Akşam olur fakat hala kimse evden çıkamamıştır.השרביט נעלם, למרות שאיש לא יצא מן החדר.
Futbol oynamak için 11 yaşında evden ayrıldı.התחיל לשחק כדורגל בגיל 11.
Onu kurtarmaya çalışırken yangının büyüdüğünü fark eder ve ev patlamadan hemen önce evden dışarı çıkar.היא מטיחה את ראשו בקיר, ומצליחה להימלט מן האש רגע לפני שהבית מתפוצץ.
Babaları (Van Hohenheim) Ed ve Al çok küçükken evden ayrılmıştır.ואן הוהנהיים: אביהם של אד ואל אשר נטש את הבית כשהיו ילדים קטנים.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.הוא יצא בשנה החדשה, בחצות.
Lescaut onlarain hemen bu evden ayrılmalarını söyler.בעל הבית מודיע להם שעליהם לעזוב את ביתו מיד.
Evi arkasında bırakınca bunların çözüleceğini düşündü ve evden ayrıldı.אחרי שראה שאני עומד בדעתי היה מוכרח לפנות את הבית.
Daha önce evden eğitim alıyordu.בכיתה ז' הייתי כבר מחוץ לבית.
Henüz 16 yaşındayken evden kaçıp Paris'e gider.בגיל 16 היא ברחה מבית הוריה ועברה לניו יורק.
14 yaşındayken evden ayrıldı ve Paris'te bir model olarak kariyerine başladı.בהיותה בת 15 עברה לגור בפריז לצורך קריירת הדוגמנות שלה.
Onun evden ayrılışını fark ettin mi?שמת לב שהוא עזב את הבית?
Onun evden ayrılışını fark ettin mi?שמת לב שהיא עזבה את הבית?
Onun evden ayrılışını fark ettiniz mi?שמתם לב שהוא עזב את הבית?
Onun evden ayrılışını fark ettiniz mi?שמתן לב שהוא עזב את הבית?
Dük, bir evden diğerine taşınıyordu.Подпори се местят от една стая в друга.
17 yaşındayken evden kaçar.Той излиза, когато тя е на 17 години.
Bunun üzerine evden kaçar.По тази причина тя бяга от дома си.
Evden gelirim.Бягство от вкъщи.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.След неуспешен гимназиален изпит бяга от дома.
Ülker bir gün evden kaçarak amacına ulaşmaya çalışır.Един ден решават да избягат от острова.
Sabah olur ve kimse evden çıkamıyordur.Вечерта настъпва и всички напускат Зданието.
Anna İki haftadan fazladır evden uzak olmasına rağmen baş şüpheli idi.Въпреки че Намибия е независима страна от близо две десетилетия, тя все още е зависима икономически от ЮАР.
Köy, her biri iki veya üç odadan oluşan 45'den fazla kütük evden oluşmaktadır.Selo se sastoji od 45 drvenih kuća od kojih svaka ima dvije ili tri sobe.
Evden kaçar ve geride, iki çocuğunu ve karısının cesedini bırakırak köyden uzaklaşır.Vraća se u šumu kako bi izvukao svoju ženu i sina iz udubine gdje se skrivaju.
Daha çocuk sayılabilecek bir yaştayken evden kaçarak uzaklara gitti.Kao tinejdžer pobjegao je od doma.
Onları ateşe verip evden dışarı çıkmalarını sağladım."Kucali su i rekli: “Izlazite iz kuće jer ćemo je spaliti.”
Müzik ve dans bittikten sonra Geronte ve müzisiyenler evden ayrılırlar.Po tanci Geronte a hudobníci odchádzajú.
16 yaşındayken denizci olmak için evden kaçtı.V 16 rokoch odišiel z domova, aby dva roky pôsobil ako námorník.
Bunun üzerine evden kaçar.Potom radšej utiekol z domu.
Sabaha doğru evden bir yabancı gibi çıkar.Ráno sa ako celkom nový človek vydal na ďalšiu cestu.
