Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...و دخلت المريضة إلى المنزل و قالت لأمها و إخوانها،
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...「私はHIVに感染している」 と母親 兄弟に打ち明けたのです
"Hayır, evden kaçmayacaksın."Écoute, tu ne vas pas t'enfuir encore.
"Hayır, evden kaçmayacaksın."Không, xem này, cháu không việc gì phải trốn chạy.
"Hayır, evden kaçmayacaksın."아니, 내 말 들어봐라. 도망치지 마.
"Hayır, evden kaçmayacaksın."Nee, kijk, je gaat niet weglopen.
"Hayır, evden kaçmayacaksın."Nein, diesmal läufst du nich davon.
"Hayır, evden kaçmayacaksın."Nie, nigdzie nie będziesz uciekać.
"Hayır, evden kaçmayacaksın."No, guarda — Non te ne andrai via,
"Hayır, evden kaçmayacaksın."No, mira, no vas a huir".
"Hayır, evden kaçmayacaksın."Nu, uite, n-o să fugi.
"Hayır, evden kaçmayacaksın."Не, виж, няма да бягаш.
"Hayır, evden kaçmayacaksın."Нет, послушай, ты никуда не пойдёшь.
"Hayır, evden kaçmayacaksın."לא, תראה, אתה לא הולך לברוח.
"Hayır, evden kaçmayacaksın."لا مجال، لن تهرب.
"Hayır, evden kaçmayacaksın.ここはあんたの場所なんだから ここにいなさい」
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.전 집에서 도망치곤 했어요. 6월 9일이나 10일쯤 해서 경찰들이 올 지도 모른다는 걸 알고 있었거든요.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Ik liep van huis weg als ik wist dat de politie misschien kwam, rond de 9de of 10de juni of zo.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Şi obişnuiam să fug de acasă când ştiam că poliţia ar putea veni în jurul datelor de 9 sau 10 iunie.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Uciekałem więc z domu, wiedząc, że policja może się zjawić w okolicach 10-tego czerwca.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Y yo solía huir de casa cuando calculaba que ya vendría la policía, cerca del 9 ó 10 de junio o así.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.Аз бягах от къщи, когато знаех, че полицията може да дойде около девети или десети юни, някъде там.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.А я убегал из дома, когда знал о возможности полицейского нашествия, примерно 9ого или 10ого июня.
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.وكنت قد هربت من المنزل، عندما علمت أن الشرطة رُبما تأتي في التاسع أو العاشر من شهر يونيو أو هكذا
Haziran'ın 10'da filan polisin gelme ihtimaline karşı evden kaçardım.警察が来るだろうと 家から逃げたものです そして祖母はある日こう言いました
Hella Jongerius'un evden çalışma fikriこの展示を通して紹介できたのは デザインについての大切な考えです
Herkes evden çalışıyorduكان الجميع العمل من المنزل
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.그가 똑같은 시간에 출발해서 20분 일찍 도착했으니
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.6 +t−20で、 6ー t の違いを取ると
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.Dan gaat hij weer terug naar huis, toch?
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.Então, qual é a quantidade total de tempo que ele teria viajou naquele dia?
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.Han starter til samme tid, men han er hjemme 20 minutter tidligere.
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.Odchádzal v rovnakom čase a vrátilsa o 20 minút skôr.
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.Odjížděl ve stejný čas a vrátil se o 20 minut dříve.
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.On opuszcza o tej samej porze i dociera tu 20 minut wcześniej.
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.Quindi esce alla stessa ora e arriva qui 20 minuti prima.
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.Ugyanakkor indul és 20 perccel hamarabb érkezik.
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.Он выехал в то же время, но приехал на 20 минут раньше.
Her zamanki saatinde evden ayrılacak ama 20 dakika erken gidecek.Тръгва по едно и също време и пристига на нужното място 20 минути по-рано.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Bättre är ett torrt brödstycke med ro än ett hus fullt av högtidsmat med kiv.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Bedre en tør Bid Brød med fred end Huset fuldt af Sul med Trætte.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Bedre et stykke tørt brød med ro og fred enn et hus fullt av slakt med trette.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Boljši je grižljaj suhega kruha s pokojem nego hiša, polna zaklanih živali, s prepirom.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Een stuk droog brood, in alle rust gegeten, is beter dan een overvloedige maaltijd, waar ruzie heerst.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Es ist ein trockner Bissen, daran man sich genügen läßt, besser denn ein Haus voll Geschlachtetes mit Hader.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Jobb a száraz falat, melylyel van csendesség; mint a levágott barmokkal teljes ház, melyben háborúság van.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.마른 떡 한 조각만 있고도 화목하는 것이 육선이 집에 가득하고 다투는 것보다 나으니라
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Lebih baik sesuap nasi disertai ketentraman, daripada makanan lezat berlimpah-limpah disertai pertengkaran
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Lepší jest kus chleba suchého s pokojem,nežli dům plný nabitých hovad s svárem.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Lepší kúsok suchého chleba s pokojom ako plný dom nabitých hoviad so svárom.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Lepszy jest kęs suchego chleba a w pokoju, niżeli pełen dom nabitego bydła ze swarem.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Mai bine o bucată de pîne uscată, cu pace, decît o casă plină de cărnuri, cu ceartă! -
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Mejor es un bocado seco y con tranquilidad que una casa llena de banquetes con contiendas
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Melhor é um bocado seco, e com ele a tranqüilidade, do que a casa cheia de festins, com rixas.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Mieux vaut un morceau de pain sec, avec la paix, Qu`une maison pleine de viandes, avec des querelles.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Parempi kuiva kannikka rauhassa kuin talon täysi uhripaistia riidassa.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Thà một miếng bánh khô mà hòa thuận, Còn hơn là nhà đầy thịt tế lễ lại cãi lộn nhau.
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Thà một miếng bánh khô mà hòa_thuận , Còn hơn là nhà đầy thịt tế_lễ lại cãi_lộn nhau .
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Un tozzo di pane secco con tranquillità è meglio di una casa piena di banchetti festosi e di discordia
Huzur içinde kuru bir lokma, Kavga ve ziyafet dolu evden iyidir.Καλητερον ξηρον ψωμιον και ειρηνη μετ' αυτου, παρα οικον πληρη θυματων μετα εριδος.