Ana içeriğe geç
Sözlük

ettirme ile cümle

ettirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Görevini bağımsız Milletvekili olarak devam ettirmektedir.A lucrat în continuare ca senator independent.
Ayrıca tuş ve pes ettirme sistemleri de geliştirildi.S-a recomandat și extinderea și reconstrucția sistemelor de încălzire.
Hâlen bilim, gelişimi devam ettirmektedir.Progresul științific continuă, cu toate acestea.
Sapma hareketi uçağın burnunu sağa ya da sola hareket ettirmektir.Girația schimbă poziția botului avionului la stânga sau la dreapta.
Tom Mary'ye zorla kabul ettirmek istemiyordu.Tom nu a vrut să o împingă pe Mary să accepte.
Tom Mary'ye zorla kabul ettirmek istemiyordu.Tom nu a vrut să o forțeze pe Mary să accepte.
Görevini bağımsız Milletvekili olarak devam ettirmektedir.Parlamenti munkáját független képviselőként folytatta tovább.
Baudouin, bu geleneği devam ettirmek istiyordu.Béda ezt a hagyományt folytatta tovább.
Tank çok yavaş ve dümeni hareket ettirmek çok zordu.A hajó lassan mozgott és túl nehéz volt ahhoz, hogy evezzék.
KPD yasaklanmıştı ve faaliyetlerini illegal olarak devam ettirmeye çalışıyordu.A GP is illegalitásba szorul, de tevékenységüket tovább folytatják.
Hâlen bilim, gelişimi devam ettirmektedir.A tudományban fejlődés, ismeretnövekedés van.
Bu grubun amacı; WWF'i ve onun başkanı Vince McMahon'ı iflas ettirmekti.A csapat ezután Shawn Michaelsszel, valamint a WWE elnökével, Vince McMahonnal került viszályba.
Beydoğan köyünde şu an 5-6 aile bulunmakta ve yaşamını devam ettirmektedirler.Jelenleg már csak kb. 5-6 evangélikus vallású család él a településen.
Bir yöredeki zengin kişinin veya ağanın mallarını kendi isteğiyle talan ettirmesi anlamına gelir.Hallgass a gazdagabbra, hátha megszerezheted a vagyonát.
Bu başarısını bugün de devam ettirmekte ve en iyi kompakt GTI'lardan kabul edilmektedir.Jelenleg tárgyalást folytat, hogy a nagy sikerű Glee-ben is szerepeljen.
Mahalleye yerleşen halk eski geleneklerini sürdürmeyi devam ettirmektedir.A települést népszerűsítő rendezvények, a régi szokásokat elvénítik fel.
Halen Ankara'da iş hayatını idame ettirmektedir.Ez tönkretette Antwerpen kereskedelmi tevékenységét is.
On yıl sonra Sergius, Hollywood'da figüran olarak hayatını idame ettirmektedir.Évekkel később Sergeus Alexander nagy szegénységben él Hollywoodban.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Cvinek elsősorban a budai zsidóságban volt sok követője.
General Wrangel, anılarında Ungern-Sternberg'ü terfi ettirmekten çekindiğini söylemektedir.Kenraali Wrangel mainitsi muistelmissaan, että häntä arvelutti ylentää Ungernia.
Armi, Ozan'ı her şeyi itiraf ettirmek için affeder.Hän kuitenkin haluaa Saulin unohtavan koko jutun.
Maç, tuş veya pes ettirme ile bitirilmektedir.Ottelut voitettiin selätyksellä tai luovutuksella.
Ve savaşı devam ettirmeyi düşünüyordu.Hän oli edelleen sitä mieltä, että sotaa olisi kannattanut jatkaa.
Bu başarıları devam ettirmek için buradayım.Hän on pyrkinyt nostamaan seuran vastaavanlaiseen menestykseen.
Ancak David Gilmour Pink Floyd adını devam ettirmek istedi ve davayı kazandı.David Gilmour on kieltänyt jyrkästi enää lähtevänsä kiertueelle Pink Floydin nimellä.
O süre içinde güreşçi tuş ve pes ettirme yapar.Tänä aikana Hellevoetsluis kasvoi ja kukisti.
George R. R. Martin'in Buz ve Ateşin Şarkısı serisini Türkçeye çevirerek adından sıkça söz ettirmektedir.Στη σειρά βιβλίων Το Τραγούδι της Φωτιάς και του Πάγου του Τζωρτζ Ρ.Ρ. Μάρτιν γίνεται συχνά αναφορά στο ζώο.
Görevini bağımsız Milletvekili olarak devam ettirmektedir.Μετέπειτα συνέχισε την πορεία της ως ανεξάρτητη κοινότητα.
Sapma hareketi uçağın burnunu sağa ya da sola hareket ettirmektir.Η εκτροπή μεταβάλλει την διεύθυνση της πλώρης του αεροσκάφους, προς τα αριστερά ή τα δεξιά.
