Ana içeriğe geç
Sözlük

evden ile cümle

evden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.Mereka duduk, dan saya menyelinap keluar rumah.
Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.Oni siadali do stołu, ja wykradałem się z domu.
Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.Sentavam-se e eu escapulia-me de casa.
Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.Una vez que se sentaban, me escapaba de la casa.
Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.Κάθονταν στο τραπέζι και εγώ το έσκαγα από το σπίτι.
Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.Родителите ми ще започнат да вечерят.
Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.הם היו מתיישבים ואני הייתי חומק מהבית.
Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.كانا يجلسان , وكنت اتسلل خارج المنزل.
Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.運転席に座り新型の車を乗り回す
Pek çok teklif aldım, evden en uzaktakini kabul ettim. Amerika'ya yarı yol diye düşünüyordum.Dostałam kilka ofert i przyjęłam tę najdalej od domu i, jak mi się wydawało, w pół drogi do Ameryki.
Pek çok teklif aldım, evden en uzaktakini kabul ettim. Amerika'ya yarı yol diye düşünüyordum.Tôi nhận được một vài câu trả lời, và tôi đã đồng ý nơi xa nhất và thực tế, tôi nghĩ, một nửa đường đến Mỹ.
Pek çok teklif aldım, evden en uzaktakini kabul ettim.그 결과 여러곳으로 부터 고용제안을 받았지요.
Pek çok teklif aldım, evden en uzaktakini kabul ettim.Y recibí varias respuestas, y acepté una
Pek çok teklif aldım, evden en uzaktakini kabul ettim.Я отримала декілька пропозицій, але обрала лише одну.
Pek çok teklif aldım, evden en uzaktakini kabul ettim.וקיבלתי כמה פניות, וקיבלתי אחת מהן
Pek çok teklif aldım, evden en uzaktakini kabul ettim.وحصلت على العديد من الأجوبة، ووافقت على
Pek çok teklif aldım, evden en uzaktakini kabul ettim.家から一番離れていて 当時の私にとっては 米国までの半分の道のりのように思えた
Peter'ın ise evden 6 mil (9.66 km) uzaklıkta olan okulda bulunduğunu söylüyor.나디아는 집에 있고, 피터는 학교에 있는데, 학교는 집으로부터 6마일 떨어져 있어요.
Peter'ın ise evden 6 mil (9.66 km) uzaklıkta olan okulda bulunduğunu söylüyor.Надя е в къщи и Петър е в училище, което е на 6 мили далеч от дома.
Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.로마 여자들은 집을 비우고 시내에서 주로 활동합니다.
Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.las mujeres romanas salían de casa y se movían por la ciudad.
Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.le donne Romane escono di casa e vanno in giro per la città.
Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.les Romaines sortent de la maison et se déplacent en ville.
Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.נשים רומאיות יוצאות מהבית ומתהלכות בעיר.
Romalı kadınlar evden çıkıp şehirde gezebiliyorlar.街を歩きまわりました 男性を避けて朝に浴場に行ったり
rüyasını gördüm (Endonezya) evden ayrılma (BU SENİN OFİSİN-İtalya) (VE BU) (Atlantik Okyanusu- VE BU)집을 떠나는 꿈을(인도네시아) 집을 떠나는 꿈을(여기가 우리 사무실이에요-이탈리아) (그리고 이것은)
rüyasını gördüm (Endonezya) evden ayrılma (BU SENİN OFİSİN-İtalya) (VE BU) (Atlantik Okyanusu- VE BU)عن مغادرة المنزل ( اندونيسيا ) عن مغادرة المنزل ( هذا هو مكتبنا - ايطاليا ) ( وهذا )
Sadece kısa bir zaman için. Beni evden kovana kadar.一緒に暮らすのは気まずいって なんなのかしら
Sadece selam mı vereceksin? Gelmeyeceğini söylemiştin ama geldin. Niye telefonunu almadan evden çıktın? huh?Това е деликатес смесва с най-добрият samgyetang в света и нарязани на ситно юфка.
'Seni bu evden çýkarmak için buradayým çünkü kirayý ödememiţsin.'"Danach sagte ich "Okay, zahlst du Miete?"
'Seni bu evden çýkarmak için buradayým çünkü kirayý ödememiţsin.'"FĂśr det andra, sa jag, "Okay, betalar du hyra?"
'Seni bu evden çýkarmak için buradayým çünkü kirayý ödememiţsin.'"Il me dit:
'Seni bu evden çýkarmak için buradayým çünkü kirayý ödememiţsin.'"În al doilea rând, am spus, "Ok, plătești chirie?"
'Seni bu evden çýkarmak için buradayým çünkü kirayý ödememiţsin.'"- 나는 다시 물었습니다. "그럼 집세는 내세요?"
'Seni bu evden çýkarmak için buradayým çünkü kirayý ödememiţsin.'"Potom som povedal, "Ok, platíš nájom?"
'Seni bu evden çýkarmak için buradayým çünkü kirayý ödememiţsin.'"Un secondo, ho detto, "Okay, tu paghi l'affitto?"
'Seni bu evden çýkarmak için buradayým çünkü kirayý ödememiţsin.'"Он ответил: "Да..."
Senin bu evden taşınabileceğini duydum.Anh ấy bảo là cậu có thể còn sẽ dọn ra ngoài ở.
Senin bu evden taşınabileceğini duydum.A spus ca te vei muta.
Senin bu evden taşınabileceğini duydum. Cham.... neyse, o biraz garip, değil mi?Powiedział, że może się wyprowadzisz z domu no cóż... on jest troche dziwny, prawda?
Senin bu evden taşınabileceğini duydum.Dia bilang kamu mungkin akan pindah dari sini.
Senin bu evden taşınabileceğini duydum.Er hat gesagt,dass du sogar aus diesem Haus ausziehen könntest.
Senin bu evden taşınabileceğini duydum.Han sa att du kanske flyttar ur huset.
Senin bu evden taşınabileceğini duydum.Hij zei dat je misschien zelfs uit dit huis gaat.
Senin bu evden taşınabileceğini duydum.Il a dit que tu quitterais peut-être cette maison.
Senin bu evden taşınabileceğini duydum.Povedal, že sa možno odsťahuješ z tohto domu.
Senin bu evden taşınabileceğini duydum.Είπε ότι μπορεί να μετακομίσεις από αυτό το σπίτι.
Senin bu evden taşınabileceğini duydum.Он сказал, что ты можешь даже переехать из этого дома.
Senin bu evden taşınabileceğini duydum..لقد قال أنه من الممكن أنك سوف تنتقل من المنزل
Senin bu evden taşınabileceğini duydum.先輩おかしい事言うよね
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.Aku mengerti kalau kau sedih karena Seung Jo pergi dari rumah, tapi ini bukan temanku, Ha Ni
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.Capisco che sei triste perché Seung Jo se n'é andato di casa, ma questa non é la mia amica Ha Ni.
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.Ich verstehe, dass du traurig bist, weil Seung Jo weg ist, aber das ist nicht meine Freundin, Ha Ni.
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.Inteleg ca esti trista din cauza lui Seung Jo, dar nu asta e prietena mea pe care o stiu.
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.Jag förstår att du är ledsen på grund av att Seung Jo lämnade huset, men det här är inte min vän, Ha Ni.
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.Je comprends que tu sois triste parce que Seung Jo a quitté la maison, mais ça ce n'est pas mon amie, Ha Ni.
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.Mình hiểu là cậu buồn vì Seung Jo rời khỏi nhà, nhưng đó không phải Ha Ni bạn của mình.
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.Rozumiem, że jesteś smutna, bo Seung Jo się wyprowadził, ale to nie mój przyjaciel, Ha Ni.
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.Καταλαβαίνω οτι είσαι στεναχωρημένη λόγω του Σουνγκ Τζο, αλλα αυτή δεν είναι η φίλη μου, η Χα Νι.
Seung Jo evden ayrıldığı için üzgün olduğunu anlıyorm, ama bu benim arkadaşım Ha Ni değil.Понимаю, ты расстроена, что Сын Чжо ушел из дому. Но это не моя подруга Ха Ни.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod