Natalya, Banks'i Sharpshooter ile pes ettirdi.Бэнкс начал отступать к Винчестеру.
Ardından Naomi'yi Sharpshooter ile pes ettirdi.Впоследствии Ономакрит помирился с Писистратом.
Devletlerin kendi üstülüğünü halka kabul ettirdiğini belirtir.Неизвестно исполнили ли свое обещание местные власти.
Bu bakteriler oksijensiz ortamda yaşamlarını devam ettirirler.Такие анаэробы постоянно живут в лишенной кислорода среде.
Çeşitli polis karakolları arasında dolaştırıldı ve defalarca kez evi ve bürosunun aramasına nezaret ettirildi.Иногда он сам вынужден был скрываться, полиция несколько раз обыскивала его дом.
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.В двери была сделана щель, в которую прихожане бросали пожертвования.
Böylece otoriter yöneticiler istifa ettirildi ya da devrildi.Оставшиеся офицеры были запуганы или дезертировали.
Bu kıvılcım devam ettirilecektir." diye açıklayacaktır.وما أدراك ما الحطمة ؟ نار الله الموقدة) فهذا الإجمال والإيهام.
Önemini ilk olarak kabul ettiren gökbilimci olan Walter Baade'nin adıyla anılır.وقد سُميت على اسم عالم الفلك فالتر بادي (Walter Baade) الذي تطرق لأول مرة إلى أهميتها.
On altı yaşına geldiğinde Uruguay'dan Arjantin'e taşınmaya ve kariyerini orada devam ettirmeye karar verdi.وعندما بلغت سن السادسة عشر انتقلت من الأوروغواي إلى الأرجنتين ، وقررت مواصلة مسيرتها الفنية هناك.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.كما أعاد ترميم 82 معبد مختلف ليُظهر رعايته للآلهة الرومانية.
Bu kişi veya topluluklar çoğu zaman nüfusun az olduğu yerlere göç ettirilmişlerdir.وكان معظمًا للفقراء، متكبرًا على الأغنياء مما يُرسى في القلوب الزهد في الدنيا من غير موعظة ولا كلام طويل..
Sponsorlar, yazılımcılar ve kullanıcılar sabit tempoyu sürekli devam ettirebilmelidir.ينبغي على الرعاة والمطورين والمستخدمين أن يكونوا قادرين على الحفاظ على وتيرة ثابتة على الدوام.
Temmuz 1987'de Madonna, Who's That Girl World Tour'u başlattı ve Eylül 1987'ye kadar devam ettirdi.بدأت مادونا جولة من هذه الفتاة في يوليو 1987، واستمرت حتى سبتمبر من نفس العام.
Çeşitli polis karakolları arasında dolaştırıldı ve defalarca kez evi ve bürosunun aramasına nezaret ettirildi.حيث تنقلت بين عدد من مراكز الشرطة وأجبرت على مرافقة الشرطة لتفتيش منزلها ومكتبها.
Arafat aynı süreci Libya ve Suriye gibi diğer Arap ülkelerinde de devam ettirdi.واستمر ياسر عرفات على نفس المنوال أيضًا في الدول العربية الأخرى مثل سوريا، وليبيا.
Benito Mussolini tarafından Savaşı Bakanı atandı ve Mareşal rütbesine terfi ettirildi.كما عينه بنيتو موسوليني وزيرًا للحرب، ورقاه إلى رتبة مارشال.
Tito, iç harp esnasında muhalifi olan Dragoljub Mihailović'i 1946 yılında idam ettirdi.وفي أثناء الحرب الأهلية أمر تيتو بإعدام عدوه Dragoljub Mihailović في عام 1946 ميلاديًا.
Bu esnada saldırgan, üzerinde taşıdığı patlayıcıları infilak ettirdi.أثناء هذا فجر المهاجم المفرقعات التي كان يحملها.
Hoca Sefer, iki gemiyi birbirine sabitleyerek üzerine bir kule inşa ettirdi.أمر "هوجا سفار" بتثبيت سفينتين و إنشاء برج فوقهما.
Erkek çocukları 7-9 yaslarında sünnet ettirilir.يمكن أن يتعلم الطفل 7-9 كلمات تقريبًا.
Başlattıkları hareket, II. Friedrich'in ölümünden sonra, oğlu Manfredi tarafından devam ettirilmiştir.استمرت هذه التجربة بعد وفاة فريدريك في بلاط ابنه مانفريدي.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.وهو متوفر كعلاج بديل.
Bu teklifler idam gününe kadar devam ettirildi.استمرت الاستعدادات حتى يوم تنفيذ العملية.
Bu faaliyetler halen tarafınca devam ettirilmektedir.ورغم ذلك، واصل هذا النشاط هناك.
Bu çalışma zamanla tıp dünyasına doğru anlayışı kabul ettirdi.واستطاع هذا العمل أن يقنع العالم الطبي تدريجيا بصحته.
Lisenin hemen başında Feynman hızla daha üst matematik derslerine terfi ettirilmiştir.في بداية دراسته بالمدرسة الثانوية، رقّي فاينمان إلى فصول المتفوقين للرياضيات.
Mesela, bir kapıyı açıp/kapamak için farenin ileri/geri hareket ettirilmesi gerekir.فترك ابن نغريلة قرطبة وتوجه لملقة وفتح حانوت للتوابل.
Bu esnada HAL onları duyamasa da, fark ettirmeden dudaklarını okumaktadır."هال" الذي لا يسمعهما يقرأ شفتيهما ويعرف مخططهما.
