Tom'a bir saatte 30 dolar ödeneceğini vaat ettiler.They promised Tom that he'd be paid $30 an hour.
Onlar gece boyunca sohbet ettiler.They talked throughout the night.
Tom ve Mary bugün nişanlarını ilan ettiler.Tom and Mary announced their engagement today.
Onlar birlikte acemice dans ettiler.They danced awkwardly together.
Jacksonlar bizi bu gece akşam yemeğine davet ettiler.The Jacksons have invited us over for dinner tonight.
Fransızca bir konuşma yapmamı rica ettiler.They asked me to make a speech in French.
Onlar beni tekrar davet ettiler.They invited me back again.
Onlar, tutukluya önce işkence ettiler ve sonra onu öldürdüler.They tortured the prisoner first and then killed him.
Tom ve ailesi Avustralya'ya göç ettiler.Tom and his family emigrated to Australia.
Tom ve Mary geçen yıl evlerini restore ettiler.Tom and Mary renovated their house last year.
Onlar çimenlerin üzerinde birlikte neşeyle dans ettiler.They danced merrily together on the grass.
Tom ve Mary ne hakkında kavga ettiler?What did Tom and Mary quarrel about?
Onlar büyük bir pizza sipariş ettiler.They ordered a large pizza.
Onlar yenilgilerini kabul ettiler.They have admitted their defeat.
Odayı dekore ettiler.They decorated the room.
Onlar onun filmlerinden bazıları ile alay ettiler.They poked fun at some of his films.
Ekonomistler gerçekten olduğundan daha fazla durgunluk tahmin ettiler.Economists have predicted five of the last three recessions.
Onlar düşmanların oklarını kullanarak devam ettiler.They kept using the enemiesʼ arrows.
Onların ikisi de onu şahsen ikna ettiler.They're both personally convinced of that.
Onlar biraz daha sohbet ettiler ve sonra hoşça kal dediler.They chatted a little bit more and then said goodbye.
Dev salyangozlar Florida'yı istila ettiler.Giant snails have invaded Florida.
Mayalar birçok kentlerini terk ettiler.The Mayans abandoned many of their cities.
Anglo-Saksonlar, Keltleri yerlerinden ettiler.The Anglo-Saxons displaced the Celts.
Tom ve Mary sahilde bir kum kalesi inşa ettiler.Tom and Mary built a sand castle on the beach.
Tom ve Mary birlikte bütün gece dans ettiler.Tom and Mary danced together all night long.
Tom ve Mary özürlü bir çocuğu kabul ettiler.Tom and Mary adopted a handicapped child.
Tom ve Mary birbirlerine karşı tanıklık ettiler.Tom and Mary testified against each other.
Evlerinin etrafına iki buçuk metrelik yüksek çit inşa ettiler.They built a two and a half meter high fence around their house.
Koçlar beni teşvik etmeye devam ettiler.The coaches kept encouraging me.
Koçlar beni cesaretlendirmeye devam ettiler.The coaches kept encouraging me.
Onlar onun evinin etrafına 2.5 metre yüksekliğinde bir çit inşa ettiler.They built a two and a half meter high fence around her house.
Çabalarımızı takdir ettiler.They appreciated our efforts.
Kızlar kavga etmeye devam ettiler.The girls continued to fight.
Keşişler dua etmeye devam ettiler.The monks continued to pray.
O şeyi örtbas ettiler.They kept that thing quiet.
Oğlanlar balık tutmaya devam ettiler.The boys continued to fish.
Ne servis ettiler?What were they served?
Güzellik ürünlerini Kanada domuzları üzerinde test ettiler.They tested the beauty products on Canadian pigs.
Hem Fadıl hem de Leyla, kendi kariyer merdivenlerini tırmanmaya devam ettiler.Both Fadil and Layla continued to climb their respective career ladders.
Hemşireler Fadıl'ı yakından takip ettiler.The nurses kept a close eye on Fadil.
Araştırmacılar anomalileri neredeyse hemen fark ettiler.Almost immediately, investigators noticed anomalies.
Müfettişler anomalileri neredeyse hemen fark ettiler.Almost immediately, investigators noticed anomalies.
Tom ve Mary bu sabah kavga ettiler.Tom and Mary had a fight this morning.
Normanlar 1066'da İngiltere'yi istila ettiler.The Normans invaded England in 1066.
Tom ve Mary, John ve Alice'i düğünlerine davet ettiler.Tom and Mary invited John and Alice to their wedding.
Onlar başkenti ziyaret ettiler.They visited the capital.
Tom ve Mary eski bir evi restore ettiler.Tom and Mary restored an old house.
Yunanlılar dev ahşap bir at inşa ettiler.The Greeks built a giant wooden horse.
Tom'un anne ve babası Avustralya'dan göç ettiler.Tom's parents immigrated from Australia.
Tom ve Mary benim yüzümden kavga ettiler.Tom and Mary had a fight because of me.
Onlar yeni nesil bir bilgisayar icat ettiler.They invented a next-generation computer.
Leyla ve Sami acımasız bir kavga ettiler.Layla and Sami had a brutal fight.
Normanlar orijinal dillerini terk ettiler.The Normans abandoned their original language.
Romalılar uzak yerlerden suyu getirmek için su kemerleri inşa ettiler.The Romans built aqueducts to bring water from distant places into cities.
Leyla ve Sami göle park ettiler.Layla and Sami parked at the lake.
Tom ve Mary kendi evlerini inşa ettiler.Tom and Mary built their own house.
Köylüler aşırı vergilendirmeden şikayet ettiler.The peasants complained of excessive taxation.
Bilim adamları yerçekimi dalgaları tespit ettiler.Scientists have detected gravitational waves.
Onlar ayrıca Snow White'ın dinsiz üvey annesini de davet ettiler.They also invited Snow White's godless stepmother.
Tom ve Mary birlikte mümkün olduğunca sık seyahat ettiler.Tom and Mary traveled together as often as they could.