Bu genişleme Afrika levhasını kuzeydoğu yönünde hareket ettirmektedir.Αυτή η επέκταση μετακινεί την αφρικανική πλάκα σε βορειοανατολική κατεύθυνση.
9. Argumentum ad baculum: Güç kullanarak kabul ettirme.Sandberg efter drabsforsøg: Let's keep it hardcore.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Flere af dem havde jødisk baggrund.
Sultan Ebu İnan Faris'in isteği ile şair Muhammed İbn Cüzac'a anılarını dikte ettirmeye başladı.På opfordring af sultan Abu Inan dikterede Ibn Battuta sine erindringer til digteren Mohammed Ibn Yuzaj.
Mahallede bu döneme ait vakıf arazileri halen varlığını devam ettirmektedir.Den eksisterende lovlige anvendelse af ejendomme i området kan fortsætte som hidtil.
Baudouin, bu geleneği devam ettirmek istiyordu.Berchtold fortsatte denne politik.
Baudouin, bu geleneği devam ettirmek istiyordu.Balduin ønsket å fortsatte denne tradisjonen.
1485 yılında Kral Ladislaus II Jagello kaleyi yeniden inşa ettirmeye başlamıştır.I 1485 begynte kong Vladislav II å gjenoppbygge og restaurere slottet.
İlki tren sürücüsünün treni Wavre’den hareket ettirmesinin tecrübesizliği.Den første var at lokføreren som kjørte fra Wavre var uerfaren.
Fakat kendisini fark ettirmesi çok da uzun sürmedi.Men det tok ikke lang tid før han begynte for seg selv.
Ve savaşı devam ettirmeyi düşünüyordu.Han lovet å kjempe videre.
Bu başarıları devam ettirmek için buradayım.Det ble vanskelig for dem å følge opp suksessen.
31 Mayıs'ta Abdullah liderliğini devam ettirmek için Bağdat'a geri uçtu.Den 29. januar begynte mongholenes beleiring av Bagdad.
Kendisine ait mekanlarda uyuşturucu imal ettirmektedir.Kjemper en innbitt kamp mot narkotika i egne rekker.
Günümüzde yerleşik olmalarına rağmen, bir kısmı, adetlerini halen devam ettirmektedirler.Til tross for sin pensjonering fortsatte ha å skru sammen klokker, en del av disse har overlevd.
Ve savaşı devam ettirmeyi düşünüyordu.Mereka terus akan melanjutkan peperangan itu.
1184 yılı boyunca ise Sibylla ile Guy'un evliliklerini fesh ettirmek için çabalara girişti.Pada awal bulan 1184, Baudouin berusaha untuk membatalkan pernikahan di antara Sibylla dan Guy.
Bu başarıları devam ettirmek için buradayım.Yang sulit adalah mempertahankan prestasi tersebut.
Günümüzde yerleşik olmalarına rağmen, bir kısmı, âdetlerini devam ettirmektedirler.Setelah berhari-hari di tempat itu merasa aman, maka mereka memutuskan untuk tinggal di tempat itu.
Bir masayı yatay olarak hareket ettirmeye çalıştığımızı düşünelim.Dijadikan sebagai tempat untuk menyusun strategi perang.
Ova günümüzde de gelişimini devam ettirmektedir.Hingga saat ini pun masih terus dilakukan pengembangan.
Ve savaşı devam ettirmeyi düşünüyordu.Ông vẫn muốn tiếp tục chiến tranh.
Kariyerini devam ettirmek adına Avrupa'ya geldi ve Britanya kökenli Barloworld takımına katıldı.Anh chuyển đến châu Âu để tiếp tục sự nghiệp của mình, tham gia vào nhóm đóng ở Anh, Barloworld.
Şu sıralar maddenin geliştirilmesi işini Surrey NanoSystems şirketi devam ettirmektedir.Hiện tại, Vantablack đang được phát triển bởi công ty Surrey Nanosystems.
Omozukai adı verilen bu başkuklacı, sağ elini ise kuklanın sağ elini hareket ettirmek için kullanır.Nghệ sĩ rối chính, omozukai, dùng tay phải để điểu khiển tay phải con rối.
Andropov genel olarak Brejnev'in istikrar sürecini devam ettirmeye yönelik bir politika izledi.Về đối ngoại, Andropov đã tiếp tục chính sách của Brezhnev.
Bir masayı yatay olarak hareket ettirmeye çalıştığımızı düşünelim.Lập trình mệnh lệnh tập trung vào miêu tả cách một chương trình hoạt động.
Sanatçı halen çalışmalarını devam ettirmektedir.Nhạc sĩ vẫn tiếp tục sáng tác.
Bir mıknatısa temas ettirmek veya mıknatısın bir kutubuna sürtmek.Muốn nhốt hay muốn nuốt công trình vào mồm?
Sapma hareketi uçağın burnunu sağa ya da sola hareket ettirmektir.Bộ phận giúp máy bay xoay ngang qua trái hay phải.
Fortran 95 : Fortran 95 ile dil hala evrimini devam ettirmektedir...Fortran 95 cho phép hàm được chỉ định "thuần túy".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod