Ana içeriğe geç
Sözlük

ettir ile cümle

ettir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hayatını Amerika Birleşik Devletleri'nin Seattle şehrinde devam ettirmektedir.La compañía tiene su sede en la ciudad de los EE.UU. de Seattle.
Ayrıca kendi adı ile anılan kemer ile inşa ettirmişti orada ve Yunan sevgilisi Antinous vardı.Mandó construir el Arco de Adriano y tuvo un amante griego, Antínoo.
Yakup ona sözünden dönmeyeceğine dair yemin ettirdi.Isabel jura que no le sobrevivirá.
26 Nisan 1915'te Süleyman Bey korgeneral rütbesine terfi ettirildi.El 26 de abril de 1915 Suleyman bey fue ascendido al rango de teniente general.
Kazı çalışmalarına 2001 ve 2002 yılında da devam ettirilmiştir.Él jugó con los Cachorros en los años 2001 y 2002.
Ve savaşı devam ettirmeyi düşünüyordu.Por lo que decidió continuar con la guerra.
Oğlu Ali Uyav da bu mesleği devam ettirmiştir.Su hijo Alejandro Magno continuó la labor.
Yanar haldeki bir Hanukiya hareket ettirilmez.El bebé debe estar en un ambiente sin humo.
Bunu yaklaşık bir yıl boyunca devam ettirmiştir.Continuamos trabajando a lo largo de un año.
Kütahya Hükümet Konağı'na bir oda ilâve ettirmiştir.Esto obligó a Kafka a alquilar una habitación.
Bu gelenek günümüzde hala bazı krallıklarda devam ettirilmektedir.Actualmente esta costumbre suele ejecutarse solo en algunos monasterios.
Şubat ayının 28 gün olması durumu devam ettirildi.Ambos días fueron retirados de febrero, que pasó a tener 28.
Günümüz de çalışmalarını bu stüdyoda devam ettirmektedir.Este sistema persiste hasta nuestros días en esta casa de estudios.
Kütüphaneler, su kemerleri, hamamlar ve tiyatrolar inşa ettirdi.Edificó bibliotecas, acueductos, termas, y teatros.
Ayrıca biseksüelliğiyle de adından söz ettirmiştir.Tampoco ocultaba su bisexualidad.
Ancak derginin kapanmasıyla devam ettirilememiştir.El periódico no continuara sin él.
Son aylarında kollarını, bacaklarını hareket ettiremedi ve konuşamadı.Sólo podía mover mínimamente el brazo y la pierna izquierdos y no podía hablar.
Kadınlara oy hakkının verilmesini savundu ve bu hakkı 1919'da kabul ettirdi.Trabajó por el derecho al voto de la mujer, que se obtuvo en 1919 en Alemania.
Öğrenciyken babasını kaybetti, hayatını devam ettirebilmek için çalışmak zorunda kaldı.Gracias a su tío sacerdote, pudo volver a estudiar.
Daha sonra, 1942 yazında, Generaloberst rütbesine terfi ettirildi.En el verano de 1942, fue promovido a Generaloberst.
Albaylıktan tuğgeneralliğe terfi ettirilen Connor kısa bir süre sonra da tümgeneral yapılmıştır.Soler fue ascendido a coronel y llegaría más tarde a general.
Lutatius Catulus, zaferini kutlamak için Campus Martius'da Juturna için bir tapınak inşa ettirdi.Para celebrar su victoria, Lutacio Cátulo construyó un templo en honor a Juturna en el campo de Marte.
1811 (Kasım) ve 1813 (Eylül) senelerinde kütüphane için iki vakfiye tanzim ettirmiştir.En sólo dos años, 1811 y 1812, alcanzó cinco ediciones.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Algunos de esos refugiados mantuvieron su fe judía secretamente.
Böylece onun güvenini kazanır ve yakalayıp idam ettirir.Una vez ganada su confianza los atrapa y se los come.
Bu görevini Aralık 1997'de istifa edene kadar devam ettirdi.En ese lugar se mantuvo hasta su renuncia al cargo en diciembre de 2001.
Cadı ona bebekleri kurban ettirmiştir.La bebé es devuelta a sus padres.
Eğer rüzgar iyi esiyorsa gemi yelkenle de hareket ettirilebiliyordu.Si esto continua así podría poner en peligro a la nave.
Karışık ve eğlenceli ve üzücü ve komik ve sizi DANS ettirecek," yazdı.Que es salvaje y loco, interesante y dinámico, y estoy feliz de que vine”.
Daha ilk sezonunda gösterdiği performansla adından söz ettirmiştir.Hay que recordar que también lo mató en el episodio de la temporada anterior.
Bu durumdan yararlanan Vikingler yağmalarını devam ettiriyorlardı.Bajo tales condiciones sus orquídeas prosperaron.
Ayrıca Lise mezunları internet üzerinden birbirleriyle bağlarını devam ettirmeye çalışmaktadır.Además el Seminario ofrece varios cursos de aprendizaje a distancia por medio de Internet.
Deltoid, kolu öne, yana, arkaya hareket ettirir.Tailgun: Activa el disparo doble, hacia delante y atrás.
Öğrenimini Hasankale'de başlamış, sonra Erzurum'a gelerek devam ettirmiştir.Seguirá luego hasta Zifrón y terminará en Hazar-enán.
"Volkswagen" olan takma adını kaliteli performansını bozmadan devam ettirmesinden almıştır.El mayor don del "humito" es que lleva a cabo su función sin dañar en lo más mínimo.
Başka bir hareketlilik konusu da tankı operasyon bölgesine intikal ettirmektir.Otra cuestión sobre la movilidad es la de conseguir llevar el carro de combate al teatro de operaciones.
Charlotte, dikkati dağılan Natalya'ya Figure Eight Leglock yaptı ve onu pes ettirdi.Charlotte forzó a Natalya a rendirse con un «Figure-Eight Leglock».
Bu pullar imparatorluğun sonuna kadar kullanımını devam ettirdi.La Orden del Temple lo conservó hasta el fin de su existencia.
Bugün bu adet maalesef devam ettirilmiyor.Hoy en día este formato está descontinuado.
Bu surlar yeniden Mora despotları tarafından yeniden tamir ettirildi.De nuevo tuvo que intervenir el escultor Marés reparando aquellos desperfectos.
FreeBSD birçok kişi tarafından geliştirilmekte ve devam ettirilmektedir.Fenix ha sido o es criticado por varios motivos.
Kodak tarafından inşa ettirilmiştir.Fue construido por el Arq.
"Bugünkü Türkiye, Türk tarihinin varisi ve devam ettiricisidir.Dicha hacienda siempre represento el ir y venir de la historia mexicana.
Aralarından kralı en çok memnun ettiren Madam du Barry'dir.Seguidamente fue ocupado por Madame du Barry, la siguiente favorita del rey.
Angle, Benoit'i Ankle Lock ile pes ettirerek kemerini korumuştur.(1-1) Angle forzó a Benoit a rendirse con un "Ankle Lock".
İsviçreli yazarlar, Brecht tarzındaki sosyal eleştiriyi devam ettirdiler.Los escritores subsecuentes han luchado continuamente con los argumentos escépticos de Berkeley.
Bu saray Şarlman'ın Aachen'da inşa ettirdiği sarayı yakından andırmakta idi.Me acuerdo que había aquí un terreno que me parece que era donde estuvo el palacio de la Juana.
Bu hırçınca davranışlarını devam ettirdi.Con todo ese ejercicio fue forjándose su derechazo.
O, eski makineyi tamir ettirdi.Fece riparare la vecchia macchina.
Evinde şafak sökene kadar arkadaşlarıyla partiler verdiği bir taverna inşa ettirdi.Aveva fatto costruire una taverna nella sua casa in cui celebrava feste fino all'alba con gli amici.
Allan ailesi 1812'de Poe'yu Episkopal Kilise'de vaftiz ettirdi.La famiglia Allan battezzò Poe, nel 1812, nella Chiesa Episcopale.
Polonyalı Birlikçiler aktivitelerini 1948 yılına kadar devam ettirmiştir.Il Bund polacco continuò la sua attività fino al 1948.
Mayıs 1943 yılında Brandt Albaylığa terfi ettirildi.Nel maggio 1943, Brandt fu promosso colonnello.
İsabet ettirebildikleri için puan kazanırlar.Fortunatamente riescono a farsi perdonare.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Alternativamente possono essere soffiati.
Dardanus bir süre sonra Sebastianus'u idam ettirmiş ve başını Honorius'un Ravenna'daki sarayına göndermiştir.Dardano fece giustiziare Sebastiano e mandò la sua testa alla corte di Onorio a Ravenna.
P262 Gözle, ciltle veya kıyafetle temas ettirmeyin.P262 – Evitare il contatto con gli occhi, la pelle o gli indumenti.
Filippikos bundan kısa bir süre sonra öldü ve Hrisopolis'te inşa ettirdiği kiliseye gömüldü.Filippico morì poco dopo, e venne sepolto in una chiesa che aveva costruito a Crisopoli.
Ama sonunda insanlara kendini kabul ettirir ve onlara ihtiyaçlarını bulmada yardım eder.Alla fine tutti scoprono la sua identità e cercano di aiutarlo per quanto possono.
Bunun için Londra şirketi yeni bir gemi inşa ettirdi.Con l'arrivo del Third Supply, la London Company aveva già costruito una nuova nave.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod