Düşmanlar tesisi bombalayarak imha ettiler.The enemies destroyed the plant by bombing.
Onu ölüme terk ettiler.They left him for dead.
Onlar eşcinsellere karşı ayrımcılığı durdurmaları gerektiğini fark ettiler.They've realized they should stop discrimination against gays.
Tom ve Mary nişanlarını iptal ettiler.Tom and Mary called off their engagement.
Tom ve Mary hava durumu hakkında sohbet ettiler.Tom and Mary chatted about the weather.
Tom ve Mary balonlarla spor salonunu dekore ettiler.Tom and Mary decorated the gym with balloons.
Tom ve Mary gerçekten uyumlu olmadıklarını fark ettiler.Tom and Mary realized that they weren't really compatible.
Onlar Tom'u polise ihbar ettiler.They reported Tom to the police.
Tom ve Mary John'u partilerine davet ettiler.Tom and Mary invited John to their party.
Tom ve Mary tüm arkadaş ve akrabalarını düğüne davet ettiler.Tom and Mary invited all their friends and relatives to the wedding.
Tom ve avukatı sadece birkaç dakika önce birlikte mahkeme salonunu terk ettiler.Tom and his lawyer left the courtroom together just a few minutes ago.
Bütün adamlar onunla alay ettiler.The guys all made fun of him.
Bütün kızlar onunla alay ettiler.The girls all made fun of him.
Kızlar Tom'a sataştı ve onunla alay ettiler.The girls teased Tom and they made fun of him.
Tom ve onun sincabı büyük bir kavga ettiler.Tom and his squirrel had a huge fight.
Onu alkışlarla imparator ilan ettilerThey acclaimed him emperor.
Onlar iyi bir noktaya temas ettiler.They made a good point.
Tom ve Mary üç yıl boyunca birlikte dünya çapında seyahat ettiler.Tom and Mary travelled together around the world for three years.
Onu kulübe kabul ettiler.They accepted her into the club.
Amerika ve diğer sömürgeci güçler, Rus Devrimi'nin sonunu umut ettiler.America and other colonial powers hoped for the end of the Russian Revolution.
Belki de pes ettiler.Maybe they've given up.
Bizim komşular bir parti veriyorlar ve bizi davet ettiler.Our neighbors are having a party and have invited us.
Birkaç yakınım bu apart oteli tavsiye ettiler.Several relatives have recommended this residential hotel.
Onlar buzdolabını kaldırmak için bana yardım ettiler.They gave me a hand to lift the fridge.
Bilim adamları veriyi analiz ettiler.The scientists analyzed the data.
Okuldaki bütün çocuklar şişman olduğum için benimle alay ettiler.All the kids at school made fun of me because I was fat.
Bütün kızlar benimle alay ettiler.All the girls teased me.
Avrupalılar 500 yıl önce tüm diğer medeniyetler üzerinde bir avantaj elde ettiler.Europeans gained an advantage over all other civilizations 500 years ago.
Onlar ölüp gittiler, beni terk ettiler.They passed away and left me.
Onlar sözlü olarak Tom'u taciz ettiler.They verbally abused Tom.
Periler ay ışığında dans ettiler.The fairies danced in the moonlight.
Çocuklar beyzbol kartlarını takas ettiler.The kids traded baseball cards.
Askerler kısa sürede kaleyi istila ettiler.The soldiers soon overran the fortress.
Onlar bütün gece dans ettiler.They danced the whole night.
Onlar kameralarını bir gitarla takas ettiler.They exchanged their camera for a guitar.
Hem Tom hem de Mary kendi saatlerini kontrol ettiler.Both Tom and Mary checked their own watches.
Onlar bir an sohbet ettiler.They chatted for a moment.
Onlar beni kahvaltıya davet ettiler.I invited them to breakfast.
Bunu nasıl idare ettiler?How did they manage that?
Onlar sabah altıya kadar dans ettiler.They danced until six in the morning.
Onlar emirlere itaat ettiler.They obeyed orders.
Bana senin işini teklif ettiler.They offered me your job.
Yeni komşularınız gürültülü partileriniz hakkında şikayet ettiler.Your neighbors have complained about your noisy parties.
Doktorlar bebeği muayene ettiler.The doctors examined the baby.
Onun yerini tespit ettiler.They've located him.
Onlar ondan nefret ettiler.They hated him.
Onlar onu idam ettiler.They executed her.
Onlar onu sınır dışı ettiler.They deported her.
Onların hepsi onu tebrik ettiler.They all congratulated him.
Onlar beni sözlü olarak taciz ettiler.They verbally abused me.
Onlar onu sözlü olarak taciz ettiler.They verbally abused her.
Askerler, kamplarını terk ettiler.The soldiers abandoned their camp.
Hem Tom hem de Mary, John'a teşekkür ettiler.Both Tom and Mary thanked John.
Onlar size ne iş teklif ettiler.What job did they offer you?
Ne hakkında münakaşa ettiler.What did they argue about?
Onlar ev ödevlerini yapmakta birbirlerine yardım ettiler.They helped each other do homework.
İki köpek kemik için kavga ettiler.The two dogs fought over the bone.
Onlar daha yüksek bir maaş talep ettiler.They demanded a higher salary.
Onlar festivali iptal ettiler.They canceled the festival.
Tom ve Mary her şey için kavga ettiler.Tom and Mary fought about everything.