Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?N'es-tu pas celle qui est venue vivre chez moi ?
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?Non sei stata tu quella che è venuta a vivere a casa mia?
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?Nu esti tu cea care a venit sa locuiasca in casa mea?
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?Var du ikke den, der kom for at bo i mit hus?
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?Var inte du den som kom för att bo i mitt hus?
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?Warst du nicht diejenige, die hierher gekommen ist, um in meinem Haus zu leben?
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?Was jij niet degene die gekomen is om in mijn huis te wonen?
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?Εσύ δεν ήσουν αυτή που ήρθε να ζήσει στο σπίτι μου;
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?Не беше ли ти тази, която дойде да живее в моята къща.
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?Не ты ли та, что пришла жить в мой дом?
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?זאת לא את שבא לגור בבית שלי?
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?أليست أنتِ هي التي أتت للعيش في منزلي ؟
Benim evime yaşamaya gelen sen değil misin?先に風呂に入るよ
Benim evim olarak döndüğüm yer savaş alanıdır.Cuando regreso a casa, me encuentro con un campo de batalla.
Benim evim olarak döndüğüm yer savaş alanıdır.Det som jag kallar hem är slagfältet.
Benim evim olarak döndüğüm yer savaş alanıdır.Il luogo che chiamo casa è il campo di battaglia.
Benim evim olarak döndüğüm yer savaş alanıdır.Miejsce, do którego wracam, jest polem bitwy.
Benim evim olarak döndüğüm yer savaş alanıdır.O lugar para onde regresso é o campo de batalha.
Benim evim olarak döndüğüm yer savaş alanıdır.Paikka, johon palaan, on taistelukenttä.
Benim evim olarak döndüğüm yer savaş alanıdır.Slagmarken er mit sande hjem.
Benim evim olarak döndüğüm yer savaş alanıdır.Το μέρος που αποκαλώ σπίτι μου, είναι το πεδίο της μάχης.
Benim evim olarak döndüğüm yer savaş alanıdır.То место, куда я возвращаюсь, - это поле боя.
- Benim için bir şans, yine de. - Evim sizin de evinizdir.- Nos, ez egy kis szünetet nekem, egyébként.
Benim için evimde gerçekleştirebileceğim projeler bulan dünyada birkaç temsilcim vardır.Ho diversi agenti nel mondo, che mi trovano i progetti Io lavoro da casa,
Benim için evimde gerçekleştirebileceğim projeler bulan dünyada birkaç temsilcim vardır.Ich habe verschiedene Agenten über die ganze Welt verteilt, die mir Projekte beschaffen.
Benim için evimde gerçekleştirebileceğim projeler bulan dünyada birkaç temsilcim vardır.세계 곳곳의 몇몇 에이전트들이 저에게 프로젝트를 의뢰하고, 저는 집에서 작업을 하는 것이죠.
Benim için evimde gerçekleştirebileceğim projeler bulan dünyada birkaç temsilcim vardır.Tengo agentes por todo el mundo que me encuentran proyectos que realizo desde casa,
Benim için evimde gerçekleştirebileceğim projeler bulan dünyada birkaç temsilcim vardır.世界中に存在しますが、 スタジオでの仕事も 大好きです
Benim kendi evim veya başka birşeyim yok.Ik heb geen huis of zo.
Benim kendi evim veya başka birşeyim yok.Ne lastim si hiše ali česa podobnega.
Benim kendi evim veya başka birşeyim yok.Nemám dùm nebo tak.
Benim kendi evim veya başka birşeyim yok.No soy dueno de una casa ni nada.
Benim kendi evim veya başka birşeyim yok.Nu am nicio casă sau altceva.
Benim kendi evim veya başka birşeyim yok.Tôi không sở hữu một căn nhà hoặc bất cứ điều gì.
Benim kendi evim veya başka birşeyim yok.Δεν μου ανήκει κανένα σπίτι.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.4:1 Ich, Nebukadnezar, da ich gute Ruhe hatte in meinem Hause und es wohl stand auf meiner Burg,
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.(4:1) Я, Навуходоносор, спокоен был в доме моем и благоденствовал в чертогах моих.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Aku tinggal dengan sejahtera dalam istanaku dan hidup dengan mewah
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Eu, Nabucodonozor, estava sossegado em minha casa, e próspero no meu palácio.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Eu, Nebucadneţar, trăiam liniştit în casa mea, şi fericit în palatul meu.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Ik, Nebukadnezar, leefde in rust en goede welstand in mijn paleis.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Io Nabucodònosor ero tranquillo in casa e felice nella reggia
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Jaz Nebukadnezar, ko sem pokojno živel v hiši svoji in srečo užival v palači svoji,
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Jeg, Nebukadnesar, satt i god ro i mitt hus, levde lykkelig i mitt palass.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Jeg, Nebukadnezar, levede tryg i mit Slot og livsglad i mit Palads.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.나 느부갓네살이 내 집에 편히 있으며 내 궁에서 평강할 때에
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Moi, Nebucadnetsar, je vivais tranquille dans ma maison, et heureux dans mon palais.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Ta , Nê-bu-cát-nết-sa , ở yên_lặng trong cung ta , và thạnh vượng trong đền ta .
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Ta, Nê-bu-cát-nết-sa, ở yên lặng trong cung ta, và thạnh vượng trong đền ta.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Yo, Nabucodonosor, estaba tranquilo en mi casa y próspero en mi palacio
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Εγω ο Ναβουχοδονοσορ ημην αναπαυομενος εν τω οικω μου και ακμαζων εν τω παλατιω μου.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.Аз Навуходоносор, като бях спокоен у дома си и благополучен в палата си,
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.אנה נבוכדנצר שלה הוית בביתי ורענן בהיכלי׃
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.انا نبوخذناصّر قد كنت مطمئنا في بيتي وناضرا في قصري.
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.我 尼 布 甲 尼 撒 安 居 在 宮 中 、 平 順 在 殿 內
‹‹Ben, Nebukadnessar, evimde huzur, sarayımda gönenç içindeydim.我 尼布甲尼撒 安居 在 宮中 、 平順 在 殿內
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Amikor reggel elindulok otthonról, nem vagyok biztos benne, hogy biztonságban haza is érkezem.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Jak wychodzę z domu, nie mam pewności, czy bezpiecznie wrócę.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Když ráno odejdu z domova, nevím, jestli se v bezpečí vrátím.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.집에 무사히 돌아올 수 있다는 확신이 없어요.