Sarah kendine bir erkek arkadaş bulur ve evden ayrılır.Marie råkar krossa en vas och rymmer därför hemifrån.
Dük, bir evden diğerine taşınıyordu.Герцог переїжджав з одного будинку в інший.
1944 yılında evden çıktı ve hiç geri gelmedi.1944 року пішов на фронт і не повернувся.
17 yaşındayken evden kaçar.В сімнадцять років утік з дому.
Herkes evden ayrılır; Elena ise evine girer.Всі жінки відмовляються від нього, і Ліла повертається додому разом з друзями.
Tuvalet, evden uzakta bahçede bulunurdu.Криївка розміщувалася у віддаленому куті саду.
Çocukluğu sırasında dahi ailesiyle arası iyi değildi, bu nedenle henüz on beş yaşındayken evden ayrıldı.Взагалі, він з дитинства був не домашньою дитиною, вже у віці 10 років вперше втікши з дому.
Skara Brae - Kuzey Avrupa'nın en iyi korunmuş Neolitik köyünü oluşturan sekiz evden oluşan bir küme.Скара-Брей — селище з близько 10 збережених домівок, найкраще збережене поселення епохи неоліту в Європі.
Sabah olur ve kimse evden çıkamıyordur.Вночі Пол йде і вранці не повертається додому.
Futbol oynamak için 11 yaşında evden ayrıldı.З 11 років почав займатись футболом.
Karen, Doug'u korkudan donakalmış bir halde bulur ve onunla birlikte evden kaçmaya çalışır.Том пропонує Джастін кинути все і втекти разом з ним з міста.
Yalnızca çok seçkin konuklara evden bıçak çıkartılırdı.На відкриття Народного дому у Стрию прибуло багато вельмиповажних гостей.
Kabaca her yirmi evden birinde düzenli ayarlanan bir piyano bulunmaktadır.Між двома великими сферами розташований 20-кімнатний готель.
Evden çıkarken kapının yanı sıra, pencere veya bacayı da kullanabildikleri düşünülüyordu.Їм відповіли, що треба лише відкрити вікна або квартирки.
Carrie ise ona kız bir çocuğunun olacağını söyler ve evden dışarı atar.Конні переконує його, що з її дитиною все буде гаразд, й він її відпускає.
Sarah kendine bir erkek arkadaş bulur ve evden ayrılır.Сара відрізає йому пальці і біжить геть з дому.
18 yaşında manken olmak için evden ayrılmıştır.У вісімнадцятирічному віці покинув рідну домівку.
Evden kaçar ve geride, iki çocuğunu ve karısının cesedini bırakırak köyden uzaklaşır.Жінка залишає тіла обох на ліжку і покидає село.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.В своєму обійсті відвів безоплатно приміщення для двокласної школи.
O evden sorumludur (Foster'ın "Başkanıdır").Член партії ВО «Батьківщина» (був головою Київської обласної організації).
Evden ayrılır ayrılmaz yağmur yağmaya başladı.Не встиг він вийти з дому, як пішов дощ.
O gece Bart, evden gizlice çıkar ve heykelin başını testereyle keser.Ještě tu noc se Bart nenápadně vykrade z domu a hlavu soše pod rouškou tmy uřeže.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Marge se to dozví a vzteky Homera vyhodí z domu.
16 yaşındayken denizci olmak için evden kaçtı.V 16 letech odešel z domova, aby dva roky působil jako námořník.
Tuvalet, evden uzakta bahçede bulunurdu.Kuchyně se nacházela vně domu, na dvoře.
Bunun üzerine evden kaçar.Je vykázán z domu.
Dük, bir evden diğerine taşınıyordu.Show křižuje po USA od jednoho města k druhému.
Defalarca evden kaçtı.Z konventu několikrát utekla.
Anne ve babası boşanmaya karar verince, Frank evden kaçar.Frankovi rodiče podají žádost o rozvod a Frank od nich uteče.
1944 yılında evden çıktı ve hiç geri gelmedi.V roce 1974 opustila domov a od té doby o ní nikdo neslyšel.
Kocası bir orkestrada çalan bir müzisyendir ve çoğu zaman evden uzaktadır.Muž je muzikantem a často cestuje za prací.
