Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.No deje la lavadora ni el lavavajillas en marcha cuando salga de casa.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.Уходя из дома, не оставляйте стиральную или посудомоечную машину включённой.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.لا تترك الغسالة أو آلة غسل الآنية وهي تعمل، عندما تخرج من البيت.
Evden çıkarken bulaşık ve çamaşır makinesini açık bırakmayın.应关闭洗衣机或洗碗机。 定时检查水管是否漏水,电器中是否有水流出地板。
Evden çıkarken örneğin; ocağın, sauna sobasının ve ütünün açık olup olmadığını kontrol edin.Kun lähdet kotoa, muista tarkistaa, että liesi ja kiuas ja esimerkiksi silitysrauta ovat pois päältä.
Evden çıkarken örneğin; ocağın, sauna sobasının ve ütünün açık olup olmadığını kontrol edin.När du går hemifrån, kom ihåg att kontrollera att spisen och ugnen och till exempel strykjärnet är avstängda.
Evden çıkarken örneğin; ocağın, sauna sobasının ve ütünün açık olup olmadığını kontrol edin.Si sale de casa, recuerde comprobar que la cocina, la estufa y, por ejemplo, la plancha estén apagadas.
Evden çıkarken örneğin; ocağın, sauna sobasının ve ütünün açık olup olmadığını kontrol edin.Уходя из дома, не забывайте проверять, отключены ли плита, каменка и, например, утюг.
Evden çıkarken örneğin; ocağın, sauna sobasının ve ütünün açık olup olmadığını kontrol edin.عندما تغادر البيت، تذكر بأن تتحقق من أن الموقد وجهاز تسخين الساونا وعلى سبيل المثال المكوى قد تم فصلها.
Evden çıkarken örneğin; ocağın, sauna sobasının ve ütünün açık olup olmadığını kontrol edin.芬兰许多公寓中都有桑拿。即使你不使用桑拿,也千万不要在桑拿炉上方放置任何物品,否则可能导致火灾。不要在桑拿炉上方或附近晾衣服。桑拿过后,请务必关闭电子桑拿炉。
Evden çıkmamamızı söylüyorlar.Ci stanno solo dicendo di rimanere nelle nostre case.
Evden çıkmamamızı söylüyorlar.De säger bara att vi ska hålla oss hemma.
Evden çıkmamamızı söylüyorlar.De siger bare, at vi skal holde os hjemme.
Evden çıkmamamızı söylüyorlar.Każą nam zostać w domach.
Evden çıkmamamızı söylüyorlar.Ne vain käskevät pysymään kotona.
Evden çıkmamamızı söylüyorlar.Só dizem para não sairmos de casa.
Evden çıkmamamızı söylüyorlar.Solo nos dicen que nos quedemos en casa.
Evden çıkmamamızı söylüyorlar.Μας ενημερώνουν μόνο να μείνουμε στα σπίτια μας.
Evden çıkmamamızı söylüyorlar.Нам просто велят не выходить из дома.
Evden çıktığı pek görülmemişti.Όταν την είδε ο πατέρας άρχισε να κλαίει. Νομίζω ότι το ίδιο έγινε και με τον κήπο.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.A la hora nona (2 p.m.), 7 horas después de haber salido de casa, los hombres regresan para el banquete.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.A la neuvième heure, 7 heures après avoir quitté leurs foyers, les hommes rentre pour un dîner de fête.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.Alla nona, sette ore dopo aver lasciato le proprie case, gli uomini fanno ritorno per una cena celebrativa.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.À nona hora (15h00), sete horas depois de terem saído de casa, os homens voltam para um jantar de celebração.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.La ora 9, şapte ore după ce au plecat de acasă. bărbaţii se întorc pentru o cină festivă.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.O godzinie dziewiątej, siedem godzin po wyjściu z domu, mężczyźni wracają na uroczysty obiad.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.Op het negende uur, zeven uur nadat ze hun huis verlieten, komen de mannen thuis voor een feestmaal.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.Pada jam ke-9, tujuh jam sejak meninggalkan rumah, para pria kembali untuk acara makan malam.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.Vào 9 giờ tối, 7 tiếng đồng hồ sau khi rời khỏi nhà, mọi người trở về cho để thưởng thức bữa tối kỷ niệm.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.Την ένατη ώρα, επτά ώρες αφού άφησαν το σπίτι, οι άνδρες επιστρέφουν για ένα εορταστικό δείπνο.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.В девятом часу, семь часов после того, как они покинули дома, мужчины возвращаются к праздничному ужину.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.בשעה התשיעית, שבע שעות לאחר שעזבו את ביתם, האנשים חוזרים לסעודה החגיגית.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.في الساعة التاسعة وبعد سبع ساعات من تركهم للمنزل يعود الرجال ليبدأوا عشائهم الاحتفالي.
Evden çok uzakta seninle tanıştım.Las conocí lejos de casa.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?집에 있으면 나가고 싶었어요. 왜냐하면 모든 경기가, 제 생각에 모든 경기가 오버타임이었어요, 맞죠?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Oder die Häuser: Man war draußen, denn jedes Spiel, oder beinahe jedes Spiel, ging in die Verlängerung.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Of als je je huis uitkwam - want elke wedstrijd, of bijna elke wedstrijd, werd beslist in de verlenging.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Ou à la maison, on sortait, car à chaque match, enfin je crois presque tous, il y avait des prolongations.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Ou então as casas — saía-se à rua, porque todos os jogos ou então quase todos, iam para prolongamento, certo?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Vagy a házak, kimentél, mert minden meccs, vagyis azt hiszem majdnem minden meccs hosszabbításos volt, ugye?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Або як ми виходили з будинків у перервах, адже майже кожна гра виходила пізно ввечері.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?А вечером после окончания игры можно было выйти из дома, ведь почти каждая игра заканчивается поздно.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Или къщите, от които излизате, защото всяка игра, мисля, че почти всяка игра, свършва, нали?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?או הבתים, הייתם יוצאים, מפני שבכל משחק, ובכן, אני חושבת שכמעט כל משחק, עבר להארכה, נכון?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?او المنازل, تخرج من المنزل, لأن كل مباراه حسنا, اظن في كل مباراه, تذهب الى الاشواط الاضافيه, صحيح؟
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?確か試合は延長戦ばかりで 外に出てみると どの家も明かりがついているんです
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?Acesta este un motiv pentru a ieși din casă.
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?C'est une vraie raison pour sortir, pas vrai ?
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?Das ist doch ein Grund, auszugehen, oder?
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?Dat is de reden om van huis te gaan toch?
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?Det är en anledning att lämna huset.
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?Esa es la razón para salir de casa, ¿sí?
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?Itu adalah alasan untuk keluar rumah.
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?이 정도면 집을 나설만 하죠?
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?la ragione per la quale usciamo di casa, no?
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?To jest powód, żeby wyjść z domu, nieprawdaż?
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?To už je důvod vyrazit si z domova, ne?
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?Αυτός είναι ένας λόγος για να βγείτε από το σπίτι, ε?
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?Чем вам не повод провести вечер вне дома?
Evden dışarı çıkmak için iyi bir neden. Değil mi?זו הסיבה לצאת מהבית. כן?