Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce öldü.Ik krijg een brok in mijn keel: ze was mijn eerste huisdier en ze overleed twee jaar geleden.
Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce öldü.Je vais avoir les larmes aux yeux, parce que c'était mon premier oiseau, et il est mort il y a deux ans.
Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce öldü.Možná nebudu moct mluvit, protože to bylo moje první zvíře a před dvěma lety zemřelo.
Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce öldü.Se me va a hacer un nudo en la garganta, ésta fue mi primera mascota, que murió hace 2 años.
Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce öldü.Si voi incepe sa ma inec, pentru ca acesta e primul meu animal de casa, si a murit cu doi ani in urma.
Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce öldü.Tôi sẽ khóc nghẹn mất thôi vì đây là con thú cưng đầu tiên của tôi, và nó đã chết hai năm trước.
Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce öldü.Und ich werde zu Tränen gerührt sein, das war nämlich mein erstes Haustier. Sie ist vor zwei Jahren gestorben.
Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce öldü.И може и да се натъжа, защото това е първото ми домашно животно, което почина преди две години.
Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce öldü.У меня ком в горле, потому что это мой первый домашний питомец, и два года назад она умерла.
Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce öldü.ואני עומדת להחנק, מפני שהיא היתה חיית המחמד הראשונה שלי, והיא נפטרה לפני שנתיים.
Heyecandan konuşamayacağım, çünkü bu benim ilk evcil hayvanım, ve 2 yıl önce öldü.وأعلم أني سأهم بالبكاء، لأن هذا هو حيواني الأليف الأول، وقد ماتت قبل عامين مضيا.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.As vacas não conseguiriam viver sem os seus guardiões humanos estão domesticadas.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.A tehenek nem tudnak emberi gondozóik nélkül élni -- háziasították őket.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.소들은 인간 목자 없이는 살아가지 못할 겁니다. 가축화됐으니까요.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Koeien kunnen niet buiten menselijke beheerders -- ze zijn gedomesticeerd.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Krávy by nemohly žít bez lidkých pečovatelů -- jsou domestikované.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Krowy nie mogłyby żyć bez ludzi, są udomowione.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Kühe könnten nicht ohne menschliche Verwalter leben—sie sind domestiziert.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Las vacas no podrían vivir sin sus custodios humanos; han sido domesticadas.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Lehmät eivät pystyisi elämään ilman ihmisholhoojia -- ne on otettu kotieläimiksi.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Le mucche non potrebbero vivere senza una guida umana - sono addomesticate.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Sapi-sapi itu tak dapat hidup tanpa manusia -- mereka didomestikasi
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Vacile nu ar putea supraviețui fără administratorii lor umani - sunt domesticite.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Οι αγελάδες δεν θα ζούσαν χωρίς την ανθρώπινη φροντίδα.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Коровы не могут жить без людей распорядителей - они одомашнены.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.Кравите не биха могли да живеят без хора-стопани - те са домашни.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.פרות לא יכולות לחיות בלי האפוטרופוס האנושי. הן מבויתות.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.البقر لا يمكنه أن يعيش بدون رعاية الانسان..لقد اصبحت أليفة.
İnekler, kâhya insanlar olmasa yaşayamazlar-- evciller.彼らは外部共生者のようなものです
Kız soyma ile dokuyu evcilleştiriyoruz ve daha sonra hastanın dizine geri yerleştiriyoruz.Dengan melakukan "gal stripping" kami memanusiakannya, lalu kami memasangnya kembali pada lutut pasien.
Kız soyma ile dokuyu evcilleştiriyoruz ve daha sonra hastanın dizine geri yerleştiriyoruz."갈 벗겨내기"에 의해 만들어진 조직입니다 이것을 인체에 적응 시킵니다 그리고 다리 환자의 무릎에
Kız soyma ile dokuyu evcilleştiriyoruz ve daha sonra hastanın dizine geri yerleştiriyoruz.Pozbawiając tkankę epitopów gal, humanizujemy ją, a potem możemy ją włożyć do kolana pacjenta.
Kız soyma ile dokuyu evcilleştiriyoruz ve daha sonra hastanın dizine geri yerleştiriyoruz.Prin curăţarea "gal" a ţesutului îl umanizăm, iar apoi putem să-l punem înapoi în genunchiul pacientului.
Kız soyma ile dokuyu evcilleştiriyoruz ve daha sonra hastanın dizine geri yerleştiriyoruz.Touto gal stripping technologií ji zlidštíme, a pak ji můžeme umístit zpátky do pacientova kolene.
Kız soyma ile dokuyu evcilleştiriyoruz ve daha sonra hastanın dizine geri yerleştiriyoruz.Очищаючи тканину від галу, ми робимо її прийнятною для людини, і можемо потім вставити в коліно пацієнта.
Kız soyma ile dokuyu evcilleştiriyoruz ve daha sonra hastanın dizine geri yerleştiriyoruz.Чрез гал оголване на тази тъкан я хуманизираме, и тогава можем да я поставим в коляното на пациент.
Kız soyma ile dokuyu evcilleştiriyoruz ve daha sonra hastanın dizine geri yerleştiriyoruz.בתהליך "הסרת גל" מהרקמה אנו הופכים אותה לאנושית, ואז אנחנו שמים אותה חזרה
Kız soyma ile dokuyu evcilleştiriyoruz ve daha sonra hastanın dizine geri yerleştiriyoruz.عن طريق تعرية الغال نحن نجعله بشري اكثر ومن ثم يمكننا وضعه
Kız soyma ile dokuyu evcilleştiriyoruz ve daha sonra hastanın dizine geri yerleştiriyoruz.組織を人間的にしたのですね その後 患者の膝に 戻すことが可能になります
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Einmal bezichtigte Koko das Kätzchen, es hätte ein Waschbecken aus der Wand gerissen.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.En gång gav Koko kattungen skulden för att ha rivit bort ett handfat från väggen.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.코코는 그녀의 애완용 고양이가 벽에서 싱크대를 뜯어냈다고 뒤집어 씌운 적이 있습니다
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko a dat odată vina pe pisoi, spunând că a smuls chiuveta din perete.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko beschuldigde ooit haar katje een wasbak uit de muur te hebben getrokken.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko egyszer azzal vádolta a kiscicáját, hogy kitépett egy mosdókagylót a falból.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko gav engang hendes killing skylden, for at rive køkkenvasken ud af væggen.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko jednou své kotě obvinila z toho, že vyrvala ze zdi umyvadlo.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko oskarżyła go raz o wyrwanie zlewu ze ściany.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko pernah menyalahkan kucing peliharaannya telah mencabut wastafel dari dinding.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko raz zvalila vinu na svoje mačiatko za vytrhnutie umývadla zo steny.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko từng đổ lỗi cho thú cưng làm tràn nước bể chứa.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko uma vez culpou o seu gatinho por arrancar um lavatório da parede.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko una volta accusò il gattino di aver staccato un lavandino dal muro.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Una vez Koko culpó a su gatito por haber arrancado un lavabo de la pared.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Une fois, Koko a accusé son chaton d'avoir arraché un évier du mur.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Η Κόκο κάποτε κατηγόρησε το γατάκι της ότι ξήλωσε τον νεροχύτη από τον τοίχο.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Коко веднъж обвинила домашния си любимец, че е изтръгнал мивка от стената.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Коко однажды свалила на этого милого котенка свою вину за вырванную из стены раковину.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Одного разу, Коко докоряла кошеняті, за те, що воно зірвало умивальник зі стіни.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.קוקו פעם האשימה את החתלתולה שלה בכך שתלשה כיור מהקיר.