Ben de kabul ettim.So stimmte ich zu.
Kendi kendimi tecrit ettim.Ich hab mich völlig verkreuzigt.
Ben de sadece itaat ettim.Sie würden nur gehorchen.
Sonra fark ettim ki oyun bana durmadan bir şeyler öğretiyor.Sie fragen mich nach dem Spiel, das mir am unvergesslichsten ist.
Efendim Tanrı Aşşur’un emriyle onların birleşik darmadağın ettim.Vater vnser Das vnnsz Gott selbs gelernet hat.
"Kimse bize saldırmayı planlamaz" diye ısrar ettim.Im Zusammenhang damit wird ihm der Ausspruch „Dass mir keiner auf die Menschen schießt!“ zugeschrieben.
Ve dünyayı sarsan böylesi bir olayın parçası olmak istediğimi fark ettim.Ich fühle mich, als ob ich in diese Welt gehören würde ...
Onlara telefon ettim.Ich habe dich gerufen.
Daha sonra ben sadakatimi samimi bir şekilde arz ettim, takdimeler yaptım, mal-mülk kayıplarını telâfi ettim.Ihr habt mir erlaubt, mitzunehmen, was mir das Liebste sei; darum habe ich meinen theuersten Schatz genommen.
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.Sie schwört ihrem Hans ewige Treue.
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.Sie lehnten erst ab, doch als sie die Stimme hörten, willigten sie ein.
Onun fikrini savunmaya cesaret ettim.J'ai osé soutenir son avis.
Piyanoda ona eşlik ettim.Je l'ai accompagné au piano.
Ben oğlum için yeni bir ev inşa ettim.J'ai construit une nouvelle maison à mon fils.
Dün babama yardım ettim.Hier, j’ai aidé mon père.
Nişan törenini iptal ettim.J'ai annulé les fiançailles.
Onu evde olmaya ikna ettim.Je l'ai convaincue d'être à la maison.
Gazete aboneliğimi iptal ettim.J'ai annulé mon abonnement au journal.
Bu gürültünün hep ne olduğunu merak ettim.Je me suis toujours demandé ce qu'était ce bruit.
Onun haklı olduğunu kabul ettim.J'admis qu'il avait raison.
Elimden geldiğince erken terk ettim.Je suis parti aussi tôt que j'ai pu.
Bir mahkuma işkence ettim.J'ai torturé un prisonnier.
Dans ettim.J'ai dansé.
Her zaman merak ettim, neden benimle böyle konuşuyorsun?Je me suis toujours demandé, pourquoi est-ce que tu parles comme ça ?
Ben de yardım ettim.Moi aussi, j'ai aidé.
Kocamı terk ettim.J'ai quitté mon époux.
Beni eski imparator (Taizong) alıp cömertçe tedavi ettirdi; ama ben ona ihanet ettim.L'ancien empereur m'a traité généreusement, mais je l'ai trahi.
Onlara telefon ettim.Il lui avait téléphoné.
Zaten kendisi de bunlara "Heves Ettim" adını vermiştir.Alors, je prêtai serment sur Son Nom et dis : « Seigneur !
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.En tant que vassal loyal, je lui ai juré un serment de fidélité.
Hizmet ettim ve şerefimi daima muhafaza ettim.Nous avons toujours été et nous serons toujours fidèles à l’honneur.
Boynuzun büyük sözler söylediğini işittiğimden bakmaya devam ettim.Je leur disais que j'avais vu de vastes corridors.
"Kurtlar Vadisi'nden teklif geldi ama ben Cem Yılmaz'ı tercih ettim". zaman.com.tr.La quinte du loup se trouve ici dans l'intervalle mi#—do.
Baskıyı kabul etmeyip devrimde ısrar ettim.Insermenté, exilé pendant la Révolution.
Mustafa Sandal, sürecini ise şöyle anlattı "Hiç düşünmeden kabul ettim.Nabil Shaath raconte « Je ne l’avais jamais vu comme ça.
Sonrasında ise filmde farklı şeyler görmeye devam ettim (...)Au cinéma, elle a travaillé dans plusieurs films (voir liste ci-dessous).
Kendi kendimi tecrit ettim.Je me suis auto-créée.
Kendimi boyadım ve ardından dans ettim.Je devais me changer physiquement et danser.
Hayatımda geride kalan 20 yıla baktım ve değer verdiğim şeylerin önemli olmadığını fark ettim."Je l'ai relu vingt-cinq ans après, et j'ai trouvé que je n'avais pas grand-chose à en retrancher ».
Onu ikna ettim.Ils l'assommèrent.
Jane'i akşam yemeğine davet ettim.Invité a Jane a cenar.
Ben okumaya devam ettim.Seguí leyendo.
Onu evime davet ettim.Le invité a mi casa.
Dün babama yardım ettim.Ayer ayudé a mi padre.
Uzun süre önce Kanada'yı ziyaret ettim.Visité Canadá hace mucho tiempo.
Ben Dan'ı ziyaret ettim.Visité a Dan.
Nara'yı ziyaret ettim.Visité a Nara.
John'ı mutlu ettim.Hice feliz a John.
İlk öpücüğümün daha romantik olacağını hayal ettim.Pensaba que mi primer beso sería más romántico.
Onları partiye davet ettim.Les invité a la fiesta.
Onu mutlu ettim.La hice feliz.
Dün ona yardım ettim.Ayer le ayudé.
Bütün arkadaşlarımı davet ettim.He invitado a todos mis amigos.
Onu partiye gitmeye ikna ettim.Yo le convencí para ir a la fiesta.
Parayı çaldığımı itiraf ettim.Confesé haber robado el dinero.
Ben çalışmaya devam ettim.Seguí trabajando.
Babama işinde yardım ettim.Ayudé a mi padre con el trabajo.
Meşguldüm, ama anneme yardım ettim.Estaba ocupado, pero ayudé a mi madre.
Ben ona dinlenmesini tavsiye ettim.Le aconsejé que descansara.
Ken, Bill ve Yumi'yi davet ettim.Invité a Ken, a Bill y a Yumi.