Cansız, verdiği bir röportajında, "Bir anlamda ailemi terk ettim.בראיון מאוחר יותר היא אמרה לגבי אותה התקופה: "במובן מסוים, נטשתי את משפחתי.
Kendi kendimi tecrit ettim.והתחלתי לשעמם את עצמי.
"Terk ettim çünkü...""הסיבה היא ש..."
Kendimi boyadım ve ardından dans ettim.ומיד עמדתי מרעיד, ואחר נתחזקתי.
Ama iyi ettim.אבל זה בסדר.
Madenlerde işçilik ettim.היה פעיל במחנות העולים.
Ben kabul ettim.הסכמתי.
Yemin Ettim Bir kere 1966 yapımı Türk filmidir.Тази статия е за български филм от 1968.
Mücadele ettim.Моята борба.
Madenlerde işçilik ettim.Работи в тютюневите фабрики.
Okulu erken terk ettim.Тръгнах си от училище рано.
Ayaklarım yoruluncaya kadar yürümeye devam ettim.Продължих да вървя, докато краката ми не се измориха.
Onun Batmobile'i sürmesini üçüncü filmde kullandıklarını fark ettim" dedi.Vozi Batmobil, za koji sam primijetio da su ga iskoristili u trećem filmu!"
Ben toplumun alçak kısımlarında yer alan ezilmiş bir sekreter ile başlamayı tercih ettim" dedi.Htio sam krenuti od najnižeg društvenog sloja, potlačene tajnice."
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.U vrijeme kada se pojavila, ideja nije bila prihvaćena.
Onlara telefon ettim.Tražili su mene.
Bir gün oyun alanında ilan ettim: Ben yeni Marilyn Monroe'yim diye.Odabran je upravo taj naziv kolekcije zbog toga što je to dan rođenja Marilyn Monroe.
Baskıyı kabul etmeyip devrimde ısrar ettim.Pobunjuju se, dižući revoluciju.
Onu ikna ettim.Presviedčali ho o tom.
Onlara telefon ettim.Treba ju vzývať.
Beynin kasılmaları o kadar belirgindi ki daha aracımdan inmeden, kafasındaki yarayı fark ettim.Jej zranenia boli natoľko vážne, že sa nikdy neprebudila z kómy.
Madenlerde işçilik ettim.Pozneje je delal v rudnikih.
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.Tedaj priseže, da bo nezvesto ženo ubil.
“50. yaş günümde, yani iki yıl sonra kendimi asma hakkımı elde ettim.”Dve leti kasneje, in sicer v 65-letu se je upokojil.
İpekçi'nin arabası köşede yavaşladığı zaman koştum ve 4 veya 5 el ateş ettim.Jis pamatė, kad automobilis sustojo, greitai pribėgo ir iš 1,5 m atstumo iššovė 2 šūvius.
Yemin Ettim Bir kere 1966 yapımı Türk filmidir.Pagal romaną 1966 m. buvo pastatytas filmas.
Madenlerde işçilik ettim.Dirbo anglių kasyklose.
Onu partiye gitmeye ikna ettim.Įtikinau jį eiti į vakarėlį.
Onu partiye gitmeye ikna ettim.Įtikinau ją eiti į vakarėlį.
Onlara telefon ettim.Telefonid helisesid ja neile vastati.
Ben de kabul ettim.Viimane andis ka nõusoleku.
Baron, "Bu yolda ilerlemek için dualar ettim.Kuningas vastas: "Olen andnud käsu naisele töö jätkamiseks.
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.Kui Han Xin sai kutse, polnud tal muud valikut kui kuuletuda.
Deniz Kuvvetleri’ne gönüllü olarak yazılırken bunun üstüne yemin ettim.Osales Vabadussõja edasistes merevõitlustes abilaevana.
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.11.5가 어디인지도 구했고요 11과 12의 정가운데였죠?
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.Elhelyzetük a 11,5-et, amely éppenséggel pontosan egyenlő távolságra helyezkedik el a 11 és a 12 között.
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.Ho capito dove sta 11,5. Sta schiaffato in mezzo tra 11 e 12.
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.Ik heb aangegeven waar 11,5 is. Het is tussen de 11 en 12 gegooid.
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.Vi har fundet ud af, hvor 11,5 er. Det er lige i midten af 11 og 12.
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.Wir wissen nun, wo 11.5 ist: Genau zwischen 11 und 12.
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.Ya se donde queda 11.5. Es en el medio de los números 11 y 12.
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.Zaznaczyłem gdzie jest 11,5. To jest gdzieś po środku między 11 i 12.
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.Разбрахме къде е 11,5. То е точно в средата между 11 и 12.
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.Я з'ясував де є 11,5. Посередині між 11 і 12.
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.Я отметил 11.5 по середине между 11 и 12.
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.تقع ١١,٥ هنا تقريبا
11.5'un nerede olabileceğini tahmin ettim çünkü 11 ve 12'nin tam merkez noktasında.これは 11 と 10分の5 です.
12 dakikayı geçtiğimizi fark ettim.E eu percebi que passamos dos 12 minutos.
12 dakikayı geçtiğimizi fark ettim.E ho realizzato che ci ho impiegato 12 minuti.
12 dakikayı geçtiğimizi fark ettim. Sonraki videoda başka örnekler çözeceğim. Görüşmek üzere. -Ha ezt mind összeajduk - megpróbálom sorrendben...
12 dakikayı geçtiğimizi fark ettim.Und ich merke, dass ich 12 Minuten bisher aufgenommen haben.
12 dakikayı geçtiğimizi fark ettim.И осъзнавам, че съм направил 12 минути досега.
12 dakikayı geçtiğimizi fark ettim.وانا ادرك انني استهلكت 12 دقيقة
1979'da, ben de kendi ayak izlerimi okyanus tabanına bırakma şansını elde ettim.1979년 저에겐 "짐"이라고 불리던 이 개인 잠수정을 이용해서
1979'da, ben de kendi ayak izlerimi okyanus tabanına bırakma şansını elde ettim.ב- 1979 הייתה לי הזדמנות לשים את טביעות הרגל שלי על קרקעית האוקיינוס
1979'da, ben de kendi ayak izlerimi okyanus tabanına bırakma şansını elde ettim.عام 1979 أتيحت لي الفرصة لوضع بصمة أصبعي على سطح المحيط
1979'da, ben de kendi ayak izlerimi okyanus tabanına bırakma şansını elde ettim.海底に足跡を残すことができました
1998'de Avustralya'da konuşulan önemli bir konu olan Çin Endonezya diasporası haline geldiğini fark ettim.Observei como 1998 se tornou uma importante questão silenciosa (entre) os sino-indonésios na Austrália.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2001 baute ich in Westindien Unterkünfte.
2001'de, Batı Hindistan'da, yine bir barınak inşa ettim.2001 byggde jag nödbostäder i västra Indien.