Ana içeriğe geç
Sözlük

ettirme ile cümle

ettirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bizim yapmak istediğimiz şeyse 100 milyon insana Web'i her anadile tercüme ettirmek, bedavaya.Namesto tega želimo dobiti 100 milijonov ljudi, ki bi splet prevajali v vsak večji jezik brezplačno.
Bizim yapmak istediğimiz şeyse 100 milyon insana Web'i her anadile tercüme ettirmek, bedavaya.Queremos que haja 100 milhões de pessoas a traduzir a web, de graça, em todas as línguas principais,
Bizim yapmak istediğimiz şeyse 100 milyon insana Web'i her anadile tercüme ettirmek, bedavaya.Takže my chceme sehnat 100 milionů lidí na překlad webu do všech hlavních jazyků zadarmo.
Bizim yapmak istediğimiz şeyse 100 milyon insana Web'i her anadile tercüme ettirmek, bedavaya.Vì vậy cái mà chúng tôi muốn làm là có 100 triệu người dịch Web sang mọi ngôn ngữ chính miễn phí.
Bizim yapmak istediğimiz şeyse 100 milyon insana Web'i her anadile tercüme ettirmek, bedavaya.А те що ми хочемо зробити -- це взяти 100 мільйонів людей для перекладу Вебу на всі основні мови безкоштовно.
Bu, 3,5 milyar yıllık evrimi devam ettirmektir.기원이 아니지요 -- 35억년간의 진화 위에 세워진 것이니까요.
Bu, 3,5 milyar yıllık evrimi devam ettirmektir.זו התבססות על שלושה מיליארד וחצי שנים של אבולוציה
Bu, 3,5 milyar yıllık evrimi devam ettirmektir.هذا بناء على ثلاثة ونصف مليار سنة من التطوّر،
Bu, 3,5 milyar yıllık evrimi devam ettirmektir.そして、私たちはもうすぐ
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Ce n'est vraiment pas qu'un simple mouvement de déplacement en 2D.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Es ist keine starre 2D Verschiebung und Bewegung.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Het is niet zomaar een soort 2D-panning met beweging.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Ini tidak bisa disamakan begitu saja dengan pergeseran dan gerakan 2D
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.이건 단순하게 평면적인 화면에서 움직여보거나 모션으로 처리된 기능이 아닙니다.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Não está apenas limitado a um movimento e visualização em 2D.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Není to degradované na pouhé 2D přiblížení a posouvání.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Nincs korlátozva az egyszerű 2D-s kicsinyítésre és mozgatásra.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.No está relegada al movimiento y al paneo 2D.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Non siamo limitati ad ingrandimenti e movimenti in 2D.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Nu este restricționat doar la mutare și mișcare 2D
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.To nie jest proste przeniesienie dwuwymiarowego przesunięcia i ruchu.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Това не е просто представено като двуизмерно увеличаване и движение.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Тут ідеться не тільки про рух та панораму 2D.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.Это не похоже просто на двухмерное приближение и движение.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.אתם יודעים. זה לא פשוט מורד לדרגת דו מימד של פאן ותנועה.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.تعلمون. إنها ليست فقط مجرد عرض ثنائي الأبعاد.
Bu basit bir 2D yaklaşma ve hareket ettirmeden ibaret değil.このジェスチャーは私たちが開発したもので
Bu benim yaşamımı devam ettirmemin bir parçası.Cela fait partie de la façon dont je gagne ma vie.
Bu benim yaşamımı devam ettirmemin bir parçası.Então isso é parte de como eu faço minha vida.
Bu benim yaşamımı devam ettirmemin bir parçası.Είναι ένα μέρος του οικονομικού μου όφελους.
Bu benim yaşamımı devam ettirmemin bir parçası.Так как это способ зарабатывать себе на жизнь.
Bu benim yaşamımı devam ettirmemin bir parçası.Так як це спосіб заробляти собі на життя.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.Acesta este similar cu strălucirea soarelui pe Pământ, care face posibilă fotosinteza, menţinând ecosistemul.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.Das ist ähnlich wie wenn die Sonne auf die Erde scheint, Photosynthese vorantreibt, das Ökosystem vorantreibt.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.Đây cũng giống như có Mặt trời chiếu sáng trên Trái đất, thúc đẩy quá trình quang hợp, duy trì hệ sinh thái.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.È simile al Sole che brilla sulla Terra, alimentando la fotosintesi, che alimenta l'ecosistema.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.Esto es similar al sol que brilla en la Tierra que guía la fotosíntesis y el ecosistema.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.이것은 지구를 비추고, 광합성을 일으키며, 생태계를 이끌어 가는 태양이 있는 것과 비슷합니다
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.Podobnie jak Słońce świecące na Ziemi, zasilające fotosyntezę, zasilające ekosystem.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.Příkladem je Slunce, které svítí na Zemi a pohání fotosyntézu a celý ekosystém.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.To je podobné svieteniu slnka na zem, poháňajúceho fotosyntézu a ekosystém.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.Όπως ο ήλιος λάμπει στη Γη και βοηθάει στη φωτοσύνθεση φτιάχνοντας το οικοσύστημα.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.Подібно тому, як на Землю світить Сонце, керуючи фотосинтезом, постачаючи енергію екосистемі.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.Това е подобно на Слънцето да огрява Земята, да подпомага фотосинтезата, да задвижва екосистемата.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.Это похоже на то, как Солнце светит на Землю, питая фотосинтез, предоставляя энергию экосистеме.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.זה דומה לשמש שזורחת על כדה"א ומאפשרת פוטוסינתזה, שמאפשרת את המערכת האקולוגית.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.هذا شبيه بإشعاع الشمس على الأرض محفزة التركيب الضوئي، ومحفزة النظام البيئي.
Bu, Dünya'da Güneş'in parlaması ve fotosentezi mümkün kılarak ekosistemi devam ettirmesi gibi.光合成が行われて 生態系の原動力となるのと似ています 太陽がなかったら
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeliC' est un aspect traditionnel de notre mode de vie, et l'on devrait nous permettre de le poursuivre.
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeliEs ist ein traditioneller Teil der Lebensart, und wir sollten damit weitermachen dürfen.
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeliEs una tradición en nuestra vida, y deberían permitirnos continuar haciéndolo.
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeli"É um aspeto tradicional do nosso modo de vida "e devíamos poder continuar a fazê-lo.
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeliE' una nostra tradizione, e dovremmo poterla continuare.
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeli"Ez hozzátartozik a tradíciónkhoz," "amit jogunk van fenntartani."
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeliFace parte din modul traditional de viata, si ar trebui sa putem sa continuam in aceeasi maniera.
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeliHet is een traditie en bestaansvorm, en we zouden toegestaan moeten zijn om er mee door te gaan.
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeliIni adalah bagian tradisional dari kehidupan dan kita harus diijinkan untuk terus melakukannya.
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeli그건 우리 삶의 전통적인 한 부분이고 우리는 계속 해야 된다고 말합니다. 생태학적으로
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeliNó là phần truyền thống của lối sống, và chúng ta nên được phép tiếp nối.
Bu, hayatın geleneksel bir yanıdır ve bizim onu bu şekilde devam ettirmemize izin verilmeliPolowania to nasza tradycja, powinniśmy móc ją pielęgnować.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod