Fakat sonradan, ortaya çıkarttıkları eseri bir operet olarak sunmayı tercih ettiler.Később mégis inkább az epizodikus megjelenés mellett döntöttek.
1991 - Hırvatistan ve Slovenya, Yugoslavya'dan bağımsızlıklarını ilan ettiler.1991 – Horvátország és Szlovénia elszakadnak Jugoszláviától, és kikiáltják függetlenségüket.
Haccac'ın orduları onu takip ettiler.A numidiai lovasság követte őket.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Ezt követően fajszámuk lassan fogyatkozott, de a mai napig kitartottak.
Fizikçiler parçacık hızlandırıcılarını enerjilerini arttırarak geliştirmeye devam ettiler.A napelemszárnyak a megnövelt teljesítményű akkumulátorokkal együtt szolgálták az energiát.
Romalılar hala şimdiye kadar kalan olan yollar inşa ettiler.A rómaiak által kimért utak lényegében a mai napig is használatosak.
Ayaklanmacılar gürültülü gösterilerine devam ettiler.A többi fogolynak pedig hallgatni kellett a kegyetlen előadásokat.
Büyük Britanya ve Macaristan güreş müsabakasında mücadele ettiler, fakat madalya kazanamadılar.Magyarországnak és Nagy-Britanniának is indultak versenyzői, de ők érmet nem nyertek.
Çok iyi örgütlenmiş olan Macarlar; bağımsız bir Macar Cumhuriyeti ilan ettiler.A lázadók kikiáltották a független Belgiumot.
Diğerleri savaş alanını terk ettiler.A többiek kimenekülnek a teremből.
Daha sonra sık sık bir araya gelerek müzik yapmaya devam ettiler.A két zenész ezután gyakran találkozott és zenélt együtt.
Lafargue'ler 1911'de birlikte intihar ettiler.Lebukásakor, 1913-ban öngyilkosságra kényszerítették.
Halk topraklara el koyup kendi evlerini inşa ettiler.A betelepülők földeket vettek, házakat építettek.
Bu işe sonraki yıllarda da devam ettiler.Ez a következő hónapokban meg is történt.
1 Şubat - Lumière Kardeşler, sinematograf'ı icat ettiler.1895 februárjában szabadalmaztatták a kinematográfot, a Lumière fivérek találmányát.
FDP üyesi olan diğer bakanlar onu takip ederek istifa ettiler ve koalisyonu dağıldı.Toiset FDP:n ministerit seurasivat hänen esimerkkiään, joten koalitio hajosi.
Hem drag queenler hem de lezbiyen feministler mitingi tiksinmiş bir şekilde terk ettiler.Sekä drag queenit että lesbot feministit lähtivät paikalta vihaisina.
Şubat 1944'te Berlin'de yaptığı evi tamamen bir hava saldırısıyla imha ettiler.Hänen Berliinin-kotinsa tuhoutui helmikuun 1944 ilmapommituksissa.
Kendi başlarına albümler yaptılar; veya başka gruplara girip oralarda devam ettiler kariyerlerine.Al-Qunaytran maakunta, myös Quneitran maakunta tai Kuneitran maakunta (arab.
Ne var ki Yunanlar kısa bir süre sonra kenti yeniden işgal ettiler.Turkkilaisen valtasivat kuitenkin pian takaisin kaupungin.
Yardım ettiler.Se auttoi.
Temmuz 1901, Ağustos - Ekim 1902'de de Kitty Hawk'ta geliştirdikleri planörle denemeye devam ettiler.Vuosina 1901 ja 1902 he testasivat liitimiä Kitty Hawkissa.
Önerdiğim herşeyi gözardı ettiler çünkü binlerce yıldır onlar gibi film işlerinde bulunmadım" dedi.Ja minun oli helppo sanoa näin, koska kukaan ei ole minua parin viime vuoden aikana filmiin pyytänytkään.”
Bir kısmı Vasit kuşatmasına devam ettiler.Osa jäi kiertämään Maata.
1812 yılında Fransızlar şehri terk ettiler.Vuoden 1812 sodassa ranskalaiset miehittivät kaupunkia.
Duyanlar ise protesto amaçlı eski adetlerine devam ettiler.Tästä syystä vanhoista tavoista kiinni pitäviä alettiin vainota.
İlluminati üyeleri gizli bir yemin ettiler ve üstlerine itaat edeceklerine dair ant içtiler.Konklaavin jäsenet vannovat valalla pitävänsä tapahtumat salassa.
Lafargue'ler 1911'de birlikte intihar ettiler.Grotenfelt teki itsemurhan vuonna 1919.
Kleopatra ve Antonius intihar ettiler.Marcus Antonius teki itsemurhan.
Bütün Sovyet Cumhuriyetleri birer birer bağımsızlıklarını ilan ettiler.Kaikki neuvostotasavallat itsenäistyivät.
Ruslar Türkmenistan'a ilk bu şehirden nüfuz ettiler.Ensimmäiset eurooppalaiset tulivat alueelle Venäjältä.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Puolustajat jatkoivat taisteluaan viimeiseen asti.
Bir başka görüşe göre, her biri bir siyanür kapsülü (zehir) içerek intihar ettiler.Nopeasti tämän jälkeen hän teki itsemurhan syanidikapselin avulla.
Grubun üyeleri bu durumu fark ettiler ve Florence'in plak şirketinin dikkatine sundular.Yhtyeen jäsenet huomasivat tämän ja ilmoittivat siitä Florence and the Machinen levy-yhtiölle.
Sonraları ikisinin de aynı gezegen olduğunu fark ettiler.Myöhemmin uudemmat tutkimukset osoittivat, että kummatkin planeetat olivat olemassa.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898 – Marie ja Pierre Curie eristivät radiumin.
İkiz erkek kardeşleri onun doğumundan bir gün sonra vefat ettiler.Kaksosveljistä ensimmäisenä syntynyt kuoli päiviä synnytyksen jälkeen.
Ama buna rağmen işçiler greve devam ettiler.Työntekijät ryhtyvät lakkoon.
DX ile rekabetleri bittikten sonra Cryme Tyme ile olan rekabetlerine devam ettiler.DX feudin loputtua, he jatkoivat feudia Cryme Tymen kanssa.
"Eşref Bitlis'i şehit ettiler": Kimler?".Goljatit: Kuka niitä tarvitsee?.
Seçmelerde yer alan görevliler, onu haltere teşvik ettiler.Sosiaalivirkailija haastattelee heitä adoption takia.
İsyancılar faaliyetlerine, özellikle katliamlarına, devam ettiler.Isis jatkoi vastahyökkäyksiään ja niiden yrityksiä.
İki uzay yürüyüşü gerçekleştirerek istasyonu tamir ettiler ve yörüngesini düzelttiler.Satelliitin järjestelmät korjattiin kahdella avaruuskävelyllä ja se palautettiin kiertoradalleen.
Ekimde ise bölgedeki bir başka halk olan Namalar da isyan ettiler.Elokuussa poliisi ja paikalliset ottivat yhteen jälleen.
Kara muharebelerinde de başarılı sonuçlar elde ettiler.Veteraanisarjoissa tuli myös menestystä.
Diğer ülkeler de standardı kabul ettiler.Muut suostuivat ehtoihin yksimielisesti.
Daha sonra ikisi yola devam ettiler ve yolculukları Osaka'da noktalandı.Lopulta osaget työnsivät heidät tieltään Oklahomaan.
Romalılar hemen bunlara taarruz ettiler.Roomalaiset kuitenkin kukistivat sen nopeasti.
Hollanda'da Protestan Geuzenler İspanyol egemenliğine isyan ettiler.Alankomaat nousevat kapinaan Espanjan valtaa vastaan.
Bu gemiler 1995 yılına kadar hizmete devam ettiler.Alus oli edelleen palveluksessa vuonna 1995.
Ama Ostrogotlar savaşmaya devam ettiler.Vain fregatit olivat jäljellä jatkamassa taistelua.
Eleştirmenler bunun Belşazzar olduğunu kabul ettiler.Kriitikot ylistivät sitä.
Windsor Sarayı'nda kalmayı tercih ettiler.Hän asettui asumaan Farnesen palatsiin.
Araplar en önemli başarılarını onun zamanında elde ettiler.Arabit saivat käsiinsä suuria aarteita.
Solo CD'sini yapması için anlaşma teklif ettiler.Ajatusrikoksia julkaistiin vain CD:nä.
Diyarbakır Emiri gibi diğer vali emirler de kendilerini bağımsız ilan ettiler.Muuallakin maakuntaneuvostoja julistautui itsenäisiksi.
Bazı vatandaşlarının yaptıklarından utanıp mümkün olan herkese yardım ettiler.Jokainen pyrki pelastamaan omistaan ja omaisuudestaan, mitä pelastettavissa oli.
Böylece Sırplar hem siyasi hem de dini bağımsızlıklarını elde ettiler.Έτσι οι Σέρβοι απέκτησαν τόσο πολιτική όσο και θρησκευτική ανεξαρτησία.
İlk şampiyonluklarını 14 Ekim tarihinde, Kosher Klub'ı mağlup ederek elde ettiler.Η πρώτη φορά που κατέκτησαν τον τίτλο ήταν στις 14 Οκτωβρίου, όταν νίκησαν το Kosher Klub.
Vandallar Galya, İspanya ve Kuzey Afrika'daki Roma topraklarını istila ettiler ve 455'te Roma'yı yağmaladılar.Οι Βάνδαλοι κατέλαβαν τις επαρχίες της Γαλατίας, Ισπανίας και τη Βόρεια Αφρική, ενώ το 455 λεηλάτησαν τη Ρώμη.