Ana içeriğe geç
Sözlük

evim ile cümle

evim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,Chỉ có chúng tôi ngoài sa mạc và anh ta nói -- nghĩ về nhà tôi -- anh ta nói,
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,Estabamos solos parados en el desierto y él dijo -- pensando sobre mi casa-- él dijo,
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,Estávamos lá no deserto, completamente sozinhos e ele disse — a pensar na minha casa — ele disse:
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,Kami berdiri di padang pasir sendirian dan dia berkata -- sambil berpikir tentang rumah saya -- dia berkata,
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,사막 한가운데 단둘이 있는데, 그가 이런 말을 하더군요. 우리 집을 생각하면서 말이에요.
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,Nous étions seuls, debouts dans le désert et il a dit -- en pensant à ma maison -- il a dit
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,Staliśmy sami na pustyni, kiedy on powiedział -- myśląc o moim domu -- powiedział,
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,Stăteam acolo, în deşert, singuri şi mi-a spus -- gândindu-se la casa mea -- a spus,
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,We stonden daar midden in de woestijn en denkend aan mijn huis, zei hij:
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,Wir standen ganz alleine draußen in der Wüste und ich dachte über mein Haus nach und er sagte:
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,Мы стояли совсем одни в пустыне, и, думая о моем доме, он сказал:
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,Стояхме навън в пустинята съвсем сами, и той каза... като мислеше за къщата ми... заза:
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,עמדנו בחוץ במדבר לגמרי לבד, וכשהוא חושב על הבית שלי, הוא אמר,
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,أثناء وقوفنا في الصحراء لوحدنا قال لي.. وهو يفكر بمنزلي.. قال
Çölün ortasında yalnız başımıza oturuyorduk ve dedi ki - evimi düşünerek - dedi ki,自分の家の事を考えていたら 彼が... 「もっと永久的なものを建てて 2000年も経てば...
"Çünkü, bir evim yok." dedi.완벽하게 딱 맞는 나만의 청바지가 될 겁니다.
"Çünkü, bir evim yok." dedi.Nous croyons qu'il vous ira parfaitement.
"Çünkü, bir evim yok." dedi. Ona; "Hayýr, hayýr, eđer kirayý ödemezsen ne olur?" diye sordum.ännu ett par specialgjorda jeans vilka vi tror kommer att passa perfekt.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Car notre maison est l'univers, et nous sommes l'univers, par essence.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Denn unsere Heimat ist das Universum, und wir sind das Universum, im Wesentlichen.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Deoarece casa noastră este universul şi noi suntem universul, în esenţă.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Karena rumah kita adalah alam semesta, dan kita adalah semesta, secara esensial.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.왜냐하면 우리의 고향은 우주이기 때문입니다 본질적으로 우리 자신이 우주인 것이죠
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Mert az otthonunk az univerzum, és lényegében mi magunk vagyunk az univerzum.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Naším domovem je totiž vesmír a my sami jsme v podstatě vesmír.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Našim domovom je totiž vesmír a my sami sme v podstate vesmír.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Naszym domem jest wszechświat, i my nim jesteśmy.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Omdat ons huis het universum is en wij in feite het universum zijn.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Perché la nostra dimora è l'universo e noi siamo l'universo, in sostanza,
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Porque nuestro hogar es el Universo y nosotros somos el Universo, básicamente.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Porque o nosso lar é o universo, e nós somos o universo, essencialmente.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Vì nhà của chúng ta là vũ trụ, và chúng ta là vũ trụ.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Διότι, το σπίτι μας είναι το σύμπαν και, ουσιαστικά, εμείς είμαστε το σύμπαν.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Бо наш дім - це Всесвіт, власне, ми всі - Всесвіт.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Защото нашия дом е Вселената, и ние сме Вселената, по същество.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.Поскольку наш дом Вселенная, в итоге и мы являемся Вселенной.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.מכיוון שביתנו הוא היקום, ואנחנו זה היקום, ביסודו.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.لأن وطننا هو الكون، ونحن الكون، في الأساس.
Çünkü bizim evimiz evren ve bir akıma bir evreniz.私たちは宇宙の一部でもあるのです これは全員に当てはまることです
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."-Así es como sabes Inglés tan bien? -Lo sé
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta." "Bizi yakalıyorlar ve çalılara götürüyorlar..."「僕たちを捕まえて、森の中に連れて行かれるんだ。」
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."Bởi vì nhà của chúng tôi là xa từ thị trấn
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."Deoarece casa noastră este departe de oraş
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."Eftersom vårt hem är långt borta från stan
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."Fordi vores hjem er langt væk fra byen
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."Kami takut jika kita tidur di rumah kita bahwa kita dapat diculik oleh pemberontak
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."우리 집은 마을과 떨어져 있거든요
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."Mert az otthonunk messze van a várostól.
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."Omdat ons huis ver weg is van stad
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta.""parce qu'on habite loin de la ville."
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."Porque a nossa casa fica longe da cidade
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."Protože bydlíme daleko od města.
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."בגלל שהבית שלנו רחוק מהעיר
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."لأن بيوتنا بعيدة جداً عن المدينة
"Çünkü bizim evimiz şehirden çok uzakta."因為我們家裡鎮上太遠了
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Bởi vì chúng tôi từ rất xa, chúng tôi rất mệt"
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Denn wir sind weit entfernt von zu Hause und wir sind sehr erschöpft."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz."Fordi vi er langt hjemmefra, vi er meget trætte."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz."För vi är långt hemifrån, vi är väldigt trötta."
"Çünkü evimizden çok uzaktayız, çok yorgunuz.""Jesteśmy z dala od domu, badzo zmęczeni."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod