Ana içeriğe geç
Sözlük

ettim ile cümle

ettim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama çok heyecanlandım, ve devam ettim.But I was excited, so I kept going.
Nasıl göründüğü hoşuma gidiyordu -- ve öyle muhafaza ettim.I liked the way it looks -- so I kept it.
Ve böylece devam ettim.And so I went on.
Allah'a yakın çekmek için iyidir. Lord Allah'a tevekkül ettim. " (NOT:It is good for me to draw near unto God.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.But then I thought, oh, I'm sending myself mixed messages.
Bu yüzden (x-1)'i tercih ettim.And that's why I did it.
Bunu bir süre yapmaya devam ettim.I kept on doing this for a while.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.And I imagined him to be tall, dark-skinned.
Kiminle dövüştüğünü merak ettim? yenilmez kılıcıyla Yi Tien-hung'u daha önce duymuş muydun?I wonder whom did you have a fight with? Have you heard about Yi Tien-hung with his lnvisible Sword?
Korkarım ki yok. rahatsız ettim. önemli değil.I'm afraid not. Sorry for the trouble. Not at all.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mommy, mommy"... he cried, but... I shook off his small arm, and left home.
Ben de barakada kalmasına müsaade ettim.So I let him live in this shack.
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.It's ephemeral just like us." Upon educating myself a little further about plastics,
Vites değiştirmek için plazma anten icat ettim.I invented a plasma antenna, to shift gears.
Özellikle beynim ve mitokondrim için tam o zaman bir diyet dizayn ettim.That is when I designed a diet specifically for my brain cells and my mitochondria.
Klinik araştırmalarda besinlerin şifa gücü hakkında toplumu bilgilendirmeyi tercih ettim.I choose to teach the public about the healing power of food into conducting clinical trials.
Çünkü bu vektörü diğerleri cinsinden ifade ettim.Because I can achieve him.
Böylece gözyaşlarımı sildim, ve tüm dünyaya ilan ettim..So I dried my tears, and I declared to the world at large ...
Öyle bir laser-sharp odaklanması ki, ameliyattan birkaç hafta sonra dans ettim.laser-sharp focus to such an extent that I danced a few weeks after surgery.
80'lerde nükleer silahlara karşı mücadele ettim, ve şimdi de buna devam ediyorum.I campaigned against nuclear weapons in the '80s, and I continue to do so now.
Böylece, bununla devam ettim, ve daha da fazla şeylere bakmaya başladım.So, I went off with this, and began to look for things even more.
Ve gitmenin uygun olduğunu fark ettim.And so I realized it was O.K. to go.
Ve fark ettim ki projenin kendisi tarafından korunuyorum,fark ettim,korunuyordum.And I was protecting the project from it, I realized. I was protecting it --
Bu dört saatten sonra, ayağa kalktım ve bu ekibi darmadağın ettim.After four hours of this, I stood up, and I took this team apart.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.And I realized this theory also explains why Chris's clock is so much better than mine.
Hammallık ettim.I worked as a porter...
Yeni ben bu cümle ile ne kast ettim?What do I mean by that?
-Bak ne inşa ettim."Look what I just built".
Ben yoluma devam ettim...And I was just moved.
Afrika'da var olması gerektiğini düşündüğüm birçok şey hakkında sohbetler ettim.I've had lots of conversations about things I think need to be happening in Africa.
Onu stres için teselli ettim.I consoled him about the stress.
Sanýrým ben orada biraz düţüncesizlik ettim.I think that I was probably a little bit tactless back there.
O güne kadar mücadele ettim, bu büyük bir meseleydi.I struggled to [unclear] day was a huge issue.
Aynaya baktım ve tekrar yarışmak istediğimi fark ettim.I looked in the mirror and realized I still wanted to compete.
O zaman ben de sesi takip ettim.So I just sorta followed the sound.
Ama... ...o kız yüzünden bocalamaya başlayınca... ...sana haksızlık ettiğimi... ...fark ettim.But... it was only after that girl stirred my feelings, that I understood... how bad I was to you.
Bunun olacağını bildiğim için kamyona atlayıp... ...seni buraya kadar takip ettim!I knew you'd be like this, that is why I rode in that cabbage truck all the way here!
Al Dunlap ile geçirdiğim gün, bana bir şeyler olduğunu fark ettim.But I did notice something happening to me the day I was with Al Dunlap.
Silkindim ve onları takip ettim.I shrugged and followed them.
Yıllarca ilaçlara direndim ve onlardan uzak durmak için çok çaba sarf ettim.For years, I had resisted medication, making many, many efforts to get off.
- Tamam, istifa ettim.- You got that? - Okay.
Ben de mühendislik bölümüne devam ettim.I went into the engineering program.
Çünkü ona hayal kurması için bir alan teklif ettim.Because I offered him a space to dream.
Sıradaki videoda - Zamanın kalmadığını fark ettim.In the next video-- I realize I'm out of time.
Ve mutluluğun üçüncü prensibi, ben de bunu yakın zamanda fark ettim.And the third principle of happiness, which I've realized recently:
Onu terk ettim. Siz de yapabilirsiniz."I left and you can, too."
İnat ettim.I pushed back.
Hoş bir şekilde, beceriyle buluşlarımı aklımda görsel hale getirebildiğimi fark ettim.To my delight, I discovered I could visualize my inventions with the greatest facility.
Bunu takdir ettim.I really appreciated that.
Ama başnoktada başlaması zorunlu değil. Öyle tercih ettim.And it doesn't have to start at the origin like that.
Sadece katsayının yarısının karesini aldım ve artı 9/4 elde ettim. .I just took half of this coefficient, squared it, got positive 9/4.
"Birbirimizi görmeye devam edeceğiz" diye ısrar ettim."We will still see each other," I insisted.
O an 30 yaşın yeni 20 olmadığını fark ettim.That was the moment I realized, 30 is not the new 20.
Dua ettim baţýnda.For years, everyday...
Pek değil ! Çevreyi bir kontrol ettim !Sometimes, first look at the environment!
Döndüm ve ateş ettim !I turned and fired.
Tüm gece onun için dua ettim İsteyerek öldürmemiştimI prayed for him the whole night. I don't want him to die.
Ama hayal etmeye devam ettim.But I kept dreaming.
İğrendiğim kabadayılardan biri olduğum için 15 yaşımdan 18 yaşıma kadar kendimden nefret ettim.From age 15 to 18, I hated myself for becoming the thing that I loathed: a bully.
Ve hayatımda bir an geldi, bunun doğal bir şey olduğunu fark ettim.More transactions means more revenue.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod