Ana içeriğe geç
Sözlük

ettirme ile cümle

ettirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Arabanı tamir ettirmelisin.You should get your car fixed.
Şirket, hayatını idame ettirmesi için, ona yetecek kadar bir emekli aylığı bağladı.The company gave him enough pension to live on.
Kendini bir doktora muayene ettirmelisin.You should have a doctor check you out.
Bir mide tümörüm vardı ve onu ameliyat ettirmek zorunda kaldım.I got a stomach tumor and had to have it operated on.
Raffle's'da yemek yemek istiyorsan, haftalar önceden rezerve ettirmelisin.If you want to eat at Raffle's, you must reserve weeks ahead.
Televizyonu tamir ettirmeliyim.I must get the television fixed.
Bisikleti tamir ettirmek bana bin yene mal oldu.It cost me one thousand yen to get the bicycle fixed.
Seni acele ettirmek istemiyorum ama bir sonraki otobüsü yakalamaya çalışalım.I don't want to rush you, but let's try to catch the next bus.
En kısa sürede bu arabayı tamir ettirmek istiyorum.I would like to have this car repaired as soon as possible.
Bu arabayı tamir ettirmek kaça mal olur?What would it cost to have this chair repaired?
Bu teybi tamir ettirmek istiyorum.I want to have this cassette recorder fixed.
Kameramı tamir ettirmek zorunda kalacağım.I'll have to have my camera repaired.
Onu sana yardım ettirmelisin.You have to get him to help you.
Gözlerinizi doktorunuz tarafından muayene ettirmelisiniz.You should get your eyes examined by the doctor.
Arabanızı hareket ettirmemin bir sakıncası var mı?Would you mind my moving your car?
Durumunu bir doktora muayene ettirmelisin.You should have a doctor examine your condition.
Kendi inançlarımızı başkalarına zorla kabul ettirmekten kaçmaya çalışmalıyız.We should try to avoid imposing our own beliefs on others.
Ayakkabılarımı tamir ettirmek ne kadara mal olur?How much will it cost to have my shoes repaired?
Bilgisayarımı tamir ettirmeliyim.I have to get my computer repaired.
Onu tamir ettirmeliyim.I must get it fixed.
Gözlerimi kontrol ettirmek için hastaneye gittim.I went to the hospital to have my eyes tested.
Bisikletimi tamir ettirmeliyim.I must have my bicycle repaired.
Birkaç gün içinde arabanı tamir ettirmeliyim.I must have my car fixed in a few days.
Arabamı tamir ettirmeliyim.I must have my car repaired.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.I had to have my brother help me with my homework due to illness.
Saatimi tamir ettirmeliyim.I must have my watch repaired.
Biz komşu ülkelerle dostane ilişkileri devam ettirmeliyiz.We should keep up friendly relations with neighboring countries.
Saatimi tamir ettirmem 50 dolara mal oldu.It cost me 50 dollars to have my watch fixed.
Arabamı tamir ettirmek bana üç yüz dolara mal oldu.It cost me three hundred dollars to have my car repaired.
Arabamı tamir ettirmem bana bir servete mal oldu.It cost me a fortune to get my car repaired.
Yakında arabayı hiç tamir ettirmedi.He had the car fixed in no time at all.
Geçen hafta kendini terfi ettirmeyi başardı.He managed to get himself promoted last week.
Zihin varlığını devam ettirmeye çalıştı.She tried to keep her presence of mind.
Kafanı muayene ettirmelisin.You should have your head examined.
Saatimi gerçekten tamir ettirmeliyim.I really must have my watch repaired.
Taeko'nun korktuğundan ve Yuri'yi kendine eşlik ettirmeye çalıştığından eminim.I'm sure Taeko was scared and tried to get Yuri to go along with her.
Arabayı tamir ettirmek 300 dolara maloldu.It cost $300 to get the car fixed.
Beni ona yardım ettirmeye çalıştı.He tried to get me to help him.
Charles'ı bana yardım ettirmeye çalıştım fakat o etmedi.I tried to get Charles to help me, but he wouldn't.
Çok büyük bir kaya parçasını hareket ettirmek çok zor olacak.Moving a huge boulder is going to be very hard.
Onun arabasını tamir ettirmelisin.You should get his car fixed.
Çok dikkatli hareket ettirmeliyiz.We have to move very carefully.
Sanırım gözlerimi kontrol ettirmemin zamanıdır.I think it's time for me to get my eyes checked.
Obuamı tamir ettirmem gerekiyor.I need to get my oboe repaired.
Bunu yapabilmemin tek yolunun Tom'u bana yardım ettirmek olduğunu anladım.I've figured out that the only way I can do this is to get Tom to help me.
Tom Mary'yi John'a yardım ettirmeye çalıştı.Tom tried to get Mary to help John.
Tom Mary'ye önerimizi kabul ettirmeye çalıştı.Tom tried to get Mary to accept our proposal.
Tom Mary'ye gözlerini kontrol ettirmesini söyledi.Tom told Mary she should get her eyes checked.
Tom Mary'ye zorla kabul ettirmek istemiyordu.Tom didn't want to impose on Mary.
Tom'a Mary'ye yardım ettirmeye çalıştım.I tried to get Tom to help Mary.
Gözlerini muayene ettirmelisin.You should have your eyes examined.
Gözlerini kontrol ettirmelisin.You should get your eyes checked.
Derhal kendini doktora muayene ettirmelisin.You should get yourself examined by the doctor immediately.
Gelenekleri farklı bağlamlarda devam ettirmek zordur.It's difficult to keep traditions in different contexts.
Arabamı tamir ettirmenin ne kadara mal olacağını bilmiyordum.I didn't know how much it would cost to get my car repaired.
İkinizi de bana yardım ettirmek istiyorum.I'd like to get you both to help me.
Öğretmenler öğrencileriyle flört edemezler ve işlerini devam ettirmeyi umamazlar.Teachers can't date students and hope to keep their jobs.
Rezervasyonumu iptal ettirmek istiyorum.I'd like to cancel my reservation.
Tom buradayken ona sızdıran musluğunu tamir ettirmek isteyebilirsin.While Tom is here, you might want to have him fix your leaky faucet.
Beni terk ettirme.Don't make me leave.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod