Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.Ocho balas incrustadas en nuestros autos, nuestra casa y en los los árboles.
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.Восемь пуль пронзили нашу машину, наш дом, деревья у дома.
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.銃弾が放たれると父は「伏せろ」と叫び
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.10 éves voltam, mikor képregényekkel boltoltam a nyaralónknál a György-öbölben.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.제가 10살 때, Georgian 해안의 작은집에서 만화책을 팔았습니다.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Bylo mi zhruba deset, začal jsem prodávat komixy na naší chatě v Gregorian Bay.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Când aveam 10 ani vindeam benzi desenate în zona Golfului Georgian, unde era casa noastră de la ţară.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Cuando tenía unos 10 años vendí historietas fuera de nuestra casa de campo en la bahía de Georgia.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Jako 10-latek sprzedawałem komiksy podczas wakacji nad Georgian Bay.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Khi 10 tuổi, tôi bán sách truyện cười trên Vịnh Georgia.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Mit 10 Jahren verkaufte ich Comics an unserem Ferienhaus an der Georgian Bay.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Quand j'avais dix ans environ, je vendais des BD à partir de notre maison sur la baie Géorgienne.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Quando avevo circa 10 anni, vendevo fumetti fuori dal nostro villetta nella Georgian Bay.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Quando tinha uns 10 anos, vendia livros de BD no exterior da nossa vivenda na Georgian Bay.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Toen ik rond de 10 jaar was, verkocht ik stripboeken vanuit ons huisje aan Georgian Bay.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Όταν ήμουν 10 χρονών, πουλούσα περιοδικά κόμικς στο εξοχικό μας στο Τζόρτζιαν Μπέι.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Когато бях около десетгодишен, продавах книжки с комикси от вилата ни на Джорджиън Бей.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Когда мне было около 10 лет, я продавал комиксы за пределами нашего дома, на берегу Георгиевской бухты.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.Коли мені було близько десяти, я продавав комікси біля нашого коттеджу в Джорджн Бей.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.כאשר הייתי בערך בן 10, מכרתי ספרי קומיקס מהבית שלנו במפרץ ג'ורג'יה
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.عندما كنت في العاشرة من عمري على كورنيش خليج "جورجيان "
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.コミックブックを売っていました 自転車でビーチの一方の側に行き
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.사실은 실제로 우리집에서는 사라져버렸습니다.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.De fapt, realitatea a fost izgonită din casa noastră.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.Dữ liệu thực tế bị cấm trong nhà tôi.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.En fait, les faits étaient bannis de chez nous.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.Fakten waren überhaupt aus unserem Haus verbannt.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.Fakty były właściwie zakazane w naszym domu.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.Feiten kwamen bij ons het huis niet in.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.Hechos que fueron desterrados de nuestro hogar.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.I fatti concreti erano banditi dalla nostra casa.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.Száműzte a tényeket az otthonunkból.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.Более того, в нашем доме факты были под запретом.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.Всъщност фактите бяха прогонвани от вкъщи.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.העובדות למעשה גורשו מהבית שלנו.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.واختفت الحقائق فعلا في منزلنا.
Aslına bakarsanız gerçekler bizim evimizden sürgün edilmişti.テキサスとカリフォルニアがカナダの真下にあり
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.아브람이 가로되 주 여호와여 무엇을 내게 주시려나이까 나는 무자하오니 나의 상속자는 이 다메섹 엘리에셀이니이다
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.ויאמר אברם אדני יהוה מה תתן לי ואנכי הולך ערירי ובן משק ביתי הוא דמשק אליעזר׃
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.فقال ابرام ايها السيد الرب ماذا تعطيني وانا ماض عقيما ومالك بيتي هو أليعازر الدمشقي.
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.亞 伯 蘭 說 、 主 耶 和 華 阿 、 我 既 無 子 、 你 還 賜 我 甚 麼 呢 . 並 且 要 承 受 我 家 業 的 、 是 大 馬 色 人 以 利 以 謝
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bana ne vereceksin?›› dedi, ‹‹Çocuk sahibi olamadım. Evim Şamlı Eliezere kalacak.亞伯蘭說 、 主 耶和華 阿 、 我 既 無子 、 你 還賜 我 甚麼 呢 . 並且 要 承受 我家業 的 、 是 大 馬色 人 以利 以謝
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.Cu banii de pe un cântec de-al meu ne-am cumpărat prima noastră casă.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.Ein Song den ich geschrieben habe, hat unser erstes Haus finanziert.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.En sang jeg skrev købte vores første hus.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.나도 작곡을 통해 내 첫 집을 살 수 있었다는 거야
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.Lagu yang kutulis telah membelikan rumah pertama kami.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.Met een liedje dat ik schreef hebben we ons eerste huis gekocht.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.Một bài hát mà tôi viết đã mua cho chúng tôi căn nhà đầu tiên.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.Ostin ensitalomme kirjoittamani kipaleen kautta.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.Una canción que escribí compró nuestra primer casa.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.Une chanson que j'ai écrite a permis d'acheter notre première maison.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.Ένα τραγούδι που έγραψα αγόρασε το πρώτο σπίτι μας.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.Песня, которую я написал купили наш первый дом.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.С първата песен, която написах си купихме първата къща.
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.שיר שכתבתי .קנה לנו את הבית הראשון
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.أغنية كتبتها "إشتريت منزلنا الأول"
Aynı zamanda bir besteci olarak, yazdığım bir şarkı sayesinde ilk evimizi alabildik.著作権は支持するが 創造性を奨励したり
Ayrıca, herkesin evine hediyelerini teslim eden Noel Baba bizim evimiz için neden tekrar geri gelsin ki?거기다가, 산타 할아버지가 왜 우리 집까지 다시 오겠어요 다른 사람들 집에 다 들르고 난 후에 말이죠?
Ayrıca, herkesin evine hediyelerini teslim eden Noel Baba bizim evimiz için neden tekrar geri gelsin ki?Sitä paitsi, miten Joulupukki muka säästäisi aikaa palaamalla meidän kotiimme kaikkien muiden jälkeen?