Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.Britterna lyckades med sitt överraskningsmoment.
Ama buna rağmen işçiler greve devam ettiler.Socialisterna ville däremot fortsätta storstrejken.
Haçlılar bu teklifleri kabul ettiler ve bir teslim antlaşması yapıldı.För korsfararna gällde följande: De skulle avlägga ett löfte.
İki sene sonra bu başarıyı tekrar ettiler.Två år senare skulle det dock gå bättre.
Başka ülkelerden teknoloji transfer ettiler.Tekniken har på senare tid spridit sig till andra länder.
Organizasyona 15 adadan 600 katılımcı ve temsilci katıldı ve yedi spor dalında mücadele ettiler.Första gången deltog 15 öar med 600 deltagare och ledare i sju idrotter.
Diğer ülkeler de standardı kabul ettiler.Andra nationer antog också denna metod.
Bulgarlar Makedonca'yı Bulgarca'nın bir diyalekti kabul ettiler.Makedonska språket ses i Bulgarien som en bulgarisk dialekt.
Saldırganlar muhtemelen bir apartman dairesinde Makar'a tecavüz ettiler.Vid något tillfälle skulle More till och med ha låtit tortera en misstänkt i sitt eget hem.
Kendi başlarına albümler yaptılar; veya başka gruplara girip oralarda devam ettiler kariyerlerine.Man tar egenskaper eller känslor som (man tror) finns hos andra och tillskriver dem sin egen person.
Rumlar aynı gün köyü terk edip Doğancı'ya ve Lefke'ye hücum ettiler.Lokalbefolkningen motsatte sig flytten och motarbetade Cahill och Primack.
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Striderna var alldeles för sega och ofta blev de utdragna.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898 – Marie och Pierre Curie upptäcker radium.
“Yiyecekleri bitince atlarını yemek zorunda kaldılar, anlaşma koşulları rica ettiler.”Innan de gav sig av stack de ihjäl alla sina hästar och tömde matförråden.
Buradan ayrılarak Smaug'u rahatsız ettiler.Väl där ställde Smaug till med stor skada.
Varlıklarını duyurdular ve tilki kurnazlığıyla ekinleri ateşe kurban ettiler.De förebådade framtiden, och med rävens listighet offrade de skörd på elden.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Väl där så sprintade han ifrån de tröttkörda försvararna.
Ağustos 1942’de, Alman işgalciler Sırbistan'ı “Judenfrei” (Yahudilerden arındırılmış) ilan ettiler.I april 1942 förklarades halvön från tysk sida vara ”judefri”.
Elçiler, on sene boyunca Antakya'ya tebliğde bulunmaya devam ettiler.Ytterligare 10 av hans uppsättningar har genom åren varit inbjudna till Avignon.
Bolşevikler iktidara geldikleri gibi ilk iş olarak Rusya'nın I.Dünya Savaşı'ndan çekildiğini ilan ettiler.Bolsjevikerna höll sitt löfte att ta Ryssland ur kriget.
19 Kasım 2004 tarihinde kalan beş aday şehir de IOC'ye adaylık dosyalarını teslim ettiler.Den 15 november 2004 hade alla fem kandidatstäder lämnat in sin kandidatur till IOK.
Vandallar Galya, İspanya ve Kuzey Afrika'daki Roma topraklarını istila ettiler ve 455'te Roma'yı yağmaladılar.Vandalerna bildade riken i Nordafrika och anföll och plundrade senare Rom.
Sonisphere Festivali kapsamında verilen bu konserden sonra da, gruplar birlikte konser vermeye devam ettiler.Efter ytterligare en egen konsert i ishallen året efter beslutade gruppen sig för att ta en paus.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Därefter kämpade den på oförändrad till slutet.
4 Temmuz 1776'te Birleşik Devletler bağımsızlıklarını ilan ettiler.4 juli – USA firar 200-årsjubileet av självständighetsdeklarationen 1776.
Temmuz 1901, Ağustos - Ekim 1902'de de Kitty Hawk'ta geliştirdikleri planörle denemeye devam ettiler.19 september 1902 inledde man flygutprovningen vid Kitty Hawk.
Bu gemiler 1995 yılına kadar hizmete devam ettiler.Där tjänstgjorde fartygen tills de utgick ut tjänst under 2004.
Ayrıca işçiler de daha çok kazanç hak ettiklerini savunarak isyan ettiler.Dessutom ville Krek att arbetarna skulle få en rättvisare lön.
