Bay Rainsford evimdeyken kim olduğunu açıklama ihtiyacı duymayacak.Vain luonnosmaisesti, tiedät ... syntynyt, naimisissa, miksi jätin viime työtä.
Bay Rainsford evimdeyken kim olduğunu açıklama ihtiyacı duymayacak.Ακριβώς sketchily, ξέρεις ... γεννήθηκαν, παντρεύτηκε, γιατί άφησε την τελευταία του δουλειά μου.
Bay Rainsford evimdeyken kim olduğunu açıklama ihtiyacı duymayacak.Г-н Rainsford трябва никога да обясни който той е в моята къща.
Bay Rainsford evimdeyken kim olduğunu açıklama ihtiyacı duymayacak.Просто схематично, ви знаєте ... народився, одружився, тому я залишив свою останню роботу.
Bay Rainsford evimdeyken kim olduğunu açıklama ihtiyacı duymayacak.Просто схематично, вы знаете ... родился, женился, поэтому я оставил свою последнюю работу.
Bay Rainsford evimdeyken kim olduğunu açıklama ihtiyacı duymayacak.いや、いや、いや、いや。 少々お待ちください。
Bazı insanlarla karşılaştığınızda size 1 milyon $'lık evim var diyebilirler. .Er zijn mensen met een huis van een miljoen die dan zeggen 'ik ben 1 miljoen waard.'
Bazı insanlarla karşılaştığınızda size 1 milyon $'lık evim var diyebilirler. .Spotykacie ludzi z domem wartym 100 tys. albo milion dolarów a oni mówią, oh, jestem wart milion dolarów.
Bazı insanlarla karşılaştığınızda size 1 milyon $'lık evim var diyebilirler. .Stretnete ľudí s $100,000 alebo $1 milionovým domom a vám povedia..ooooh..mám majetok $1 milión.
Bazı insanlarla karşılaştığınızda size 1 milyon $'lık evim var diyebilirler. .ستقابل أشخاص يمتلكون منازل بقيمة 100.000 دولار أو مليون دولار ويقولون أن مستحقاتهم عبارة عن مليون دولار.
Bazı insanlarla karşılaştığınızda size 1 milyon $'lık evim var diyebilirler. .そして彼らは、 「私の家は、100万ドルの価値がある。」と言います。 あなたは完全にその家を所有しているか、
Belki evimi yok edebilirsin, ama çocuklarımı değil, anlıyor musun?Может, тебе и удастся разрушить мой дом, но испортить моих детей - никогда!
Belki evimizi kiralayan kişilerin değişik işleri vardı, veya gelirleri düzenli değildi.Misschien hadden de huurders wel onregelmatig werk, of hadden ze geen vast inkomen. Al betwijfel ik dat.
Belki evimizi kiralayan kişilerin değişik işleri vardı, veya gelirleri düzenli değildi.Może ludzie, którzy wynajmowali ten dom, pracowali dorywczo, albo nie mieli stałego zarobku.
Belki evimizi kiralayan kişilerin değişik işleri vardı, veya gelirleri düzenli değildi.Možná že ti, kteří si to pronajali, měli příležitostné práce, nebo neměli stálý příjem.
Belki evimizi kiralayan kişilerin değişik işleri vardı, veya gelirleri düzenli değildi.Quizás la gente que renó nuestra casa tenía otro tipo de empleo o no tenían ingresos estables
Belki evimizi kiralayan kişilerin değişik işleri vardı, veya gelirleri düzenli değildi.Ίσως οι άνθρωποι που νοικιάζανε να είχανε ασταθείς δουλειές και να μην είχαν σταθερό εισόδημα.
Belki evimizi kiralayan kişilerin değişik işleri vardı, veya gelirleri düzenli değildi.Живеещите под наем може би са работили непостоянна работа.
Belki evimizi kiralayan kişilerin değişik işleri vardı, veya gelirleri düzenli değildi.Можливо, люди, які орендували житло, мали випадковий заробіток або вони не мають постійного доходу.
Belki evimizi kiralayan kişilerin değişik işleri vardı, veya gelirleri düzenli değildi.安定した収入がなかったか。 私はそれを疑いますが。
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Als Game-Designerin habe ich so was zu Hause.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Eu sunt un designer de jocuri, aşa că am acest gen de chestii prin casă.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Ik ben gamedesigner, dus ik heb dit soort spullen in huis.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Játékkészítő vagyok, szóval ilyen dolgok vannak a lakásomban.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Je développe des jeux donc j'ai ce genre de choses chez moi.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.제가 게임 설계자라서 이런게 집에 널려 있어요.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Saya seorang perancang permainan, jadi ada hal-hal semacam ini di rumah saya.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Sono una game designer, quindi ho questa roba sparsa per casa.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Sou uma designer de jogos, portanto, tenho isto tudo espalhado pela casa.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Soy diseñadora de juegos así que tengo de esto por toda mi casa.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Tôi là nhà thiết kế trò chơi, nên tôi có mấy thứ này quanh nhà.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Είμαι σχεδιάστρια παιχνιδιών, έτσι έχω αυτά τα πράγματα στο σπίτι μου.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Игров дизайнер съм и този материал е разхвърлян из къщата ми.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Я же разработчик игр, так что весь мой дом ими напичкан.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.Я роблю ігри, тому в мене чимало такого.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.אני מעצבת משחקים, אז יש לי את כל החומר הזה יושב בבית.
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.بما انني مصممه العاب, لدي مثل هذه الاشياء في كل مكان في المنزل
Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var.「ゲームしていいわよ」と答え
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Byla to moje oblíbená soutěž, dávno předtím, než mi zaplatila dům.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Był to mój ulubiony program, jeszcze zanim dał mi zarobić na życie.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.C'était mon émission préférée, avant même qu'elle ne finance ma maison.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Det var mit yndlings show, selv inden det betalte for mit hus.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Đó là chương trình yêu thích của tôi, ngay cả trước khi nó đã giúp tôi... trả tiền nhà.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Era emisiunea mea preferată, chiar și înainte să-mi fi dat banii de casă.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Era il mio preferito, anche prima che mi facesse guadagnare i soldi per comprarmi casa.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Era mi programa favorito, aún antes de que me comprara una casa.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Era o meu programa preferido, mesmo antes de ter pago a minha casa.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Es war meine Lieblingssendung, sogar bevor sie mein Haus bezahlte.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Het was mijn favoriete show, zelfs voordat ik er mijn huis mee kon betalen.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.그 쇼에서 우승하기 전부터 제가 가장 좋아하는 쇼였어요
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Ήταν το αγαπημένο μου τηλεπαιχνίδι, πριν ακόμα πληρώσει για το σπίτι μου.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Това беше любимото ми шоу, дори преди то да изплати къщата ми.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.Это была моя любимая передача, даже до того, как она оплатила мой дом.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.זו היתה התכנית האהובה עלי, עוד לפני שהיא קנתה לי את הבית.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.كان برنامجي المفضل، حتى قبل أن أدفع براتبه إجار منزلي.
Benim en sevdiğim televizyon programıydı, evimin parasını vermeden önce bile.父の仕事の関係で 韓国に住んでいました
'Benim evim', ben değil.'A házam', nem én vagyok.
'Benim evim', ben değil. 'Benim kocam', ben değil."Mitt hus", inte jag. "min man", inte jag.
'Benim evim', ben değil."La mia casa", non sono io.
'Benim evim', ben değil."Mein Haus" - nicht ich.