Orta öğretimdeyken okulu bıraktı ve 15 yaşındayken anne-babasını bırakıp evden kaçtı.Později zanechala střední školy a ve věku patnácti let se odstěhovala z domu jejích rodičů.
Zeliş hizmetçisi ile Kudreti tesadüfen yatakta basmıştır onu o gece evden kapı dışarı eder.Tajně si vytvoří duplikát klíče od jejího bytu a večer se do obydlí vydává šmejdit.
Rebeka bunu öğrenince Yakup'u evden uzaklaştırmaya karar verdi.Rebeka se to dozvěděla a odeslala Jákoba do daleké země k příbuzným.
Yalnızca çok seçkin konuklara evden bıçak çıkartılırdı.Na tvrzi se vystřídala řada šlechtických rodů.
Pia korkarak ağaç evden uzaklaşır ve annesine ağaç evde canavar gördüğünü söyler.Fanda chce utéct z domova, aby se podíval, jestli se něco nestalo mamince.
Albümü alıp evden çıkmadan önce ya da arabada dinleyin.Cumpără-l și ascultă-l înainte să ieși în oraș sau ascultă-l în mașină.
On yaşındayken evden kaçıp bir sirke girdi.Când avea 13 ani, a fugit de acasă și s-a lipit de un circ.
Yıllar sonra Raj annesinin evden uzaklaşmasından sorumlu olan adamın Jagga olduğunun farkına varır.Câțiva ani mai târziu, Raj își dă seama că Jagga este omul responsabil pentru alungarea mamei sale.
3. sezonun sonunda evden ayrılmıştır.În al treilea sezon, se mută din oraș.
Evden çıkmayı başaramaz ve sabaha kadar evde baygın durumda kalır.El nu-și găsește soția acasă, aceasta sosind abia dimineața.
17 yaşındayken evden ayrıldı ve Philadelphia'da Center city şehrinde yaşadı.Când era de șaisprezece ani s-a mutat de la New York City la Philadelphia, Pennsylvania.
Bu arada annesi onu evden kovdu.A fost dată afară din locuință.
Sabah olur ve kimse evden çıkamıyordur.Într-o dimineață, nu putu să-și deschidă prăvălia.
Evi arkasında bırakınca bunların çözüleceğini düşündü ve evden ayrıldı.Când o găsește, află motivul pentru care aceasta a părăsit familia.
Sarah kendine bir erkek arkadaş bulur ve evden ayrılır.Pescarul fumează cu soțul femeii și apoi pleacă.
Ben, içerideki tüm erkeklerin görev alacağı bir plan ile kamyonete ulaşıp evden kaçmayı tasarlar.Ben pune la cale un plan de evadare, folosindu-se de camioneta sa și de toți oamenii din casă.
Köpekleri evden dışarı çıkarmaya çalıştım.Am încercat să scot câinele afară din casă.
Sık sık olduğu gibi, çocuk evden kaçtı.Cum se întâmplă adeseori, băiatul a fugit de acasă.
O zaman evden ayrılmak üzereydim.Atunci eram pe cale să ies din casă.
Behlül ise evden kaçar.Mézgáék elindultak otthonról.
On yaşındayken evden kaçıp bir sirke girdi.Tizenhárom évesen megszökött egy vándorcirkusszal.
Bunun üzerine Güner evden kaçar ve evlenirler.Kie időközben férjhez ment és elkerült a háztól.
Yalnızca çok seçkin konuklara evden bıçak çıkartılırdı.Néhány előkelő külföldi vendéget is kalauzolt a Tátrában.
Dük, bir evden diğerine taşınıyordu.Egyik táborból a másikba hajtottak minket.
Defalarca evden kaçtı.Azóta többször is járt itthon.
Orta öğretimdeyken okulu bıraktı ve 15 yaşındayken anne-babasını bırakıp evden kaçtı.A fiú a városi középiskolában tanult, tizenöt éves volt, amikor szülei végleg visszatértek.
19 yaşında evden ayrıldı ve Troy-New York'a yerleşti.14 évesen elhagyta otthonát, és New Yorkba költözött.
1978'de evden ayrıldı ve Boston'da Berklee müzik okuluna başladı.1968-ban a gimnázium befejezte után jelentkezett Bostonba a Berklee College of Musicba.
Cansu daha fazla dayanamaz ve evden kaçar.Dave nem sokáig bírja, és elmenekül.