Şarap içmeyi tercih ettiler.(Kanske vi hellre skulle välja ett rödvin? )
Karargaha gderek benim Maştağa'da olduğumu ihbar ettiler.Maken uppges av Gjörwell ha varit underofficer vid Livgardet.
Bu aşamada, Sovyet tank orduları Dinyester yönünde ilerlemeye devam ettiler.Enligt källan skulle stridsvagnarna vara på väg mot Donetsk.
1940 yılında ABD'ye göç ettiler ve Broadway'de çalışmaya başladılar.Han kom till USA 1930 och debuterade på Broadway 1931.
Birlikte seyahat ettiler.De reste tillsammans.
Ama buna rağmen işçiler greve devam ettiler.Але робітники продовжували страйкувати.
Plantasyonlarında çalıştırmak üzere milyonlarca köle ithal ettiler.Вони завезли мільйони рабів для роботи на своїх плантаціях.
Öbür Batı ülkeleri de hemen istekte bulunup benzer ayrıcalıklar elde ettiler.Інші західні держави отримали аналогічні преференції незабаром.
Diğerleri savaş alanını terk ettiler.Інші, що вони залишили поле битви.
Gönüllüler ve açıkta olan erkekler kasaba için bir yüzme havuzu inşa ettiler ve kasaba parkını düzenlediler.Добровольці та безробітні чоловіки побудували плавальний басейн і схему громадського парку.
1482'de Portekizliler, Altın Sahili'ndeki ilk Avrupalı eser olan Elmina Kalesini inşa ettiler.1482 року португальці збудували фортецю Ельміна, перший європейський форт на Золотому Березі.
Vandallar Galya, İspanya ve Kuzey Afrika'daki Roma topraklarını istila ettiler ve 455'te Roma'yı yağmaladılar.Вандали вдерлися у римські провінції — Галлію, Іспанію та Північну Африку, і в 455 р. взяли Рим.
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Потім їй все починало набридати.
Diğer Avrupa ülkeleri, çok geçmeden Tordesillas Antlaşması'na itiraz ettiler.Інші європейські країни незабаром оскаржили умови Тордесільяського договору, в якому вони не брали участь.
111 kişiyi esir ettiler.Тоді було знищено 1111 в'язнів.
Bu olaydan sonra isyancılar Londra'yı işgal ettiler.Повстанці захопили Лондон.
Zekeriya Peygamber'i şehit ettiler.А Якуба Аллах обрав своїм пророком.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Крім того, Римляни імпортували будівельні матеріали з Єгипту для зведення будівель у єгипетському стилі.
Köylüler için geçici evler inşa ettiler ve çiftlik arazisini temizlediler.Вони побудували тимчасові будинки для селян і очищали сільськогосподарські угіддя.
Teorik OKW emri altına alındı ama gerçekte oldukça bağımsız hareket ettiler.Oberkommando der Wehrmacht (OKW)), однак на практиці діяло автономно.
Ardından gruba John Paul Jones'u da kabul ettiler.Кажуть, що її запропонував Джон Пол Джонс.
Yarışmada birinciliği elde ettiler.Отримав в конкурсі першу премію.
Açlık yüzünden milyonlarca İrlandalı yerlerini yurtlarını bırakarak ABD ve diğer ülkelere göç ettiler.Великий голод в Ірландії змусив мільйони людей переїхати до Нью-Йорка.
Prusyalılar 2.320 ölü, 5980 yaralı ve 700 tutsak veya kayıpları olduğunu rapor ettiler.Прусське командування оголосило власні втрати в числі 2,320 вбитих, 5,980 поранених та 700 зниклих безвісти.
Bir yandan da mancınıklarla kaleyi dövmeye devam ettiler.А поліція продовжувала бити їх палицями.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Це настрій на боротьбу з ними до кінця.
Yardım ettiler.Вони мене підтримали.
Timur adına muhteşem bir hutbe tertip ettiler.На східному фасаді розташований великий вітраж.
9 Nisan 2015'te İnternet Güvenliği Araştırma Grubu ve Linux Foundation işbirlikteliklerini ilan ettiler.9 квітня 2015 року ISRG і Linux Foundation оголосили про співпрацю.
19. Yüzyıl başlarında Sir Charles Wheatstone ve Sir Fothergil Cooke 1837 de elektrili telgrafı icat ettiler.Сір Чарльз Вітстон та сір Вільям Кук винайшли електричний телеграф у 1837 році.
Bunun üzerine federal Yugoslav güçleri anında müdahale ettiler.Допомога союзних держав запізнилася.
12 yaşındayken Almanya'ya göç ettiler.У віці 12 років переїхав до Німеччини.