Ana içeriğe geç
Sözlük

evden ile cümle

evden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.אני מבינה שאת עצובה שסונג גו עזב את הבית, אבל את לא דומה לחברה שלי.
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.أنا أفهم أنكِ حزينة لأن سيونغ جو غادر المنزل, لكن هذه ليست صديقتي ها إن
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.しっかりしなさいよ
Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?Acum, ies din casa. O sa fac o plimbare - te deranjeaza?
Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?Ahora estoy saliendo de la casa. Voy a ir de paseo, ¿te importa?
Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?DP: Ich mache einen Spaziergang. Was dagegen?
Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?DP: Ik ga wandelen -- vind je het erg?
Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?Maintenant, je sors de la maison, je vais marcher un peu. Ca ne te dérange pas ?
Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?Ora, esco di casa. Faccio una passeggiata--ti dispiace?
Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?П.: Сейчас я выхожу из дома. Иду на прогулку, ты не против?
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.누구든지 너희를 영접도 아니하고 너희 말을 듣지도 아니하거든 그 집이나 성에서 나가 너희 발의 먼지를 떨어 버리라
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.וכל אשר לא יקבל אתכם ולא ישמע לדבריכם צאו לכם מן הבית ההוא ומן העיר ההיא ונערו את עפר רגליכם׃
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.ومن لا يقبلكم ولا يسمع كلامكم فاخرجوا خارجا من ذلك البيت او من تلك المدينة وانفضوا غبار ارجلكم.
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.凡 不 接 待 你 們 、 不 聽 你 們 話 的 人 、 你 們 離 開 那 家 、 或 是 那 城 的 時 候 、 就 把 腳 上 的 塵 土 跺 下 去
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.凡 不 接待 你 們 、 不 聽 你 們話 的 人 、 你 們離開 那家 、 或是 那城 的 時候 、 就 把 腳上 的 塵土跺 下去
Sıradan bir günde, kadın evden çıkıyor ve bir tren yolu boyunca bisiklete biniyor.Hvad sker der på en normal dag? På en normal dag kører hun hjemmefra langs med togskinnerne.
Sıradan bir günde, kadın evden çıkıyor ve bir tren yolu boyunca bisiklete biniyor.평범한 날에는 어떻습니까? 평범한 날에는, 그녀는 집에서 떠납니다, 그리고 그녀는 따라 걷습니다, 무엇을?
Sıradan bir günde, kadın evden çıkıyor ve bir tren yolu boyunca bisiklete biniyor.W normalny dzień opuszcza dom, opuszcza dom i podróżuje wzdłuż torów.
Sıradan bir günde, kadın evden çıkıyor ve bir tren yolu boyunca bisiklete biniyor.В един обикновен ден, тя тръгва от вкъщи, тръгва от вкъщи и върви, и тя пътува покрай железопътна линия.
Sıradan bir günde, kadın evden çıkıyor ve bir tren yolu boyunca bisiklete biniyor.普通の日、彼女の家から出て 線路に沿って 通勤します。
Son üç yıldır, evden uzaktayım.지난 3년 동안 집을 떠나 있었죠.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.Az elmúlt három évet az otthonomtól távol töltöttem, hogy lediplomázzak.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.De sidste tre år har jeg været væk hjemmefra for at studere.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.De sista tre åren har jag varit borta hemifrån för att ta min examen.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.Ich war drei Jahre von zu Hause weg, um meinen Abschluss zu machen.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.Ik ben drie jaar geleden het huis uitgegaan om af te studeren.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.J'ai passé les trois dernières années loin de chez moi pour mes études.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.Negli ultimi tre anni sono stato lontano da casa per laurearmi.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.Olen ollut poissa kotoa kolme vuotta opiskelemassa.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.Poslední tři roky jsem pryč z domova, kvůli studiu.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.Przez ostatnie trzy lata byłem poza domem, na studiach.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.Πριν από τρία χρόνια, έφυγα από το σπίτι μου για να σπουδάσω.
Son üç yıldır, evden uzaktayım. Okula gidiyorum.Я не был дома уже три года - писал диплом.
Son üç yıldır, evden uzaktayım.Trong ba năm qua, tôi đã ra khỏi nhà
Son üç yıldır, evden uzaktayım.على مدار الأعوام الثلاثة الماضية ظللت بعيدًا عن الوطن
Son üç yıldır, evden uzaktayım.大学に通ってました
Sormadım evden çıkarken sabahları,Nicht durch die Tür verließe
Sormadım evden çıkarken sabahları,Su apartamento por la puerta delantera
Sormadım evden çıkarken sabahları,דרך הדלת
Tekrardan, evden, eşi evden...Agora, o que aconteceu neste dia?
Tekrardan, evden, eşi evden... Bunu kırmızıyla yapacağım. Eşi evden 6 eksi t zamanında çıkıyor, doğru mu?Ešte raz, Ron odchádza... nakreslím to červenou, odchádza o 6:00 mínus "t", správne?
Tekrardan, evden, eşi evden... Bunu kırmızıyla yapacağım.Ještě jednou, Ron odjíždí -- namaluju to červeně.
Tekrardan, evden, eşi evden... Bunu kırmızıyla yapacağım.Jeszcze raz, on opuszcza użyję czerwonego.
Tekrardan, evden, eşi evden... Bunu kırmızıyla yapacağım.Por tanto, una vez más, saldrá-- sale--
Tekrardan, evden, eşi evden... Bunu kırmızıyla yapacağım.Така че отново той ще излезе-той излиза- тук ще оцветя с червено.
Tekrardan, evden, eşi evden...다시 생각해 보면
Tekrardan, evden, eşi evden...Quindi di nuovo, uscira' --- esce ---
Tekrardan, evden, eşi evden...Som sædvanligt kører han klokken 6 minus t.
Tekrardan, evden, eşi evden...Tehát még egyszer, elindul --
Tekrardan, evden, eşi evden...Значит, еще раз, он выехал...
Tekrardan, evden, eşi evden...この赤で描きます。
[TELEFON] Çocuk evden kaçtý, vahţi bir at var burada ahýrda. Çocuk kafayý takmýţ.?A place does not do anything
Üç gün sonra herkes evden gittiğinde, gidip bir hemşire getirdi.3 hari kemudian, sesudah semua orang pergi dari rumah, ibu saya memanggil perawat.
Üç gün sonra herkes evden gittiğinde, gidip bir hemşire getirdi.3일 후, 모든 사람이 집을 떠나고 나서 어머니가 간호사를 데려오셨고,
Üç gün sonra herkes evden gittiğinde, gidip bir hemşire getirdi.Ba ngày sau lễ hội, khi mọi người đã về hết, bà tìm về nhà một y tá.
Üç gün sonra herkes evden gittiğinde, gidip bir hemşire getirdi.Drei Tage später, nachdem alle von zu Hause weg waren, holte meine Mutter eine Krankenschwester.
Üç gün sonra herkes evden gittiğinde, gidip bir hemşire getirdi.Drie dagen later, toen iedereen weg was, haalde mijn moeder er een verpleegster bij.
Üç gün sonra herkes evden gittiğinde, gidip bir hemşire getirdi.Efter tre dagar, då alla hade lämnat hemmet, så tog min mamma hem en sjuksköterska.
Üç gün sonra herkes evden gittiğinde, gidip bir hemşire getirdi.O tři dny později, potom, co všichni opustili náš dům, k nám máma dovedla zdravotní sestru.
Üç gün sonra herkes evden gittiğinde, gidip bir hemşire getirdi.Po troch dňoch, keď všetci odišli, moja mama priviedla zdravotnú sestru.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod