Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Kun lähden kotoa aamulla, en ole varma, pääsenkö hengissä takaisin.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.le matin, je ne suis pas sûr d'y revenir sain et sauf.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.När jag går hemifrån på morgonen är jag inte säker på om jag kommer hem igen.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Når jeg tager hjemmefra om morgenen, ved jeg ikke, om jeg kommer sikkert hjem.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Wanneer ik van huis ga 's morgens, weet ik niet of ik weer heelhuids terug zal komen.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.Όταν φεύγω από το σπίτι μου το πρωί, δεν μπορώ να ξέρω αν θα επιστρέψω σώος και ασφαλής.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.في الصباح، لست متأكدًا مما إذا كنت سأعود إلى المنزل سالمًا.
Ben sabahları evden çıktığımda, [kendi dilinde]: evime güvenli bir şekilde dönebilecek miyim, bilemiyorum.アフガニスタン人は 皆そうじゃないかな
Ben yaklaşık 12 veya 13 yaşlarındayken, bir Cumartesi günü evimize ateş edildi.Într-o sâmbătă, pe când aveam 12-13 ani, s-a tras cu arma spre casa noastră.
Ben yaklaşık 12 veya 13 yaşlarındayken, bir Cumartesi günü evimize ateş edildi.Un sábado, cuando tenía unos 12 o 13, nuestra casa fue tiroteada.
Ben yaklaşık 12 veya 13 yaşlarındayken, bir Cumartesi günü evimize ateş edildi.Мне было 12 или 13 лет, когда наш дом обстреляли.
Ben yaklaşık 12 veya 13 yaşlarındayken, bir Cumartesi günü evimize ateş edildi.我が家は銃撃されました 8発の銃弾が 車や家や庭の木に 撃ち込まれました
Ben Yeryüzünde ki hayatımın sonucunda "Bizim Evimiz"e gelmiş oldum.Amikor megérkeztem Otthonunkba, a földi életem eredménye voltam.
Ben Yeryüzünde ki hayatımın sonucunda "Bizim Evimiz"e gelmiş oldum.Bei meiner Ankunft in Unserem Heim war ich das Ergebnis dessen, das ich auf Erden war.
Ben Yeryüzünde ki hayatımın sonucunda "Bizim Evimiz"e gelmiş oldum.Cand am ajuns la "Casa noastra" eram rezultatul vietii mele de pe Pamant.
Ben Yeryüzünde ki hayatımın sonucunda "Bizim Evimiz"e gelmiş oldum.En arrivant à Notre Demeure, j'étais le résultat de ce que j'avais été sur Terre.
Ben Yeryüzünde ki hayatımın sonucunda "Bizim Evimiz"e gelmiş oldum.Gdy przybyłem do "Naszego Domu", byłem rezultatem mojego życia na Ziemi.
Ben Yeryüzünde ki hayatımın sonucunda "Bizim Evimiz"e gelmiş oldum.Když jsem přišel do "Našeho Domova", byl jsem výsledkem svého života na Zemi.
Ben Yeryüzünde ki hayatımın sonucunda "Bizim Evimiz"e gelmiş oldum.Khi tôi tới "NHÀ CHÚNG TA"... ...đó là kết quả của cuộc sống trên Trái Đất.
Ben Yeryüzünde ki hayatımın sonucunda "Bizim Evimiz"e gelmiş oldum.Όταν έφθασα στο "Σπίτι μας" ήμουν το αποτέλεσμα της ζωής μου στη γη.
Ben Yeryüzünde ki hayatımın sonucunda "Bizim Evimiz"e gelmiş oldum.Результатом моей жизни на Земле стало прибытие в "НАШ ДОМ".
Beţ yýl sonra bir FBI dosyasýný okurken anladým ki evimin yolundaki o adam ajandý.5 años después leí el archivo del FBI, y era como "¡Cielos! Ese era el agente del FBI en mi estacionamiento."
Beţ yýl sonra bir FBI dosyasýný okurken anladým ki evimin yolundaki o adam ajandý.Nói chung mỗi trường đại học lớn tại Hoa Kỳ đều<br/>đã phải trả một phí bản quyền cho các tổ chức như
Beţ yýl sonra bir FBI dosyasýný okurken anladým ki evimin yolundaki o adam ajandý.Po pěti letech jsem četl spis z FBI a došlo mi to, "Bože můj! To byl agent FBI na té příjezdovce!"
Beţ yýl sonra bir FBI dosyasýný okurken anladým ki evimin yolundaki o adam ajandý.Мол, пять лет спустя я прочитал этот файл ФБР, и я, как, "О, боже мой, что был агентом ФБР, в моей дороге.".
