Ana içeriğe geç
Sözlük

evim ile cümle

evim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Evim boş.A minha casa está vazia.
Benim evim senin evindir.A minha casa é a sua casa.
Evimin çatısı yok.Minha casa não tem telhado.
Evimde bir kedi var.Há um gato na minha casa.
Senin evimi terk etmeni isterdim.Eu gostaria que você saísse de minha casa.
İki saat içerisinde yazlık evimize gidiyoruz.Daqui a duas horas vamos embora para a nossa casa de férias.
Eviminizin önünde park edilmiş bir araba var.Há um carro estacionado em frente à nossa casa.
Evimde kalın.Fiquem na minha casa.
Ailemden ayrı kendi evimde yaşıyorum.Ze logeren bij een gezin in huis.
Uzakta Geceyi Bükme " ve " Onu Evime Bana Getir ".Thank you", en besluiten hem mee naar huis te nemen.
Burası bizim evimiz.Dit is zijn thuisbaan.
İki maçı da evimde oynayacağım.De wedstrijden worden thuis gespeeld.
Sekiz aydan beri de kendi evimde yaşıyorum. ifadeleriyle anlattı.Gedurende acht jaar woonde hij in zijn kantoor.
Evim büyüktür.Mijn huis is groot.
Benim evim büyük.Mijn huis is groot.
Benim evim yanıyordu.Mijn huis was aan het branden.
Evimde az mobilya var.Er zijn maar weinig meubels in mijn huis.
Evim bir tepe üstündedir.Mijn huis staat op een heuvel.
Ona evimi boyattım.Ik liet hem mijn huis schilderen.
Benim evim parka yakındır.Mijn huis is dicht bij het park.
Benim evimde biz çok bira içeriz.Bij mij thuis drinken we veel bier.
Evimin iki yatak odası var.Mijn huis heeft twee slaapkamers.
Kedi tek başına evimin çatısına tırmandı.De kat klom zelf op het dak van mijn huis.
Burası bizim evimiz.Tu jest nasz dom.
Evet, birbirimizi görebiliriz, beraber yemek yiyebiliriz, ama benim evimde.Oni mogą odwiedzać mój obóz, ja mogę odwiedzać ich.
Evimde misafir ağırlıyormuşum gibi gibi sunuyorum.''Z miejsca wyraziłem chęć kupna domu”.
Sonra ona yiyecek bir şeyler getirmesi için benim evimden birini çağırdım.Potem znalazł go pies, który przynosił mu pożywienie.
Evimin karşısında bir kitapçı var.Przed moim domem jest księgarnia.
Dağlarda bir evim var.Mam domek w górach.
Bu dünya benim evim değildir.Ten świat nie jest moim domem.
Tom evimizi boyamamıza yardım etmeyi kabul etti.Tom zgodził się nam pomóc pomalować dom.
Burası bizim evimiz.Den är vårt hem.
Umarım tanrı yeni evim Meksika için akan kanlarımı görür.Sagrado Corazón de Jesús är en ort i Mexiko.
Evim burada.Мій будинок тут.
Burası bizim evimiz.Це наш дім.
Bunun gibi şeyler benim evimdekilerimi ve onların akrabalarını aşacaktır.Ці діти можуть проживати як в даній родині, так і за її межами.
Ailemden ayrı kendi evimde yaşıyorum.Жив окремо від сім'ї у батьківській хаті.
Sekiz aydan beri de kendi evimde yaşıyorum. ifadeleriyle anlattı.У вісім років він влаштовував для своєї родини виступ.
“Geniş aşiret evimizde konuşulan dil Kürtçeydi.Він відповів: «Це був перший вірш, який розмовляв зі мною моєю рідною мовою».
Kara Üzüm Salkımı (Türkü), 2004 Ortacada Evimiz (Türkü), 2004.Ponerse la patria al hombro, 2004) Нація, яку потрібно збудувати (ісп.
Hayır, o benim evim değil.Ні, це не мій будинок.
Benim evim uzak.Мій дім далеко.
Ben evimi 2013'te sattım.Я продав свій будинок у 2013.
Ben evimi 2013'te sattım.Я продала свій будинок у 2013.
Evim çok büyük.Мій будинок завеликий.
Benim evim orada.Мій будинок он там.
Burası benim evim." demesidir.Je to můj domov, říká.
Burası bizim evimiz.Můj domov.
Ama kendi evimde başım açık da kılıyorum namazımı.Modlitba má a mé rozjímání.
Sonra ona yiyecek bir şeyler getirmesi için benim evimden birini çağırdım.Jedna místní žena ho zde pozvala k jídlu.
Evet, birbirimizi görebiliriz, beraber yemek yiyebiliriz, ama benim evimde.Přestože s vámi válčím, tak vás propouštím a dovoluji vám jít domů.
İki maçı da evimde oynayacağım.Hrají mezi sebou dva zápasy (doma, venku).
Sonra ona yiyecek bir şeyler getirmesi için benim evimden birini çağırdım.Apoi sunam pe cineva de acasă la mine să-i aducă niște mâncare.”
Çıktığım zaman geri dönemeyeceğim bir ev zaten benim evim değildir.În clădirea în care altădată nu cutezam să intru acum sunt stăpân.
Evimizin kapısı dut ağacındandır.Casa parohială era din lemn.
Kara Üzüm Salkımı (Türkü), 2004 Ortacada Evimiz (Türkü), 2004.Valcea, mai 2004, cu piesa ÎNTOARCEREA DE ACASĂ; 2004.
Evim kırsal alanda.Casa mea este în zona rurală.
Bir evim bile yok.Nu am nici măcar o casă.
Burası bizim evimiz.Ez az otthona.
İngilizce'de sanırım hiçbir zaman, Almanca'daki gibi kendimi evimde hissetmeyeceğim.Walesiül -nak ejtik, az angolban inkább /kərˈnɑrvən/-ként.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod