Ana içeriğe geç
Sözlük

ettiler ile cümle

ettiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yabancı kaynaklı yaklaşık 10.000 Taliban savaşçısı teslim olmayı reddetti ve inatla direnmeye devam ettiler.Nejméně 600 internovaných odmítlo tábor opustit.
Savaştan birkaç yıl sonra da uçaklar hizmetlerine devam ettiler.Po ukončení bojů sloužily ještě několik let v letectvu této země.
Bunun üzerine federal Yugoslav güçleri anında müdahale ettiler.Ten rozboural normy jugoslávského komunistického řádu velmi rychle.
Lumiere Kardeşler sinematografiyi icat ettiler.Siegrist vynalezli barevné vyvolávání filmu.
Fakat Cenevizliler yanına yeni bir kule inşa ettiler.Kastilský, který nechal postavit Novou věž.
Halkını perişan ettiler ve toprakları hiç varolmamışa döndü.Město bylo srovnáno se zemí a již se nikdy znovu neosídlilo.
Kafileye yol boyunca çok yardım ettiler.Výraznou měrou při stavbě pomohli skauti.
Lafargue'ler 1911'de birlikte intihar ettiler.Roku 1911 spáchal Lafargue sebevraždu spolu se svou manželkou Laurou.
II. Dünya Savaşı'nda Japonlar adayı işgal ettiler.Za 2. světové války ostrovy okupovali Japonci.
Böylece Sırplar hem siyasi hem de dini bağımsızlıklarını elde ettiler.Hugenotům zaručoval určitou míru politické i náboženské nezávislosti.
Yahudiler, kendi etnik gruplarına bir toprak verilmesini talep ettiler.Zuttové požadují začlenění svého etnika do systému kvót.
Fırsatını bulanlar Anadolu’ya göç ettiler.Ti, jež se pokusili ustoupit, se utopili v Anduině.
Yeniden Pliskayı ellerine geçirip talan ettiler.Každá drží v rukou opět svůj atribut.
Ailesi, École Polytechnique'e (Fransa'nın ünlü mühendislik okulu) gitmesinde ısrar ettiler.Podle přání rodičů měl pokračovat ve studiu na École Polytechnique.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Přesto se probojovala až do finále.
Ancak CBS yöneticileri Harris'in performansını beğendiler ve rolü ona hemen teklif ettiler.Producenty z CBS to natolik pobavilo, že Harrisovi rychle nabídli účast na natáčení.
Ardından gruba John Paul Jones'u da kabul ettiler.V téže době se k projektu přidal John Byrne.
Bu proje gündeme geldiğinde tekrar izin istemeyi düşündüm ve bu sefer kabul ettiler.Druhý den šla znovu zkusit štěstí, a tentokrát ji přijali.
1991 yılında ailesi ile birlikte Ankara'ya göç ettiler.Roku 1991 odcestovala se svými syny do Bělehradu.
Diğerleri ise saklanmaya devam ettiler ya da reaksiyon veremeyecek kadar şoktaydılar.Ostatní mohli být strženi ve snaze pomoci mu a nedokázali se vrátit k neosvětlenému stanu.
Ameliyat sonrası kaldıkları yerden devam ettiler.Přechodně se objevují i po operacích.
Ülkenin pek çok yerinde yeni kurumlar ve yapılar inşa ettiler.Na různých místech země nechal vybudovat spoustu kaplí a chrámů.
27 Şubat - İran'da kadınlar oy kullanma haklarını elde ettiler.24. února – V Brazílii bylo ženám přiznáno volební právo.
Fakat dostları yine de ona zan altında bulunduğunu hatırlatarak, kararından vazgeçmesini tavsiye ettiler.Jeho ministři, ve snaze se mu zalíbit, odpověděli, že se čekalo až na něho.
Dimyat kalesini zapt ettiler.Valy odděloval příkop.
ME'de de kalanları alt ettiler.Předseda dosadí ty zbylé.
Almanlar, 5 Temmuz’dan itibaren 1.000 Sovyet tankını imha ettiklerini iddia ettiler.Germanii au susținut că au distrus 1.000 de tancuri sovietice de la 5 iulie.
Hem Maria Luisa hem de eşi İtalya'da 1819'un başında vefat ettiler.Atât Luisa Maria cât și soțul ei au murit în Italia, la începutul anului 1819.
Teorik OKW emri altına alındı ama gerçekte oldukça bağımsız hareket ettiler.Acestea erau teoretic subordonate OKW, dar în realitate acționau destul de independent.
Fin politikacıları sıklıkla diğer Kuzey Avrupa ülkelerini ve İskandinav ülkelerini taklit ettiler.Politicienii finlandezi au imitat adesea celelalte țări nordice și modelul nordic.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Romanii, de asemenea, importau materiale de construcții din Egipt pentru a ridica structuri în stil egiptean.
Öğleden sonra, Goebbles ve eşi, kendi çocuklarını öldürdükten sonra intihar ettiler.În după-amiaza, Goebbels și soția lui și-au ucis copiii și apoi s-au sinucis ei înșiși.
Venedikliler savaşa Ekim'e kadar devam ettiler.Venețienii au continuat lupta până în octombrie.
27 Şubat - İran'da kadınlar oy kullanma haklarını elde ettiler.27 februarie: Femeile obțin drept de vot în Iran.
Kral Yeongjo ve Kral Jeongjo, Joseon hanedanlığında yeni bir reforma önderlik ettiler.Regele Yeongjo si Regele Jeongjo au condus o renaștere a dinastiei Joseon.
Kleopatra ve Antonius intihar ettiler.31 î.Hr.—Cleopatra și Antoniu se sinucid.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Numărul lor a scăzut constant de atunci, astăzi fiind și mai mic.
Zeyd-ü Cüheni'den rivayet ettiler: "Ben gördüğüm bir rüyayı Resulullah'a anlattım.Pe drum, a auzit o voce, din neant care i-a spus: “Ei, Muhammad!
Fransızlar El-Azme direnişini bastırdıktan sonra Suriye'yi işgal ettiler.În schimb, francezii au trebuit să facă față unei rezistențe puternice atunci când au intrat în Siria.
Dördüncü hafta Roma'yı konuk ettiler.Participă la Quadrienală din Roma.
İlişkilerine eskisi gibi devam ettiler.Viața merge mai departe ca înainte.
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.Între timp, britanicii au avansat.
Avarlar ile müttefik olan Persler Konstantinopolis'i almaya teşebbüs ettiler, ancak yenildiler.Aliat cu avarii, persanii a încercat să preia Constantinopolul, dar au fost învinși acolo.
Kasım 2017'de ayrıldıklarını ilan ettiler.A demisionat din partid în noiembrie 2017.
1925 yılında, Born ve Werner Heisenberg kuantum mekaniğinin matris mekaniği temsilini formülize ettiler.În 1925, Born și Werner Heisenberg au formulat reprezentarea mecanică matriceală a mecanicii cuantice.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898: Marie și Pierre Curie descoperă radiul.
Haçlılar sonunda bu yemîni grup olarak değil daha ziyade tek tek ettiler.Cruciații au făcut în cele din urmă aceste jurăminte, în mod individual, mai degrabă decât în grup.
Fakat dostları yine de ona zan altında bulunduğunu hatırlatarak, kararından vazgeçmesini tavsiye ettiler.Acesta, crezînd că ei au uitat să i-o restituie, a cerut-o cu asprime.
Avşarlar, Türkmenler arasında temayüz ettiler.Mânioși, ei s-au adunat ca să-i găsească pe țigani.
Ağustos 1942’de, Alman işgalciler Sırbistan'ı “Judenfrei” (Yahudilerden arındırılmış) ilan ettiler.În august 1942, Belgradul a fost declarat "judenfrei" ("curățat de jidani").
Sinema eleştirmenleri bu filmden büyük övgüyle söz ettiler.Majoritatea criticilor au primit acest film cu elogii.
Ana madde: Bastille Baskını 14 Temmuz 1789'da Parisliler Bastille Hapishanesi'ne hücum ettiler.Cetățenii Parisului s-au răsculat, la 14 iulie 1789 luând cu asalt închisoarea regală Bastilia.
Romalılar hemen bunlara taarruz ettiler.Romanii au urmat după aceștia.
We're taking the place!") diye ilân ettiler.Vă închipuiți că auziți mesa din locul în care este celebrată."
Kaza nedeniyle şehrin yetkilileri konseri iptal ettiler.Până la urmă, concertul din capitala Austriei a fost anulat.
20 Aralık 69 günü Vespasianus'un taraftarları Roma'yı işgal ettiler.Este ucis la 20 decembrie 69 în timpul luptelor de stradă pentru cucerirea Romei, de forțele lui Vespasian.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Surprinde prin neobosita lui activitate.
Ertesi gün Prusyalı subaylar bir gece baskını yapılmasını tavsiye ettiler.În noaptea următoare, Regimentului Sussex i s-a ordonat să atace cu un batalion.
Daha sonra bu adalar bağımsızlıklarını ilan ettiler.Aceste două regiuni mai târziu și-au declarat independența față de Ucraina.
Solo CD'sini yapması için anlaşma teklif ettiler.Totusi, Nas a fost nevoit sa renunte la piese si sa faca un singur CD.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod