Ancak bu fırsatı kullanmamayı tercih ettiler.Men heeft echter geen gebruik gemaakt van deze optie.
Savaştan birkaç yıl sonra da uçaklar hizmetlerine devam ettiler.Zelfs jaren na de oorlog dienen ze de Hutts nog steeds.
Zengin Rumlar gösterişli evler inşa ettiler.Rijkere burgers lieten er huizen bouwen.
Ertesi gün büyük bir sevinç içinde Rûm (Anadolu) memleketine taarruz ettiler.”Overdag werkte zij op het land en 's avonds weefde zij.
20th Century Fox ve Paramount Pictures Titanik'i birlikte finanse ettiler.Zij werd door 20th Century Fox geleend van Paramount Pictures.
Bir başka görüşe göre, her biri bir siyanür kapsülü (zehir) içerek intihar ettiler.De dokter pleegt zelfmoord met een cyanide-capsule.
Sonraları ikisinin de aynı gezegen olduğunu fark ettiler.Ze ontdekken dat ze beiden dezelfde droom hadden.
Bu gemiler 1995 yılına kadar hizmete devam ettiler.De gevechtsvliegtuigen zouden tot 1995 dienstdoen.
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Toch wist een groot deel van de uitbrekende troepen naar het westen te vluchten.
Aziz ile arkadaşları bu teklifi kabul ettiler.Aan U en aan Uw heiligen wil ik mij aanpassen ...
Askerler kendilerine cülus bahşişi ödenmesini talep ettiler.Ze horen de soldaten praten over het losgeld.
Daha sonra yapımcılar Fox'tan dizinin başlangıcını birkaç ay ertelemesini rica ettiler.Om de bioscoopeigenaren tegemoet te komen, verschoof Fox de lanceringsdatum een paar maanden verder.
Bu proje gündeme geldiğinde tekrar izin istemeyi düşündüm ve bu sefer kabul ettiler.Verrast zegt zij nu weer ja en deze keer meent zij het.
Ardından gruba John Paul Jones'u da kabul ettiler.Paul stelt zichzelf als Paul Jones voor.
Ama Ermeni meselesinin çıktığında Batılı devletleri reformlar talep ettiler.Als gevolg van de omwentelingen in Oost-Europa, nam de roep om hervormingen in Albanië toe.
Sonunda, 12 Kasım gecesi, Taliban güçleri gecenin karanlığında gizlenerek Kabil şehrini terk ettiler.In de nacht van 12 november verlieten de Talibantroepen de stad Kabul.
Bu zorbalığa karşı duran şehirleri kuşatıp talan ettiler.In de steden die zich verzetten werden de bewoners genadeloos afgeslacht.
1994'e kadar üçüncü lig Amateur-Oberliga Baden-Württemberg'de mücadele ettiler.In 2004 promoveerde de club naar de Oberliga Baden-Württemberg.
Diğer ülkeler de standardı kabul ettiler.De EU heeft zich ook beziggehouden met het standaardiseren van deze regio's.
1932de antimadde ilk keşfedildiğinde, fizikçiler onun kütle çekime nasıl tepki vereceğini merak ettiler.In 1912, bij de eerste proefspuiingen, bleken de opgewekte stromingen schade aan te richten aan de kademuren.
Bu yüzden halkı onu bulamadı ve Olwe önderliğinde batıya doğru yolculuklarına devam ettiler.Er waren echter geen beenderen meer te vinden omdat die in het geheim al naar het westen waren gebracht.
İkiz erkek kardeşleri onun doğumundan bir gün sonra vefat ettiler.Zijn tweelingbroertje overleed drie weken na de geboorte.
1991 - Hırvatistan ve Slovenya, Yugoslavya'dan bağımsızlıklarını ilan ettiler.1991 - De Joegoslavische deelrepublieken Slovenië en Kroatië roepen de onafhankelijkheid uit.
Liderlerine savaşta ve barışta eşlik ettiler.Hun werkkring in tijden van oorlog en vrede.
Ameliyat sonrası kaldıkları yerden devam ettiler.Voorts doorliep ze de operaklas.
