Ben herhangi bir şeyi hareket ettirmedim.I didn't move anything.
Lütfen beni terk ettirme.Please don't make me leave.
Tom'a yardım ettirmeliyim.I've got to get Tom to help.
Tom'a yardım ettirmenin ne kadar süreceğini merak ediyorum.I wonder what it would take to get Tom to help.
Birini bana yardım ettirmeye çalışıyorum.I'm trying to get someone to help me.
Ben Tom'u bize yardım ettirmeye çalışıyordum.I was trying to get Tom to help us.
Tom'u bize yardım ettirmeye çalıştım.I tried to get Tom to help us.
Ben sadece bu şeyi tamir ettirmeye çalışarak üç saati israf ettim.I just wasted three hours trying to get this thing fixed.
Tom'a asla kabul ettirmeyeceksin.You'll never get Tom to agree.
O kaşığı ve bardağı hareket ettirmeyin.Don't move that spoon and glass.
Tom'a kabul ettirmek için basit bir planım var.I have a simple plan for getting Tom to agree.
Bu bahçıvan küreğini tamir ettirmek zorundayım.I have to get this spade fixed.
Tom beni ona yardım ettirmeyi denedi.Tom tried to get me to help him.
Bu koliyi sigorta ettirmek istiyorum.I would like to insure this package.
Birini bize yardım ettirmek zorundayız.We've got to get someone to help us.
Tom'u bize yardım ettirmelisin.You have to get Tom help us.
Bu sandalyeyi tamir ettirmek yaklaşık kaça mal olur?About how much would it cost to have this chair repaired?
Onu hareket ettirmemelisin.You shouldn't move it.
Onu kontrol ettirmelisin.You should get that checked.
Lütfen bana Tom'a yardım ettirme.Please don't make me help Tom.
Bunu kime kontrol ettirmeliyim?Who should I make this check out to?
En kısa sürede bunu tamir ettirmek istiyorum.I want this fixed as soon as possible.
Diğerlerini bize yardım ettirmek zorunda kalacağım.I'm going to have to get the others to help us.
Tom Meryem'i rahat ettirmek istedi.Tom wanted to comfort Mary.
Tom saçını tıraş ettirmek için, hastanenin yakınındaki berbere gitti.Tom went to the barbershop near the hospital to get his hair cut.
Ben sadece seni rahat ettirmek istedim.I only wanted to make you comfortable.
Beni sana sırtından ateş ettirmeye zorlama, Tom.Don't make me shoot you in the back, Tom.
Bana seni takip ettirme, Tom.Don't make me come after you, Tom.
Tom başını muayene ettirmeli.Tom ought to have his head examined.
Tom dudaklarını hareket ettirmedi.Tom didn't move his lips.
Tom'u bize yardım ettirmek mümkün olmalı.It should be possible to get Tom to help us.
Rezervasyonumuzu iptal ettirmemi ister misin?Would you like me to cancel our reservation?
Sana acele ettirmeyeceğim.I won't make you hurry.
Lütfen bana onlara yardım ettirme.Please don't make me help them.
Biz onları bize yardım ettirmeye çalıştık.We tried to get them to help us.
Ben seni bize yardım ettirmeye çalıştım.I tried to get you to help us.
Ben onları bize yardım ettirmeye çalıştım.I tried to get them to help us.
Ben onu bize yardım ettirmeye çalıştım.I tried to get him to help us.
Onları bize yardım ettirmek zorundasın.You have to get them help us.
Onu bize yardım ettirmek zorundasın.You have to get him help us.
Onları bize yardım ettirmemiz gerekiyor.We have to get them help us.
Onları bize yardım ettirmek zorundayım.I have to get them help us.
Onlara yardım ettirmek zorundayız.We've got to get them to help.
Onlara yardım ettirmek zorundayım.I've got to get them to help.
Ona yardım ettirmek zorundayım.I've got to get him to help.
Tom'u bana yardım ettirmeye çalıştım.I tried to get Tom to help me.
Tom'u bize yardım ettirmeye çalıştık.We tried to get Tom to help us.
Kamyonunu tamir ettirmek için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay to get your truck fixed?
Tom'u bana yardım ettirmeye çalıştım fakat o istemedi.I tried to get Tom to help me, but he wouldn't.
Tom'u bize yardım ettirmek istiyorum.I want to get Tom to help us.
Kontrol ettirmemi istediğin başka bir şey var mı?Is there anything else you need me to check?
Planı devam ettirmeye karar verdi.He decided to continue the plan.
Onu harket ettirmek acı verir.It hurts to move.
Tom, Mary'yi rahat ettirmek için elinden gelenin en iyisini yaptı.Tom did his best to comfort Mary.
Tom gözlerini muayene ettirmeli.Tom should have his eyes examined.
Bunu tamir ettirmek zorundayım.I've got to get it fixed.
Onu tamir ettirmem gerekiyor.I need to get that fixed.
Bunu tamir ettirmem lazım.I've got to get this fixed.
Bunu tamir ettirmem gerekiyor.I've got to get this fixed.
Arabamı tamir ettirmek zorundayım.I've got to get my car fixed.