Bu görevi Aralık 2015'e kadar devam ettirdi.Detta uppdrag hade han till april 2015.
1990'larda elde ettiği başarıları 2000'lerde devam ettirdi.Framgångarna fortsatte under 1990-talet.
Macaristan eski anayasayı devam ettirdiği için böylece ortaya bir Avusturya-Macaristan ikiliği çıktı.Nu skapades den österrikisk-ungerska dualismen då Ungern behöll sin gamla författning.
Kaleleri tekrar tamir ve inşa ettirdi.Вони відремонтували і перебудували замок.
Daha sonra zehirlendiğini anlayan Bilge Kağan, Buyruk Çor'u ve bütün ailesini idam ettirdi.Водою, що дівчина потім принесла, отруїлась вона та всі її рідні.
Şehirde bir cami inşa ettirdi ve askerlerini yerleştirdiği bir garnizon kurdu.Він збудував великий форт для захисту міста та розмістив у ньому гарнізон.
Burada da eski hayat tarzlarını aynen devam ettirdiler.Проте, люди продовжують вести колишній спосіб життя.
Yakup ona sözünden dönmeyeceğine dair yemin ettirdi.Томмі поклявся у що б то не стало порахуватися з ним.
2016-17 sezonunda da etkili performansını devam ettirdi.Сезон 2016/17 року не приніс йому значних успіхів.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Аналогічним образом була змінена й уніформа.
Şark İdman Ocağı, sportif etkinliklerini iki yıl kadar devam ettirdi.Pravda je, že si tím pouze prodloužil sportovní kariéru o 2 roky.
Bu görevi Aralık 2015'e kadar devam ettirdi.Tuto funkci zastával do prosince 2015.
Hirodes kendi oğlunu idam ettirdi.Leovigild poté nařídil syna popravit.
Valens, her üçünü 27 Mayıs 366 tarihinde idam ettirdi.Jako datum jeho smrti se uvádí 27. květen 366.
Daha sonraları Fransızca, Almanca ve Rusça öğrendi ve eğitimini Letonya'nın Dünaburg şehrinde devam ettirdi.Později se naučil francouzsky, německy a rusky a odjel dále studovat do Daugavpilsu.
Georges Saadeh partinin kontrolünü 1986'dan 1998'deki ölümüne dek devam ettirdi.Od roku 1986 až do své smrti v roce 1998 stál v čele strany Georges Saadeh.
Bunu bir genelge olarak Ayasofya'da halka da ilan ettirdi.Prohlášení v tomto smyslu vydala i Městská rada v New Yorku.
Büyük bir pedagog ve benzersiz bir eğitimci olarak kendini kabul ettirdi.Sám sebe považoval za učitele, nikoli trenéra.
Kütüphaneler, su kemerleri, hamamlar ve tiyatrolar inşa ettirdi.Dále nechal budovat knihovny, akvadukty, lázně a divadla.
Claudius bunu öğrendiğinde Messalina'yı idam ettirdi ve yeğeni Genç Agrippina ile evlendi.Po popravě Messaliny se Claudius znovu oženil se svou neteří Agrippinou mladší.
Haccâc, daha sonra Kâbe'yi yeniden inşa ettirdi.Tsebaotha později nahradil Nebiros.
Bunun için Londra şirketi yeni bir gemi inşa ettirdi.Z těchto peněz si postaví novou loď.
Mihail, İngerina olan ilişkisini devam ettirdi.Emanuel se spojil s Francií.
Üniversite yıllarında da müzik çalısmalarını devam ettirdi.V poslední letech zintenzívnilo Kolegium také svoji hudebně organizační činnost.
İmparator Diocletianus MS 305 yılında inzivaya çekilince Split kentine büyük bir saray inşa ettirdi.Împăratul Diocletian a construit un mare palat la Split când s-a retras în anul 305.
Mihail, İngerina olan ilişkisini devam ettirdi.Tadić a îmbunătățit relațiile cu Franța.
ABD'de kendini sanat eleştirmeni olarak kabul ettirdi.El s-a făcut cunoscut și ca critic de artă.
Christian, Stratus ile olan maçında onu Jericho'nun hareketi olan Walls of Jericho ile pes ettirdi.Când Christian a fost pus într-un meci cu Stratus, aceasta a fost prinsă în Walls of Jericho.
Göl'ün etrafında bulunan üç balıkçı evini gotik stilinde inşa ettirdi.Casele care înconjurau piața erau construite în stil gotic târziu.
Natalya, Banks'i Sharpshooter ile pes ettirdi.Benoit l-a făcut pe Christian să cedeze cu un "Sharpshooter".
29 Nisan 1945'te Berlin Savaşı sırasında Hitler son iradesini ve politik vasiyetini dikte ettirdi.Pe 29 aprilie, o zi înainte de sinuciderea lui, Hitler a pregătit testamentul său politic final.