Beţ yýl sonra bir FBI dosyasýný okurken anladým ki evimin yolundaki o adam ajandý.彼は怯えていました。完全に怯えていました。
Bir anlamda resme baktığımızda kendimizi evimizdeymiş gibi hissetmemizi istemiş.V jistém smyslu nás zve, abychom se cítili jako doma.
Bir anlamda resme baktığımızda kendimizi evimizdeymiş gibi hissetmemizi istemiş.Він ніби закликає нас почуватись як вдома.
Bir anlamda resme baktığımızda kendimizi evimizdeymiş gibi hissetmemizi istemiş.То ни кани да се чувстваме като у дома си.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››A povedal aj iný: Pojdem za tebou, Pane, ale mi dovoľ prv rozlúčiť sa s tými, ktorí patria k môjmu domu.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››I řekl opět jiný : Půjdu za tebou, Pane, ale prve dopusť mi, ať se rozžehnám s těmi, kteříž jsou v domu mém.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Jesus, porém, lhe respondeu: Ninguém que lança mão do arado e olha para trás é apto para o reino de Deus.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Også en annen sa: Jeg vil følge dig, Herre! men gi mig først lov til å si farvel til dem der hjemme!
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Rzekł też i drugi: Pójdę za tobą, Panie! ale mi pierwej dopuść pożegnać się z tymi, którzy są w domu moim.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un altro disse: «Ti seguirò, Signore, ma prima lascia che io mi congedi da quelli di casa»
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un altul a zis: ,,Doamne, Te voi urma, dar lasă-mă întîi să mă duc să-mi iau rămas bun dela ai mei.``
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un autre dit: Je te suivrai, Seigneur, mais permets-moi d`aller d`abord prendre congé de ceux de ma maison.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Еще другой сказал: я пойду за Тобою, Господи! но прежде позволь мне проститься с домашними моими.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Рече ж і другий: Пійду слїдом за Тобою, Господи; перше ж дай менї попрощатись із тими, що в дому моїм.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Рече и друг: Ще дойда след Тебе, Господи; но първо ми позволи да се сбогувам с домашните си.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››ויאמר עוד איש אחר אלכה אחריך אדני אך הניחה לי בראשונה להפטר מבני ביתי׃
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››وقال آخر ايضا اتبعك يا سيد ولكن ائذن لي اولا ان اودع الذين في بيتي.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››又 有 一 人 說 、 主 、 我 要 跟 從 你 . 但 容 我 先 去 辭 別 我 家 裡 的 人
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››又 有 一 人 說 、 主 、 我 要 跟 從 你 . 但 容 我 先 去 辭別 我 家裡 的 人
Bir dakika bekle. Bu kez, dürüstçe söylüyorum, evimi terketmem gerekse bile,Bersabarlah sebentar lagi. kali ini, aku jujur, meskipun aku harus pergi meninggalkan rumahku
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.Agent FBI jel naší příjezdovou cestou a díval se, jestli není Aaron ve svém pokoji.
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.En FBI kører ind i vores indkørsel for at se om Aaron er på sit værelse.
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.Un agent du FBI est passé sur l'allée devant notre maison. Il tentait de voir si Aaron était dans sa chambre.
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.Un agente del FBI baja en la entrada de nuestra casa, tratando de ver si Aaron estaba en su habitación.
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.Агент ФБР ведет к снижению дорогу наш дом, пытаясь увидеть, если Аарон в своей комнате.
Bir FBI ajaný evimizin yolundan arabayla geçerken Aaron odasýnda mý diye kolaçan eder.その日のことを思い出します、なぜ車が私たちの 私道に入ってきたんだろうと思いました、
Birisi, evime kadar geldi ve resimleri gördü ve bir galeri için öneride bulundu.어떤사람이 저의 집까지 와서 그 그림들을 보았고, 갤러리에 그것들을 추천해주었습니다,
Birisi, evime kadar geldi ve resimleri gördü ve bir galeri için öneride bulundu.(Rires)
Birisi, evime kadar geldi ve resimleri gördü ve bir galeri için öneride bulundu.מישהו היה בבית שלי וראה את הציורים והמליץ עליהם לגלריה
Birisi, evime kadar geldi ve resimleri gördü ve bir galeri için öneride bulundu.كان هنالك شخص ما في منزلي ورأى اللوحة واقترح أن أضعها في معرض
Birisi, evime kadar geldi ve resimleri gördü ve bir galeri için öneride bulundu.私の家を訪問して これらの絵を見て あるギャラリーに 勧めてくれました 最初の展示会です
Birisi evimize girmiş.Jemandem bricht bei uns ein.
Birisi evimize girmiş.Qualcuno e' entrato in casa nostra!
Birisi evimize girmiş.Quelqu'un nous cambriole.
Birisi evimize girmiş.Κάποιος μπήκε στο σπίτι μας.