Ana içeriğe geç
Sözlük

ettir ile cümle

ettir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hiç kimseye bana yardım ettiremem.I can't get anyone to assist me.
Çok büyük bir kaya parçasını hareket ettirmek çok zor olacak.Moving a huge boulder is going to be very hard.
Onun arabasını tamir ettirmelisin.You should get his car fixed.
O küçük kız kardeşine odasının duvarını boyamasına yardım ettirdi.He had his younger sister help him paint the wall of his room.
O, ablasına odasının duvarını boyamasına yardım ettirdi.He had his older sister help him paint the wall of his room.
Çok dikkatli hareket ettirmeliyiz.We have to move very carefully.
Sanırım gözlerimi kontrol ettirmemin zamanıdır.I think it's time for me to get my eyes checked.
Obuamı tamir ettirmem gerekiyor.I need to get my oboe repaired.
Tom işitmesini test ettirdi.Tom got his hearing tested.
Tom gözlerini test ettirdi.Tom got his eyes tested.
Bunu yapabilmemin tek yolunun Tom'u bana yardım ettirmek olduğunu anladım.I've figured out that the only way I can do this is to get Tom to help me.
Tom Mary'ye yardımını kabul ettirdi.Tom got Mary to accept his help.
Tom Mary'yi John'a yardım ettirmeye çalıştı.Tom tried to get Mary to help John.
Tom Mary'ye önerimizi kabul ettirmeye çalıştı.Tom tried to get Mary to accept our proposal.
Tom Mary'ye gözlerini kontrol ettirmesini söyledi.Tom told Mary she should get her eyes checked.
Tom son zamanlarda terfi ettirildi.Tom got promoted recently.
Tom Mary'ye zorla kabul ettirmek istemiyordu.Tom didn't want to impose on Mary.
Tom dün gece Mary'yi rahat ettiriyor gibi görünmüyordu.Tom couldn't seem to put Mary at ease.
Tom kimin terfi ettirilmesi gerektiğine karar veremedi.Tom couldn't decide who should get promoted.
Tom'a Mary'ye yardım ettirmeye çalıştım.I tried to get Tom to help Mary.
Ona saatimi tamir ettirdim.I had him repair my watch.
Elim soğuktan o kadar uyuşmuş ki parmaklarımı hareket ettiremiyorum.My hand is so numb with cold that I can't move my fingers.
Tom ustabaşılığa terfi ettirildi.Tom was promoted to foreman.
Gözlerini muayene ettirmelisin.You should have your eyes examined.
Gözlerini kontrol ettirmelisin.You should get your eyes checked.
Kapıyı tamir ettirdim.I had the door repaired.
Balık kuyruğunu hareket ettirerek yüzer.The fish swims by moving its tail.
Derhal kendini doktora muayene ettirmelisin.You should get yourself examined by the doctor immediately.
Pişmiş et hala ettir.Cooked meat is still meat.
Onun banka hesabına yıllardır faiz tahakkuk ettirildi.The interest on his bank account accrued over the years.
Senin ürününü kayıt ettirdin mi?Did you register your product?
Gelenekleri farklı bağlamlarda devam ettirmek zordur.It's difficult to keep traditions in different contexts.
Onları bize nasıl yardım ettireceksin?How will you get them to help us?
Arabamı tamir ettirmenin ne kadara mal olacağını bilmiyordum.I didn't know how much it would cost to get my car repaired.
Kulaklarımı kontrol ettirdim.I had my ears checked.
Gözlerimi kontrol ettirdim.I had my eyes checked.
Okul müdürlüğü görevine terfi ettirildi.He was promoted to the position of school principal.
İkinizi de bana yardım ettirmek istiyorum.I'd like to get you both to help me.
Öğretmenler öğrencileriyle flört edemezler ve işlerini devam ettirmeyi umamazlar.Teachers can't date students and hope to keep their jobs.
Tom'u bana yardım ettiremem.I can't get Tom to help me.
Bunu daha uzun süre devam ettiremeyiz.We can't keep this up for much longer.
Sen beni terk ettiremezsin.You can't make me leave.
Bacaklarımı hareket ettiremiyorum.I can't move my legs.
Tom aslında Mary'yi kendisiyle dans ettirdi.Tom actually got Mary to dance with him.
Bunu hareket ettirelim.Let's get this moved.
Rezervasyonumu iptal ettirmek istiyorum.I'd like to cancel my reservation.
O istemiyorsa Tom'a yardım ettiremezsin.You can't make Tom help if he doesn't want to.
Tom buradayken ona sızdıran musluğunu tamir ettirmek isteyebilirsin.While Tom is here, you might want to have him fix your leaky faucet.
Amcam beni bir çevirmen olarak hareket ettirdi.My uncle had me act as a translator.
Tom'u ağırlamayı devam ettir.Keep Tom entertained.
Tom'un tahmin etmesini devam ettir.Keep Tom guessing.
Tom berat ettirildi.Tom was acquitted.
Tom'u terfi ettirdim.I promoted Tom.
Bir yılda üç defa terfi ettirildi.He was promoted three times in one year.
Beni terk ettirme.Don't make me leave.
Ben herhangi bir şeyi hareket ettirmedim.I didn't move anything.
Lütfen beni terk ettirme.Please don't make me leave.
Tom'a sana yardım ettirebilirim.I can get Tom to help you.
Seni bize yardım ettirebilirim.I could make you help us.
Tom'a hata yaptığını kabul ettirdim.I got Tom to admit he'd made a mistake.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ettir ile cümle - Sayfa 3 - ettir kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App