Kadınlara oy hakkının verilmesini savundu ve bu hakkı 1919'da kabul ettirdi.Legea prin care femeile pot vota, a fost adoptată in anul 1913.
20 gün süreyle görevini devam ettirdi.A ocupat această funcție vreme de peste 20 de ani.
Buraya bir cami ve bir de çeşme inşa ettirdiler.H și au întemeiat o colonie.
Roma İmparatoru I. Justinianus, Nikola adına Konstantinopolis'te (bugünkü İstanbul) bir kilise inşa ettirdi.Micul regat Iberia (astăzi Georgia) din Caucaz a adoptat creștinismul în timpul domniei lui Constantin.
Bu görevi Düzce Ayaklanması'na kadar devam ettirdi.Ei au continuat să păzească casa până când rebeliunea a fost înnăbușită.
Bizi tahliye ettirdin.Ne-ai evacuat.
Jim Brooks, Fox kanalıyla yaptığı sözleşmede kanalın şovun içeriğine müdahale etmemesi koşulunu kabul ettirdi.Jim Brooks tárgyalt egy olyan szerződésről a Foxszal, mely szerint az nem szólhat bele a műsor tartalmába.
Bu durumu duyan annesi Frigg herkesi Balder'e karşı zarar vermemeleri konusunda baskı yaptı ve yemin ettirdi.Frigg, Baldr anyja megesketett mindent és mindenkit: nem fogja bántani Baldrt.
Eserlerinde 19'uncu yüzyılın doğalcılık ve gerçekçilik akımının geleneklerini devam ettirdi.Műveiben folytatta és megújította a 19. századi realizmus és naturalizmus hagyományait.
Hirodes kendi oğlunu idam ettirdi.Odüsszeusz ezért kivégeztette fiát.
Başlangıçta, V. Behram ve II. Yezdigirt, bunlara kesin mağlubiyeti zorla kabul ettirdi ve doğu tarafına sürdü.Eleinte V. Bahrám és II. Jazdagird döntő csapásokat mért rájuk, visszaszorítva őket kelet felé.
Aile, yaz aylarını genellikle 1908 yılında inşa ettirdikleri, Bad Tölz'deki çiftlik evinde geçiriyordu.A nyári hónapokat leginkább Bad Tölzben töltötték egy 1908 körül épült vidéki házban.
I. Şapur, bu ilerlemeyi devam ettirdi.Shakespeare ezt fejlesztette tovább.
Allan ailesi 1812'de Poe'yu Episkopal Kilise'de vaftiz ettirdi.Nevelőszülei 1812-ben Poe-t az episzkopális egyház tagjaként kereszteltették meg.
Soykırım korkusuyla kabilesini Kanada'ya göç ettirdi ve 1881'e kadar orada yaşadı.Az amerikai kormány megtorlása elől Ülő Bika Kanadába vezette a törzsét, ahol 1881-ig éltek.
Temmuz 1987'de Madonna, Who's That Girl World Tour'u başlattı ve Eylül 1987'ye kadar devam ettirdi.Ez év júniusában indult el a Who’s That Girl Turné is, amely szeptemberig tartott.
Bu görevi Aralık 2015'e kadar devam ettirdi.Ezt a feladatát 2015 októberéig látta el.
Domitian daha sonra Lamia'yı idam ettirdi.Trónra lépése után Domitianus kivégeztette Lamiát.
Çıplak ettirdi.Teljesen meztelen volt.
Kudümzenbaşılığı ölümüne kadar devam ettirdi.A báni méltóságot haláláig viselte.
Sosyal Demokratlar 1998 ve 2002 seçimlerinde de iktidarlarını devam ettirdiler.Az elmúlt választások során 1998-ban és 2002-ben a kampányfőnöki teendőket is ellátta.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Gyakorlatait alternatív lelkiségként jellemezhetjük.
Martin albüm kaydıyla ilgili olarak şunu söyledi: "Bir şey bizi devam ettirdi: 'In My Place' kaydı.Martinin mukaan: ”yksi asia sai meidät jatkamaan: 'In My Place:n' äänittäminen.
Yakup ona sözünden dönmeyeceğine dair yemin ettirdi.Kingpin vannoi, ettei jättäisi asiaa tähän.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Sitä voisi kuvailla vaihtoehtorockiksi.
Çıplak ettirdi.Ihmiset alastomuudessa.
Konya Orduevi'ni inşa ettirdi.Sen sijaan kaupunki luotti armeijaansa.
Pulcheria, Marcianus'a Krisafius'u idam ettirdi.Valtaan päästyään Marcianus antoi teloittaa Chrysaphiuksen.
Bombacı arabasını polis karakolu yakınında infilak ettirdi.Gallinari avasi välittömästi tulen poliisiautoa kohti.