Ana içeriğe geç
Sözlük

ettir ile cümle

ettir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bisikletimi tamir ettirmeliyim.I must have my bicycle repaired.
Birkaç gün içinde arabanı tamir ettirmeliyim.I must have my car fixed in a few days.
Bisikletimi erkek kardeşime tamir ettirdim.I had my bicycle fixed by my brother.
Arabamı tamir ettirmeliyim.I must have my car repaired.
Oğluma kapıyı tamir ettirdim.I got my son to repair the door.
Mağazada saatimi tamir ettirdim.I had my watch repaired at the store.
Ona ayakkabılarımı tamir ettireceğim.I will have him mend my shoes.
Ben ona ayakkabılarımı tamir ettirdim.I got him to mend my shoes.
Ona bisikletimi tamir ettirdim.I got him to fix my bicycle.
Ona arabamı tamir ettirdim.I got him to repair my car.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.I had to have my brother help me with my homework due to illness.
Gözlerimi muayene ettireceğim.I'm going to have my eyes examined.
Arkadaşlarımı bana yardım ettirdim.I got my friends to help me.
Saatimi tamir ettirmeliyim.I must have my watch repaired.
Biz komşu ülkelerle dostane ilişkileri devam ettirmeliyiz.We should keep up friendly relations with neighboring countries.
Saatimi tamir ettirmem 50 dolara mal oldu.It cost me 50 dollars to have my watch fixed.
Cesaretini devam ettir.Keep up your courage.
Arabamı tamir ettirmek bana üç yüz dolara mal oldu.It cost me three hundred dollars to have my car repaired.
Arabamı tamir ettirmem bana bir servete mal oldu.It cost me a fortune to get my car repaired.
Bagajımı nerede kontrol ettirebilirim?Where can I check my baggage?
Bunu bir tamirciye götürün ve tamir ettirin.Take it to a mechanic, and get it fixed.
Keşke Çincemi devam ettirseydim. İşim için ona ihtiyacım var.I wish I'd kept up my Chinese. I need it for my job.
Juri onu suçtan beraat ettirdi.The jury acquitted him of the crime.
Ona bu saati tamir ettireceğim.I will have him repair this watch.
Ona işinde sana yardım ettir.Get him to help you with the work.
General rütbesine terfi ettirildi.He was advanced to the rank of general.
O hâlâ müziğe olan ilgisini devam ettiriyor.He still keeps up his interest in music.
O, karısına gömleğini tamir ettirdi.He got his wife to mend his shirt.
O, eski makineyi tamir ettirdi.He had the old machine fixed.
Kız kardeşine onun odasını boyamasına yardım ettirdi.He got his sister to help him paint his room.
Ona bir belediye başkanı olarak yemin ettirildi.He was sworn in as mayor.
O, saatini tamir ettirdi.He got his watch fixed.
Yakında arabayı hiç tamir ettirmedi.He had the car fixed in no time at all.
Yeni evini yangına karşı sigorta ettirdi.He insured his new house against fire.
Geçen hafta kendini terfi ettirmeyi başardı.He managed to get himself promoted last week.
Bahçede kardeşine kendisine yardım ettirdi.He had his brother help him with the gardening.
O beraat ettirildi.He was acquitted.
O, generalliğe terfi ettirildi.He was promoted to general.
Onlara arabamı tamir ettireceğim.I'll have them repair my car.
Bana acele ettirdi.She made me hurry.
O, İngilizce kompoziyonunu bir İngilize kontrol ettirdi.She had her English composition checked by an Englishman.
Zihin varlığını devam ettirmeye çalıştı.She tried to keep her presence of mind.
Kafanı muayene ettirmelisin.You should have your head examined.
Annem bir buzdolabı aldı ve onu teslim ettirdi.My mother bought a refrigerator and had it delivered.
Mahkeme onu cinayet suçlamasından beraat ettirmiştir.The court acquitted him of the charge of murder.
Saatimi gerçekten tamir ettirmeliyim.I really must have my watch repaired.
Yarın bu radyoyu tamir ettireceğim.I'll have this radio fixed tomorrow.
Yarına kadar bu ayakkabıları tamir ettireceğim.I will get these shoes repaired by tomorrow.
Bir arkadaşı anos ettirebilir miyim?Can I have a friend paged?
İktidar partisi vergi yasa tasarısını kabul ettirdi.The ruling party pushed its tax bill through.
Taeko'nun korktuğundan ve Yuri'yi kendine eşlik ettirmeye çalıştığından eminim.I'm sure Taeko was scared and tried to get Yuri to go along with her.
Ayar kolunu yukarı doğru hareket ettirerek koltuk yüksekliğini ayarlayabilirsiniz.You can adjust the seat height by moving the adjustment lever up.
Arabayı tamir ettirmek 300 dolara maloldu.It cost $300 to get the car fixed.
O, terfi ettirildi.She was promoted.
O, iki yıl önce albaylığa terfi ettirildi.He was promoted to colonel two years ago.
Ben saatimi tamir ettirdim ama tekrar bozuldu.I had had my watch repaired, but it broke again.
Saatimi nerede tamir ettirebilirim?Where can I have my watch repaired?
Teknik bilgi eksikliği, onun terfi ettirilmesini engelledi.His lack of technical knowledge kept him from being promoted.
Beni ona yardım ettirmeye çalıştı.He tried to get me to help him.
Charles'ı bana yardım ettirmeye çalıştım fakat o etmedi.I tried to get Charles to help me, but he wouldn't.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod