Birkaç saat sonra, önemli bir keşfe adım attığımı fark ettim."Pero, como dije antes, la revelación tardó mucho".
Onlara telefon ettim.Alguien los ha llamado.
Ben toplumun alçak kısımlarında yer alan ezilmiş bir sekreter ile başlamayı tercih ettim" dedi.Quería comenzar justo en el punto más bajo en la sociedad, una muy abatida secretaria."
Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler.Odié su sensiblería al pensar que a alguien le podría gustar.
Bunun üzerine cennetin Tanrısı huzurunda secde ettim.Hubo lugar para ellos en la viña del Señor.
Bolluk ettim.Me defraudaron.
Doksanbeş yaşından fazlaydı ve ben de kendisine bir süre hizmet ettim..."Tenía seis años, Israel tenía 2"-.
Baron, "Bu yolda ilerlemek için dualar ettim.«Rezo por la Marcha por la Vida en Washington.
Kendimi boyadım ve ardından dans ettim.Me caí y después me desmayé.
Yemek yemek istememe rağmen, yemek yiyecek yeterli zamanımın olmadığını fark ettim.Nonostante volessi mangiare realizzai che non avevo abbastanza tempo per farlo.
Onun yeni bir şapka giydiğini fark ettim.Ho notato che indossava un cappello nuovo.
Sadece merak ettim.Ero solo curioso.
Ben kabul ettim.Ero d'accordo.
Tom'a bize katılmasını rica ettim. Umarım senin için sakıncası yoktur.Ho chiesto a Tom di unirsi a noi. Spero non ti spiaccia.
Tom'la birlikte kontrol ettim.Ho controllato insieme a Tom.
İki gün ve bir gece seyahat ettim.Ho viaggiato per due giorni e una notte.
Çikolatalı dondurma sipariş ettim.Ho ordinato un gelato al cioccolato.
Ondan sonra, ayrıldım ama onların evinde çantamı unuttuğumu fark ettim.Dopo di che me ne sono andato ma poi mi sono accorto di aver lasciato la mia borsa a casa loro.
Birden bire ne olduğunu fark ettim.Improvvisamente realizzai cos'era successo.
Ben itaat ettim” dedi.Ero solo il suo interprete».
Onlara telefon ettim.Vi ho telefonato.
Ayrıca; "Fenerbahçe'den teklif geldiği zaman düşünmeden kabul ettim.Venom: "Non credi nell'adozione, Parker?
Ben de sadece itaat ettim.Volevo solo essere ascoltato.
Ancak ben buraya geldiğimde hayatım boyunca ilk defa gördüğüm bir duruma şahitlik ettim."Stasera ho baciato una ragazza per la prima volta in vita mia.
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.Per diventare vassalli si faceva un giuramento.
Madenlerde işçilik ettim.Fu condannato ai lavori nelle miniere.
Ve o gün bu gündür Anap'a hizmet ettim çalıştım.''E lui quel giorno pregò e ricevette il Signore».
Onu ikna ettim.Ebbene, mi hai convinto.
Ama şimdi olduğu gibi o zamanda çok çalışmaya devam ettim.In quel periodo lavorava tantissimo.
"Kimse bize saldırmayı planlamaz" diye ısrar ettim.'Il nemico non si aspetta che noi attacchiamo lì.
"Terk ettim çünkü..."E non so perché...".
Bir gün oyun alanında ilan ettim: Ben yeni Marilyn Monroe'yim diye.Fu celebre in quanto fu una dei testimoni chiave del caso della morte di Marilyn Monroe.
Ben, süpermarketin açıldığını ilan ettim.Я объявляю этот супермаркет открытым.
Londra'ya hareket ettim.Я уехал в Лондон.
Tom Mary'nin onu eğlence parkına götürmesini rica ettim.Фома попросил Машу подвезти его до парка развлечений.
Buzdolabını açınca etin çürümüş olduğunu fark ettim.Открыв холодильник, я заметил, что мясо испортилось.
Pişirmede anneme yardım ettim.Я помог своей матери с готовкой.
Ona telefon ettim fakat orada değildi.Я ему звонил, но его не было.
Paltosunu giyerken ona yardım ettim.Я помог ей надеть платье.
Fakire yardım ettim.Я помогал бедным.
Onun haklı olduğunu kabul ettim.Я признал, что он прав.
Eşyalarını topla canım. Uçak biletlerimizi sipariş ettim. Balayını Paris'de geçireceğiz.Собирай вещи, дорогая. Я заказал нам билеты на самолёт. Медовый месяц мы проведём в Париже.
Yeterince param olmadığını fark ettim.Я понимаю, что мне не хватает денег.
Siyah beyaz olan dönemler aslında en renkli dönemlermiş, bunu fark ettim.Я заметил, что чёрно-белое время на самом деле было самым ярким временем.
Ben de sadece itaat ettim.Я просто повиновался.
Ve o gün bu gündür Anap'a hizmet ettim çalıştım.''В этот день принято устраивать поминальное угощение (эхсан).
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.При своём назначении он поклялся быть верным вассалом Египта.
Baron, "Bu yolda ilerlemek için dualar ettim.Надо молиться, чтобы Господь укрепил его на пути этого подвига».
Ben itaat ettim” dedi.Исполнил и я свой обет».
Her ne olursa olsun dikkatimi başka her şeyden çekip 'Ben' duygusunda kalmaya devam ettim.Что бы ни происходило, я отводил от этого своё внимание и оставался с чувством „я есть“.
"Azad Ekinci'yi Zarkavi'ye teslim ettim".Умоляю посодействовать передаче Екатерины».
Kendi kendimi tecrit ettim.«Вайпер: Я обманывал сам себя.
Ama iyi ettim.Но все хорошо.
Madenlerde işçilik ettim.Работал на руднике.
"Terk ettim çünkü..."«Because You Left».
Kendimi boyadım ve ardından dans ettim.Я поначалу остолбенел, потом кинулся к нему.
Onlara telefon ettim.Их сослали.
Onu ikna ettim.Но её уговорили.
Zaman geçmesine rağmen, 'böyle bir şeyi neden yapıyorum?' sorusunu kendime sormaya devam ettim.Я до сих пор задаю себе вопрос: «Как, черт возьми, они это сделали?».
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.فحملت مسؤولياتٍ جسام.