adam mı? Benim evimde kaldı.ذلك الرجل العجوز؟ نام في مكاني
Sana neden kendi evimde değilde senin evinde olduğu mu soruyorum?!Asta spun si eu! De ce sunt aici si nu acasa?!
Sana neden kendi evimde değilde senin evinde olduğu mu soruyorum?!"C'est ce que je te demande, pourquoi je suis ici chez toi et pas chez moi?"
Sana neden kendi evimde değilde senin evinde olduğu mu soruyorum?!Davon spreche ich ja gerade!
Sana neden kendi evimde değilde senin evinde olduğu mu soruyorum?!Det är det jag menar! Varför är jag här och inte i mitt hus!
Sana neden kendi evimde değilde senin evinde olduğu mu soruyorum?!Đó là những gì tôi đang nói! Sao tôi lại ở đây chứ không phải ở nhà tôi