"Terk ettim çünkü..."'Alat untuk me...'.
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.Đinh Bộ Lĩnh bersumpah setia padanya, dan menjadi putra angkatnya.
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.Sau khi ông ta thêm một câu, nó đã được chấp nhận mà không bình luận thêm."
Hizmet ettim ve şerefimi daima muhafaza ettim.Chúng tôi sẽ mãi ghi nhớ và biết ơn.
İsmail İlknur da "5 dakikada ne düşüneceğim, tamam kabul ettim" der.Yokoyama nói thẳng: "Tôi cho các vị 15 phút để suy nghĩ".
Ve dünyayı sarsan böylesi bir olayın parçası olmak istediğimi fark ettim."Chúng tôi muốn trở thành một phần của sự kiện này vì lý do đó.
Kendimi boyadım ve ardından dans ettim.Tôi tranh bóng và cuối cùng đã giành được nó.
Sanırım filmlerin insanlar üzerindeki etkisini ilk kez gerçekten o zaman fark ettim."Đó là lúc chúng tôi thực sự hiểu bộ phim cũng như các nhân vật trong đó."
Ben de sadece itaat ettim.私も従った。
Onlara telefon ettim.と呼びかけた。
"Kimse bize saldırmayı planlamaz" diye ısrar ettim.「私達は、誰も攻撃する意図を持っていません。
Madenlerde işçilik ettim.鉱山で働いている。
Mücadele ettim.闘った。
Bu yüzden seni de hasta ettim ki ikimizi de kurtar ben de sensiz kalmayayım.""I am not anything above yourselves. I am at par with you." 「私はあなた方以上の何者でもない。
Zaten kendisi de bunlara "Heves Ettim" adını vermiştir.(公演またやるの?)」を略した「또해」のあだ名も付けられた。
Şunu fark ettim ki, eğer bir şey anlatmaya çalışıyorsanız, açık ve net olmalısınız.ただし、主張すべきことがある場合は結構ハッキリと口に出す。
Örnek "Niyet ettim sabah namazını kılmaya" diye.クヌート(en)は朝の祈りでのみ唱えられる。
"'Atatürk'ü öldürmek isteyen adamı merak ettim'"."龍也を殺した本当の犯人を知りたくないか?"。
(Dün büyükanne ve büyükbabamı ziyaret ettim.)」(昔々、お爺さんとお婆さんがいたそうだ。
Ben de kabul ettim.僕も同意見だ。
Şu halde ben Muaviye'ye biat ettim.中山博道に敗れる。
Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler.の姿を見て気に入ったと話す。
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.最初に演説しようとしたときは反対され、許可されなかった。
Bu yüzden Hitler'e hizmet ettim, şimdi olsa yine yaparım diye konuşmuştu.そのため4年ぶりに再会したヒトラーはそっけなく、次のように言いわたした。
Ben bunu 3 nokta olsa diye merak ettim.この3点であろうと思っております。
Okumaya devam ettim ve son sayfaya geldiğimde 'Aman Tanrım!' dedim.描き終えて外に出ると現代に戻ってきた事に『あっ!』と思う」と述べている。
Ve dünyayı sarsan böylesi bir olayın parçası olmak istediğimi fark ettim.そんなとき、ある事件がきっかけで世界を創りかえたいと思うようになる。
Sonra aradaki farklari çıkarsanız ne olur diye merak ettim.誰か出てくれなければならないと思つたのでうれしい。
Deniz Kuvvetleri’ne gönüllü olarak yazılırken bunun üstüne yemin ettim.日清戦争時に志願して海軍に従軍。
Ben de sadece itaat ettim.我當然只有遵照。
Kendi kendimi tecrit ettim.我强迫自己冷静下来。
Onlara telefon ettim.他打电话给我。
Bolluk ettim.我搞砸了。
Ve o gün bu gündür Anap'a hizmet ettim çalıştım.''今天我都老了,而獲得的崇禮以此高,不能久安呀。
(Dün büyükanne ve büyükbabamı ziyaret ettim.)(你常去探望祖父祖母嗎?
Onu ikna ettim.我本来就警告过他。
Sanırım filmlerin insanlar üzerindeki etkisini ilk kez gerçekten o zaman fark ettim."你可以在第二遍看时对影片有不同于第一遍的理解”。
Forma numarası olarak da 14'ü tercih ettim, çünkü kızımın doğum günü 14, sebebi bu." açıklamasını yaptı.我喜歡23號,選擇這個號碼,因為這是我弟弟的生日。
"Ergun "Feriköyün mali durumunu düşünerek istifa ettim" dedi".無盡意復白觀世音菩薩言:「仁者!愍我等故,受此瓔珞。
Sonrasında ise filmde farklı şeyler görmeye devam ettim (...)而且我一直想試試不同的電影」。
Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler.我已令心歡喜入出息,了知我已令心歡喜入出息。
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.執行過多任務,身體虛弱。
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.你将会成为一位绝地武士,我向你保证。
Bu yaptıkları gerçekten boşuna ve sinir bozucuydu ve bu teklifleri son dakikada iptal ettim" dedi.彼勝而驕,我敗而懼,以懼敵驕,必可克也。
Ben de sadece itaat ettim.나는 그냥 순종했다.
Ve o gün bu gündür Anap'a hizmet ettim çalıştım.''뿐만 아니라 이날을 기념하여 기념 메달을 주조하였다.
Her ne olursa olsun dikkatimi başka her şeyden çekip 'Ben' duygusunda kalmaya devam ettim.나는 무슨 일이 일어나든 그것에 대해 관심을 끊고 '내가 있음'에 대한 느낌을 유지하였다.
"Kimse bize saldırmayı planlamaz" diye ısrar ettim.그는 "나는 전쟁을 일으킬 의도는 없었다"고 기록하였다.
Onlara telefon ettim.라고 전화를 걸었다.
Seni tanrının dağından men ettim ve seni bekçilik ettiğin ateş tarlalarından sürgün ettim.그래서 나는 너를 더럽게 여겨 하느님의 산에서 쫓아냈다.
Boynuzun büyük sözler söylediğini işittiğimden bakmaya devam ettim.그때에 나는 어좌에서 울려오는 큰 목소리를 들었습니다.
Ben de kabul ettim.그러나 이 역시 거절하였다.
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî onun hakkında; "Ben gurbete ve meşakkate tahammül ettim.세이야로서의 일인칭은 「俺(오레)」, 파이터 때는 「アタシ(아따시)」.
(Dün büyükanne ve büyükbabamı ziyaret ettim.)하루의 아버지와 새어머니가 입양한 것임.)
Ben toplumun alçak kısımlarında yer alan ezilmiş bir sekreter ile başlamayı tercih ettim" dedi.진보 교육감들의 체벌 전면 금지 정책으로 인한 학교 현장의 혼란을 줄일 반면 교사이다”라고 주장했다.
Doksanbeş yaşından fazlaydı ve ben de kendisine bir süre hizmet ettim..."나는 아들 하나를 더 낳았고 이 아들이 15살이 되었을 때 나는 다시 과부가 되고 말았습니다."
Nihâyet Horasan diyârı âlimlerine takdîm ettim.초식성으로 과실 등을 주식으로 했다.
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.그러나 화해하였고 타바사에게 충성을 맹세한다.
Baskıyı kabul etmeyip devrimde ısrar ettim.לא קיבלתי את הלחץ שלהם, והתעקשתי להיות מהפכנית.
Ben de sadece itaat ettim.אשמתי היא רק צייתנותי...