Bir fırsatını bulup kapatıldığı evden kaçan Lilya bir otoyol köprüsünden kendini aşağıya atar.Libia odtiaľ ujde zúfalá a spácha samovraždu skokom z mosta.
1902'de lise öğrenimini tamamladı ve evden ayrıldı.V roku 1927 ukončil štúdium a zostal na univerzite.
Defalarca evden kaçtı.Ta pa je večkrat pobegnila od doma.
1944 yılında evden çıktı ve hiç geri gelmedi.Leta 1908 je odšel in se nikoli več ni vrnil.
Köy, her biri iki veya üç odadan oluşan 45'den fazla kütük evden oluşmaktadır.V vasi je več kot 45 hiš iz brun z dvema ali tremi sobami.
Fahey, on yedi yaşındayken evden ayrıldı.Louisu in odšel od doma, ko je bil star 17 let.
Şok olan Peter evden kaçar ve ertesi gün karısının önünde binanın balkonundan atlayarak intihar eder.Zgrožen odide in se naslednji dan vrže iz balkona pred svoj ženo in se ubije.
Bunun üzerine evden kaçar.Skupaj so zbežali iz hiše.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.Moja žena je včeraj opoldne vzela slovo.
17 yaşındayken evden kaçar.Od doma je šel pri 14 letih.
Şiddetli bir kavgadan sonra Nina annesine karşı gelir ve evden çıkar.Ko se tudi mati vda alkoholu, Nana pobegne od doma.
Karen, Doug'u korkudan donakalmış bir halde bulur ve onunla birlikte evden kaçmaya çalışır.Karen prispe v hišo, kjer najde Douga ohromelega zaradi strahu.
Katılımcılar tele konferansa evden veya telefon bağlantısının olduğu herhangi bir yerden katılabilirler.Gledalci so lahko glasovali z glasovalnimi lističi ob odhodu iz dvorane ali pa preko mobilnih telefonov.
Sabah olur ve kimse evden çıkamıyordur.Nobeden izmed vas naj do jutra ne hodi ven skozi vrata svoje hiše.'
Dedeyi eski evden yenisine götürürler.Naujas rūbas senam namui.
Bunun üzerine evden kaçar.Pabėgo iš namų.
Evden uzak olunca kalkan olur.Tai ji darė kuo toliau nuo savo namų.
Daha çocuk sayılabilecek bir yaştayken evden kaçarak uzaklara gitti.Dar vaikas būdamas pabėgo iš namų.
15 yaşındayken evden ayrılıp bir kibutzda yaşamaya başladı.Būdama 15 metų paliko įtėvių namus ir pradėjo savarankišką gyvenimą.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Galiausiai Agatai sukyla pavydas ir ši pabėga iš namų.
14 yaşındayken evden ayrıldı ve Paris'te bir model olarak kariyerine başladı.Jau po metų ji išvyko į Paryžių pradėti modelio karjeros.
Doğduğu evden ayrılmak yazarı derinden etkiledi ve bu yüzden intihara kalkıştı.Po rašytojo mirties domėjimasis piliakalniu nutrūko, o jis pats apaugo mišku.
1902'de lise öğrenimini tamamladı ve evden ayrıldı.1902. aastal lõpetas Leta keskkooli ja lahkus kodust.
On yaşındayken evden kaçıp bir sirke girdi.17-aastaselt jooksis ta kodust ära ning liitus tsirkusega.
Evden gelirim.Ega te koju ei lähe?
Defalarca evden kaçtı.Nii püüdis ta hiljem mitu korda kodust põgeneda.
Cansu daha fazla dayanamaz ve evden kaçar.François'l ei õnnestu end kodust ja perekonnast lahti murda.
Babası o daha dokuz yaşındayken evden çıktı ve ailesini terketti.Sa olid 11kuune kui ema su kaasa võttis ja minema läks.”
O evden sorumludur (Foster'ın "Başkanıdır").Tema tiitel oli Conducător ('juht').
Dük, bir evden diğerine taşınıyordu.Läbi aegade on raamatukogu rännanud ühest kohast teise.