Ana içeriğe geç
Sözlük

evim ile cümle

evim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ailemden ayrı kendi evimde yaşıyorum.Otthonukban a férfiaktól elkülönítetten éltek.
Evimde oturdum, defteri kalemi aldım, ilk bölümü yazdım.Leült egy padra a Károlyi-kertben, írni kezdett egy könyv fedelén.
Evim otobüs durağına yakın.A házam egy buszmegálló közelében van.
Evimi nasıl buldun?Hogy találta meg a házam?
Evimde az mobilya var.Kevés bútor van a házamban.
Burası bizim evimiz.Meidän Talo.
O (kız) evimde kalabilir ........Poika sai jäädä kotiin.
Ailemden ayrı kendi evimde yaşıyorum.Perheet asuvat toistaan erillään majoissaan.
Bir gün izin alıp evimize gittim.Lähde - Minulta unohtui passi kotiin.
Benim evim büyük.Kotini on suuri.
Defol git evimden!Häivy talostani!
Evime giderken onunla karşılaştım.Kotimatkalla tapasin hänet.
Evim caddenin batı tarafında.Taloni on kadun länsipuolella.
Evim boş.Taloni on tyhjä.
Rahat bir evim var.Minulla on mukava koti.
Evim bir tepe üstündedir.Kotini on mäen päällä.
O da benim evimdeydi.Hän oli talossanikin.
Burası bizim evimiz.Αυτή είναι το σπίτι μας.
"Mavi tulumbayla gülümser evim." 12.Μου λείπει το σπίτι μου" (Mulch Ado About Nothing) 20.
İngilizce'de sanırım hiçbir zaman, Almanca'daki gibi kendimi evimde hissetmeyeceğim.Αυτό είχε σαν αποτέλεσμα να μην ξέρει Ελληνικά όπως ήταν συνηθισμένο αλλά Αγγλικά.
Evimde misafir ağırlıyormuşum gibi gibi sunuyorum.''Τέλοσπάντων έκανα εξάσκηση στο δρομάκι του σπιτιού μου».
Benim kırmızı bir evim var.Έχω ένα κόκκινο σπίτι.
Evim okula yakın.Το σπίτι μου είναι κοντά στο σχολείο.
Evimize hoş geldin.Καλωσήρθες στο σπίτι μας.
Evimin anahtarını kaybettim.Έχασα τα κλειδια του σπίτιου μου.
Burası bizim evimiz.Den er vores hjem.
Uzakta Geceyi Bükme " ve " Onu Evime Bana Getir ".Hun ”får det dårligt”, og han siger, at han vil følge hende hjem.
Sadece burada da değil, her yer benim evim.Jeg skal ingen steder, jeg er ved mit folk.
Biz onu evimize davet ettik.Vi inviterede ham til vores hus.
Evime gelmek için zahmet etmeyin.Bryd dig ikke om at komme hjem til mig.
Yeni evimizde rahatız.Vi har det komfortabelt i vores nye hus.
Evimizden ayrılın.Forlad vores hus.
Evimizi satmıyoruz.Vi sælger ikke vores hus.
Evimizden çıkın.Gå ud af vores hus.
Evimizde asansör yok.Der er ikke nogen elevator i vores hus.
Evimizin bir ön bahçesi var.Vores hus har en forhave.
Haziran 2013'te filmin adı Happy Smekday!'den Evim'e çevrildi.Pada Juni 2013, film tersebut berganti judul dari Happy Smekday! menjadi Home.
Burası bizim evimiz.Itulah rumah.
Sadece burada da değil, her yer benim evim."Saya di rumah saja, tidak ke mana-mana.
İki maçı da evimde oynayacağım.Họ sẽ chơi hai trận sân nhà và hai trận sân khách.
Burası bizim evimiz.Đây là nhà của anh ở hiện tại.
O (kız) evimde kalabilir ........Giờ thấy là cần thiết phải ở nhà với vợ….".
O (kız) evimde kalabilir ........そうして、家に帰ってみると……。
Sonra ona yiyecek bir şeyler getirmesi için benim evimden birini çağırdım.家を取り戻すために万事屋に依頼に来た。
Bunun gibi şeyler benim evimdekilerimi ve onların akrabalarını aşacaktır.みなみとは家が近く、姉妹のような関係。
Ama kendi evimde başım açık da kılıyorum namazımı.そして心をつくしてその祈りを践み行おうと心がけよ。
Aynı yıl Evimiz Olacak Mı ve Hayat Bağları adlı televizyon dizilerinde rol aldı.同年木下プロダクション入社し、テレビドラマの現場に付く。
Evet, birbirimizi görebiliriz, beraber yemek yiyebiliriz, ama benim evimde.ずっと一人で旅をしていたが、みちると出逢い、一緒に旅に出た事で。
Uzakta Geceyi Bükme " ve " Onu Evime Bana Getir ".昇に声をかけられ、ハッと我に帰り昇から「お前は妹をみてやれ。
Evimde misafir ağırlıyormuşum gibi gibi sunuyorum.''「私はあなたの住まいに客として訪れた。
Burası bizim evimiz.我が家 自分の家。
İngilizce'de sanırım hiçbir zaman, Almanca'daki gibi kendimi evimde hissetmeyeceğim.英語の no、フランス語の aucun、ドイツ語の kein などがそうである。
Evimin arkasında bir kilise var.私の家の後ろには教会がある。
Benim evim çok büyük.私の家はとても大きい。
Ebu Zer şöyle cevap vermiş: "Ahirette bir evimiz var, servetimizin arasından en iyisini oraya göndeririz."許謙等歎服,相謂曰:「平原公有大才不世之略,吾等當附其尾。
İsrail vatandaşlarının Malezya İkinci Evim programına katılmaları yasaklanmıştır.以色列公民仍是唯一被禁止參與第二家园(英语:Malaysia My Second Home)計劃的。
Burası bizim evimiz.那裡才是我的家。
Jackson buna ek olarak "Ben sadece ailemden, evimden, babamın iktidarından kurtulmak istemiştim.她后来评论道:「我只是想离开我的家庭,摆脱我父亲的控制。
Evet, birbirimizi görebiliriz, beraber yemek yiyebiliriz, ama benim evimde.我們會一起吃中餐、出門,再相會的時候,已經是晚餐時候。
Bir gün izin alıp evimize gittim.我只说,我们家去过了一个长假。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod