İkinci sınıftan itibaren eğitimini Kadirli'de devam ettirmiştir.Efter den andra träningen följer kvalificeringen.
Walker ailesi şirket faaliyetlerini daha küçük ölçekte 1980'li yıllarda da devam ettirdiler.Paret Walker höll företaget igång under 1980-talet men på mycket mindre skala.
1485 yılında Kral Ladislaus II Jagello kaleyi yeniden inşa ettirmeye başlamıştır.År 1485 begynte kung Vladislav II att återuppbygga och restaurera slottet.
Trajan'ın inşa ettirdiği sukemeri hala izlenebilmektedir.Terrängen runt Trajanov prochod är kuperad.
Köydeki yaşlılardan bazıları oyunlarımızı çok iyi bilmekte ancak devam ettiren maalesef bulunmamaktadır.Som många av er säkert redan har läst har vår nöjespark ekonomiska problem, vilket vi inte längre kan förneka.
Voldemort asasını çalarak öz babasını öldürmüş ve hafıza büyüsü yaparak dayısına itiraf ettirmiştir.De mördades av Voldemort, som modifierade sin morbrors minne, och lyckades få honom att erkänna morden.
Bu iki heykeltıraş ve mimarın işi Venedik'te Gotik mimariyi örnek teşkil ettirmekti.Dessa två arkitekter och skulptörer är goda representanter för den venetianska gotiska stilen.
Messalina, 48 yılında Claudius tarafından idam ettirildi.År 48 lät Claudius avrätta Messalina.
Grup, hâlen çalışmalarını Suburban Noize Records altında devam ettirmektedir.Gruppen har skivkontrakt med Suburban Noize Records.
Türünün en güçlü ve başarılı kadın sanatçılarından biri olarak kendisini kabul ettirmiştir.De jobbigaste och värsta killarna har hon själv adopterat.
ABD'de kendini sanat eleştirmeni olarak kabul ettirdi.Särskild betydelse fick han som konstkritiker.
Onun çalışması daha sonradan Johannes Kepler ve Galileo Galilei tarafından devam ettirildi ve genişletildi.Hans arbete försvarades, utvecklades och korrigerades av Johannes Kepler och Galileo Galilei.
İsyanın elebaşısı olan 12 askeri kurşun dizdirerek ve 20 askeri astırarak idam ettirdi.Han avrättade personligen fyra fångar med pistol och beordrade hängning av 22 personer.
İtalya ve eyaletler boyunca yollar ve kanallar inşa ettirdi.Han lät bygga en mängd vägar och kanaler både i Italien och i provinserna.
1943'te Savunma Bakan yardımcılığına tayin ettirildi.Han utnämndes till biträdande utrikesminister 1943.
Bu görevini 1563'teki zamansız ölümüne değin devam ettirdi.Där gjorde han en uppmärksammad karriär ända till sin förtida död 1563.
Bu arada John MacTavish, çavuşluktan yüzbaşılığa terfi ettirilmiştir.Efter hemkomsten befordrades MacClintock till kapten.
Nomura'ya dönmek ve çalışmalarını burada devam ettirmek istemiştir ve bu isteği onaylanmıştır.Denna gång tackade han nej. Han ville återvända till Nomura och fortsätta sitt arbete där.
Allan ailesi 1812'de Poe'yu Episkopal Kilise'de vaftiz ettirdi.Familjen Allan lät döpa den unge Edgar i Amerikanska Episkopalkyrkan 1812.
P262 Gözle, ciltle veya kıyafetle temas ettirmeyin.S24/25 Undvik kontakt med huden och ögonen.
Bu ormanlar dinamik yapısına uygun bir işletmecilikle devam ettirilebilir.Gårdsfasad må behandlas på ett arkitektonisk tillfredsställande sätt.
Böyle hayatını devam ettiren bitkilere "epifit" adı verilir.Läran om sådana sjukdomar och deras utbredning kallas epizootiologi.
Ancak bu zirai gelir sahiplerinin kazançları kendi geçimlerini idame ettirmeye dahi yeterli değildir.Med andra ord räcker inte avkastningen till mer än ägarens uppehälle.
Bu görevi Aralık 2015'e kadar devam ettirdi.Detta uppdrag hade han till april 2015.
Go oyununda taşların yerleştirilmesi ve hareket ettirilmesini kısıtlayıcı kurallar vardır.Att sätta spelregler och flytta gränser.
1990'larda elde ettiği başarıları 2000'lerde devam ettirdi.Framgångarna fortsatte under 1990-talet.
1911 yılında Generalfeldmarschall rütbesine terfi ettirildi.Han utnämndes 1911 till fältmarskalk.
At hareket ettirilmemeli ve biran önce veteriner çağırılmalıdır.Organen får inte slängas innan en veterinär har inspekterat dem.
Macaristan eski anayasayı devam ettirdiği için böylece ortaya bir Avusturya-Macaristan ikiliği çıktı.Nu skapades den österrikisk-ungerska dualismen då Ungern behöll sin gamla författning.
Graser’in topluluğunda kendini kabul ettirmiştir.Däremot tillkom Grästorps kommun..
Suçluların adaya getirilmesi 1840 ve 1864 yılları arasında aralıklarla devam ettirilmiştir.Transporten av fångar till Australien fasades ut mellan 1840 och 1868.
Ayrıca kendi adı ile anılan kemer ile inşa ettirmişti orada ve Yunan sevgilisi Antinous vardı.Він там також спорудив арку свого імені і мав грецького коханця Антиноя.
Göktürkler para da darp ettirmişlerdir.Подушний податок (гезіт) збирався грошима.
Fakat çalışmayı yürütenler çalışmayı devam ettirmiş ve katılımcılara penisilin vermemiştir.Однак керівники дослідженнями продовжили досліди і не пропонували піддослідним лікування пеніциліном.
2003 verilerine göre nüfusun %64'ü günlük 1 Dolar'dan daha az bir kazanç ile yaşamını idame ettirmektedir.За даними доповіді 2009 р., близько 42 % населення живе на менш ніж $1 на день.
Sanatçı halen çalışmalarını devam ettirmektedir.Художник продовжив роботу над нею.
Bu başarıları devam ettirmek için buradayım.І тут йому супроводжує успіх.
Bunların arasında Regan'ın çalışmalarını Natural Histoy Museum'da devam ettiren Ethelwynn Trewavas da vardı.Серед них була Етельвін Тревавас, що продовжила роботу в музеї природознавства.
Bir LiCl eriyik ile temas ettirilerek) aktarılır.Ліквідована в зв'язку зі знесенням забудови).
Buna rağmen İGD faaliyetlerini gayri resmi olarak devam ettirir.Але, згідно із законодавством, вони офіційно перебувають у розшуку. .
Kaleleri tekrar tamir ve inşa ettirdi.Вони відремонтували і перебудували замок.
Sınırlı imkânları ile bu durum artarak devam ettirilmektedir.На превеликий жаль, цим їх функції обмежуються.
Daha sonra zehirlendiğini anlayan Bilge Kağan, Buyruk Çor'u ve bütün ailesini idam ettirdi.Водою, що дівчина потім принесла, отруїлась вона та всі її рідні.
Amaçları İsrail’in Yahudi çoğunluğunu devam ettirmekti.Саме цього і прагнули єврейські більшовики.
Seyrani ustalığını konuşturarak onları pes ettirir.Та глядачі все ще стоячи аплодують його таланту.
Karşıt kutuplarda şarjlı olan statörlerin kutupları sürekli değişerek diyaframı hareket ettirirler.Кількість поживних речовин, які містяться в бульбах картоплі, постійно змінюється.
On yıl sonra Sergius, Hollywood'da figüran olarak hayatını idame ettirmektedir.Десять років потому Сергій живе в злиднях, працюючи статистом в Голлівуді.
Şehirde bir cami inşa ettirdi ve askerlerini yerleştirdiği bir garnizon kurdu.Він збудував великий форт для захисту міста та розмістив у ньому гарнізон.
Burada da eski hayat tarzlarını aynen devam ettirdiler.Проте, люди продовжують вести колишній спосіб життя.
Grup, hâlen çalışmalarını Suburban Noize Records altında devam ettirmektedir.Наразі є підписантом Suburban Noize Records.
Tuş, pes ettirme, saydırma veya diskalifiye yoktur.Не обійшли тернівчан ні продрозверстка, ні розкуркулювання, ні репресії.
Yakup ona sözünden dönmeyeceğine dair yemin ettirdi.Томмі поклявся у що б то не стало порахуватися з ним.
Geri kalan piramitlerin hangi Firavun için kim tarafından inşa ettirildiği bilinmemektedir.Комп'ютер: Я не розумію, яку піраміду ви маєте на увазі.
Kanunî tarafından yakalatılır ve idam ettirilir.Мене ловлять і засуджують до смерті.
Suçu mutlaka itiraf ettirme anlayışına dayanır.Відповівши, ні — визнала б свою провину.
2016-17 sezonunda da etkili performansını devam ettirdi.Сезон 2016/17 року не приніс йому значних успіхів.
Silah kundakları elle hareket ettiriliyordu.Артилерійське знаряддя було перенесене на руках.
Son aylarında kollarını, bacaklarını hareket ettiremedi ve konuşamadı.До вечора боліли руки і ноги, не міг ні встати ні сісти.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Аналогічним образом була змінена й уніформа.
1706 yılında Kethüda Gülnuş Hatun tarafından tamir ettirilmiştir.У 1708 році був заснований козачий хутір Калач.