Hala gelişimini günden güne devam ettirmektedir.كما يكشف عن التطور من لحظة إلى أخرى.
Padişahın kendisine yaptırdığı bir av evinin altına kendi için inşa ettirdiği bir hamamdır.استقر الشيخ بوزيد في موطنه، واشتغل معلما للقرآن الكريم بزاوية قجال.
Bu görevi Aralık 2015'e kadar devam ettirdi.وكان مقررا أن تمتد البعثة حتى شهر مارس 2015.
Şu sıralar maddenin geliştirilmesi işini Surrey NanoSystems şirketi devam ettirmektedir.المادة حالياً تحت تطوير مضمون من قبل شركة Surry NanoSystems.
Bu durumda tedavinin uzun süreceği ve verilen ilaçların hekim kontrolünde devam ettirilmesi gerekmektedir.لذلك، يجب تجنّب استخدامها في حال تواجد أدوية يمكن التحكم بها أكثر.
Kaleleri tekrar tamir ve inşa ettirdi.حيث سيتم هدم المبنيين وانشائهما من جديد.
Pepsi, reklamı yayından kaldırdı ve Madonna'yla yaptığı sponsorluk kontratını iptal ettirdi.حظرت شركة بيبسي نشر هذا الأعلان مرة أخرى، وفسخت عقد الرعاية الذي وقعته بينها وبين مادونا.
Telekinetik yetenek: Cisimleri düşünce gücüyle hareket ettirebilir.تطوير القدرات الذهنيه: لكى يصبح تفكيرك تفكيراً خلاقاً.
Ayrıca ilk elektrikli ticari telgrafı 9 Nisan 1839 Wheastone ve Cooke tarafından inşa ettirilip açılmıştır.ويزعم ن أول تلغراف كهربائي تجاري شيده ويتستون وكوك وافتتح يوم 9 أبريل عام 1839.
İrini bu isyanı duyunca, Hagios Eugenius Manastırı katliamından esir alınanları idam ettirdi.وعندما سمعت ايرين عن هذا العصيان ، أعدمت الأسرى المأخوذين من مذبحة دير أيا أفجينوس.
Bunu yaklaşık bir yıl boyunca devam ettirmiştir.واستمر هذا الاحتلال حوالي سنة واحدة.
Bilinen Karadeniz gelenekleri devam ettirilmektedir.ومثاله عادات السادات سادات العادات.
Bölgede hâlen arkeolojik kazılar devam ettirilmektedir.حيث أن الماكينات العتيقة ما زالت متداولة هناك.
Okul kısa sürede başarılarıyla adından söz ettirmeyi başarmıştır.وصارت المدرسة تسجل النجاح تلو النجاح.
Fakat kendisini fark ettirmesi çok da uzun sürmedi.لكنه لم يستقر يها طويلا.
Top tekrar küpe geri konulur ve bu seçim süreci tekrar ettirilir.يعود مرة أخرى المائع إلى الضاغط وتتكرر الدورة.
Tom bir şey söylememem için bana yemin ettirdi.توم جعلني اقسم يمين ان لا أقول شيئ
1649 yılında ailenin reisi Filippo Bon, bu yerde geniş bir saray inşa ettirmeye karar verdi.Em 1649, o chefe da família, Filippo Bon, decidiu construir um grande palácio naquele sítio.
Temmuz 1987'de Madonna, Who's That Girl World Tour'u başlattı ve Eylül 1987'ye kadar devam ettirdi.Em junho de 1987, ela embarcou na Who's That Girl World Tour, que durou até setembro.
Çıplak ettirdi.Facies nuda.
Karışık ve eğlenceli ve üzücü ve komik ve sizi DANS ettirecek," yazdı.Complexo e engraçado e triste e alegre e isso o faria dançar".
Valens, her üçünü 27 Mayıs 366 tarihinde idam ettirdi.O imperador executou os três em 27 de maio de 366.
İtalya ve eyaletler boyunca yollar ve kanallar inşa ettirdi.Construiu canais e estradas por toda a Itália e pelas províncias.
Her gece savaşan Ra ve Apep o dönemden beri bu savaşı devam ettirir.Rá e Apep, lutando entre si a cada noite, continuam esta luta até o presente.
Mikhail, yeni karısını ihmal edip, İngerina olan ilişkisini devam ettirdi.Miguel parece ter ignorado completamente sua nova esposa e continuou seu caso com Ingerina.
Regus yeni iş merkezleri açarak genişleme politikasını devam ettirdi.A Regus tem mantido a sua política de expansão, abrindo novos centros de negócio.
III. Aleksios, V. Aleksios'u kör ettirdi ve onu idam edecek olan haçlılara terk etti.Aleixo III mandou cegar Aleixo V e entregou-o aos cruzados, que o executaram.
Martin albüm kaydıyla ilgili olarak şunu söyledi: "Bir şey bizi devam ettirdi: 'In My Place' kaydı.De acordo com Martin, "uma coisa nos manteve: a gravação de 'In My Place'.
R. Kelly, 12 Play serisini TP-2.com (2000) ve TP-3: Reloaded (2005) adlarında iki albümle devam ettirdi.Kelly depois lançou as sequências TP-2.com (2000) e TP-3: Reloaded (2005).
527–565) buraya bir saray ve Meryem Ana'ya ithaf edilmiş bir kilise inşa ettirmiştir.527–565) construiu um palácio neste local, que incluía um porto e uma igreja dedicada a Santa Maria.
Göktürkler para da darp ettirmişlerdir.Bens Supérfluos: São os bens dispensáveis.