Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı.E' stato, come diciamo a casa mia, un anno perso.
Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı.Es war, wie wir bei uns zu Hause sagen, ein verlorenes Jahr.
Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı.Fue, como decimos en casa, un año perdido.
Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı.Itu, seperti yang kami katakan di rumah, tahun kekalahan.
Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı.우리 가족끼리 얘기했지만, 그 일년은 잃어버린 일년이었습니다.
Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı.Ήταν, όπως λέμε στο σπίτι μου, ένας χαμένος χρόνος.
Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı.Това беше, както казваме в моя дом, една загубена година.
Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı.У меня дома это время называют потерянным годом.
Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı.זו הייתה, כפי שכינינו זאת בבית, שנה אבודה.
Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı.لقد كان الامر .. كما كان يصفونه في منزلي بالسنة الضائعة
Bu, evimde dediğimiz gibi, kayıp bir yıldı.「失われた1年」と呼んでいます 最初の何週間か ぼくたちは 悪い夢を見ました
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim. Aileme ne olacak?Ανησυχούσα πως εάν χτυπούσε το βράδυ σεισμός τι θα γινόταν το σπίτι μας, η οικογένειά μου.
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.Als er vannacht een aardbeving zou zijn, wat zal er dan gebeuren met ons huis? Wat met mijn familie?
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.Ha földrengés lesz az éjjel -- szoktam gondolni rémülten -- mi lesz a házunkkal? Mi lesz a családommal?
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.Je tremblais en pensant : " Si un tremblement de terre frappe ce soir, qu'arrivera-t-il à notre maison ?
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.Kdyby dnes v noci zasáhlo zemětřesení, obávala jsem se, co se stane s naším domem?
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.저는 종종 만약 오늘밤 지진이 발생한다면 우리 집은 어떻게 될지, 가족들에게는 무슨 일이 벌어질지, 걱정을 했습니다.
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.Moją rodziną?"
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.Si esta noche ocurriese un terremoto, solía preguntarme, ¿qué sucedería con nuestra casa?
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim."Wenn heute Nacht ein Erdbeben kommt," dachte ich, "was passiert dann mit unserem Haus und meiner Familie?"
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.Если сегодня произойдёт землетрясение, беспокоилась я, что будет с нашим домом? Что случится с моей семьёй?
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.Якщо сьогодні станеться землетрус, що буде з нашими домівками? Що буде з моєю родиною?
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.אם תהיה הלילה רעידת אדמה, הייתי חוששת, מה יקרה לבית שלנו? מה יקרה למשפחה שלי?
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.كنت أقلق إذا ضربت هزة أرضية الليلة ماذا سوف يحدث لمنزلنا؟ ماذا سوف يحدث لعائلتي؟
Bu gece bir deprem olacak olsa, evime ne olacak diye endişelenirdim.家や家族はどうなるだろうと いつも心配していました そして その答えはいつも 物語になっていました
Bugün SEO'da tespit ettiğim 5 genel hata üzerinde konuşmak için San Francisco'daki evimdeyimMen idag, jag är hemma i San Francisco för att tala om fem vanligaste misstagen jag hitta i SEO.
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin? Başka ev almanın nedeni ne?De data aceasta,nu trebuia doar sa vii la mine acasa? ce rezolvi daca iti iei o alta casa?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin? Başka ev almanın nedeni ne?Diesmal, solltest Du nicht gleich zu meinem Haus kommen. was ist der sinn noch einmal umzuziehen
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Cette fois, pourquoi tu ne viendrais pas juste chez moi ?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Eikö sinun pitäisi vain tulla meille tällä kertaa?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Ezúttal, nem kellett volna csak hozzám jönnöd?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Kali ini, apa tidak lebih baik kalau kamu tinggal di rumah ku?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?이번엔 정말 내 방으로 와야 되는 거 아니야?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Lần này, tại sao cậu ko tới nhà tớ?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Questa volta, non faresti meglio a venire direttamente a casa mia?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Tym razem nie możesz po prostu przyjść do mojego domu?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?Αυτή τη στιγμή,δεν πρέπει<br /> να έρθεις σπίτι μου;
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?В этот раз, почему не ко мне домой?
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?هذه المرة ....ألا يمكنك أن تأتى لبيتى على الأقل
Bu kez,benim evime gelmeyecek misin?また家探しなんて...
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,Cette fois, honnêtement, Même si je dois partir de chez moi
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,이번엔 정말 내가 집을 나가는 한이 있더라도
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,Lần này, thật sự thậm chí nếu anh phải rời khỏi nhà của mình
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile, Seni koruyacağım.De data asta , sa-ti spun cinstit , chiar de-as fi obligat sa plec de acasa , te voi proteja.
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile, Seni koruyacağım.Diesmal wirklich... auch wenn ich mein Haus verlassen muss... ich werde Dich beschützen
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile, Seni koruyacağım.Ezúttal, őszintén még ha el is kell hagynom az otthonom meg foglak védeni téged.
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile, Seni koruyacağım.Questa volta, seriamente, anche se sarò obbligato a lasciare casa, ti proteggerò.
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile, Seni koruyacağım.Tym razem, szczerze, nawet jeśli będę musiał opuścić swój dom, ochronię cię.
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,Tällä kertaa oikeasti. Vaikka minun pitäisi lähteä kotoa, aion suojella sinua.
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,Αυτήν την φορά, ειλικρινά, ακόμα και αν πρέπει να<br /> φύγω από το σπίτι μου,
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,هذه المرّة, بصدق حتى و إن اضطررت لترك المنزل
Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,家を出なくてはならなくなっても 君を守るからさ
Bu konuda çok emin değilim. Ama durum bu olsaydı sanırım evimizi onlara kiralıyor olmazdık. .Ik denk namelijk niet dat wij ons huis aan hun hadden verhuurd als dat het geval was.
Bu küçük mavi noktayı evimde çalıştırdığımda, beni ardında bırakarak kuzeye doğru gidiyordu.이 작은 파란색 점이 제 집에서 출발하더니 저를 두고 저기 북쪽으로 달아나는 게 아니겠습니까. 전 움직이지도 않았는데요.
Bu küçük mavi noktayı evimde çalıştırdığımda, beni ardında bırakarak kuzeye doğru gidiyordu.lorsque ce petit point bleu, partant de ma maison, s'est enfui vers le nord me laissant derrière.
Bu küçük mavi noktayı evimde çalıştırdığımda, beni ardında bırakarak kuzeye doğru gidiyordu.כשהסמן הכחול הקטן הזה יצא מהבית שלי, החל לברוח צפונה והשאיר אותי מאחור. לא זזתי מהמקום.
Bu küçük mavi noktayı evimde çalıştırdığımda, beni ardında bırakarak kuzeye doğru gidiyordu.عندما بدأت هذه النقطة الزرقاء الصغيرة في بيتي ، وتحركت متجهة إلى الشمال مخلفتني وراءها ، أنا لم أكن أتحرك .
Bu küçük mavi noktayı evimde çalıştırdığımda, beni ardında bırakarak kuzeye doğru gidiyordu.北へ向かって走り出したのです 私を置き去りにして 私は動いていませんでした 移動する青い点が見せてくれたものは
Buna evimde yer yok, ama başladığımı bitirmek zorundaydım.Ik heb hier geen plaats voor bij mij thuis, maar ik moest afmaken wat ik was begonnen.
Buna evimde yer yok, ama başladığımı bitirmek zorundaydım.Jag hade inte plats för detta i mitt hus men jag var tvungen att avsluta det jag påbörjade.