Ek olarak, olayı anlatan gazeteciler saldırıyı cinayet olarak tanımlamayı tercih ettiler.Reeds om die reden zou de wetgever besloten hebben om te spreken van een aanslag met het oogmerk om ....
Bir kısmı Vasit kuşatmasına devam ettiler.Een deel van hen ging op in de Chakassen.
Birkaç gün sonra tekrar ziyaret ettiler ve ortaya 'Cockiness' çıktı."Een paar weken later brachten ze al "Herinner Mij" uit.
16 Şubat - Ruslar, Erzurum'u işgal ettiler.16 - De Russen nemen Erzurum in.
Evliliği için onu tebrik ettiler.Zij feliciteerden hem met zijn huwelijk.
Bize hakaret ettiler.Ze hebben ons beledigd.
Fakat ateşe devam ettiler."Następnie oboje wrzucili do ognia.
Mektuplaşmaya devam ettiler ve 1890'da Gauguin Anvers'de birlikte bir atölye kurmayı önerdi.Tym niemniej korespondowali ze sobą, a w 1890 Gauguin zaproponował, żeby razem utworzyli atelier w Antwerpii.
Magda ve kocası Joseph Goebbels, Kunz'un kendilerine yardım etmesinde ısrar ettiler.Magda i Joseph nalegali by Kunz im pomógł.
Ray, Fluoride ve Peligro da kariyerlerine tek başlarına devam ettiler.Ray, Flouride i Peligro również zajęli się swoimi solowymi projektami.
İki sene sonra bu başarıyı tekrar ettiler.Dwa lata później powtórzył ten sukces.
Soyuz 21 mürettebatı, uzay istasyonunu planlanan tarihten önce ve aceleyle terk ettiler.Załoga Sojuza 21 opuściła stację nagle, przed zaplanowanym terminem.
Big Cass ringe geldi ve Rusev'le kavga ettiler.Do ringu wkroczył Big Cass, który pobił się z Rusevem.
Türk tüccarlar bu binayı kullanmaya 1838 yılına kadar devam ettiler.Kupcy tureccy użytkowali jednak Fondaco aż do 1838 roku.
Prusyalılar 2.320 ölü, 5980 yaralı ve 700 tutsak veya kayıpları olduğunu rapor ettiler.Wojska pruskie oszacowały swoje straty na 2320 osób zabitych, 5980 rannych i 700 pojmanych lub zaginionych.
Ama Ostrogotlar savaşmaya devam ettiler.Orkowie jednak wciąż przetrwali.
Bu birlikleri, hemen arkalarından Kızıl Ordu'nun 9. Muhafız Ordusu ve 46. Ordu birlikleri takip ettiler.W pogoń za nimi ruszyły jednostki 9 Gwardyjskiej Armii i 46 Armii.
Fakat annesi Kievli Euphrosyne ile bazı baronlar, onun daha genç kardeşi Prens Géza'yı tercih ettiler.Jego matka Eufrozyna i niektórzy baronowie woleli jednak widzieć na tronie jego młodszego brata, Gejzę.
Rus kaşifler sentezlerini 2006'da rapor ettiler.Rosyjscy odkrywcy donieśli o swej syntezie w 2006.
Askerleri bunun üzerine onun Şam Melikliği'ni ilan ettiler.Na wieść o oblężeniu nakazał swoim siłom iść na odsiecz twierdzy.
Duyanlar ise protesto amaçlı eski adetlerine devam ettiler.Ci jednak, którzy pozostali, kontynuują dawne zwyczaje.
Liderlerine savaşta ve barışta eşlik ettiler.Posiadają odrębnych wodzów pokoju i wojny.
İsyancılar İngiltere'den ithal edilen çay balyalarını gemilerden denize atarak imha ettiler.Koloniści wyrzucili wówczas do morza cały transport herbaty, który przybył z Anglii.
Gözlemcileri Google'ın bu son hamlesinin sosyal ağ devi Facebook'a meydan okuma olarak ilan ettiler.Obserwatorzy ogłosili ten krok jako najnowszą próbę Google rzucenia wyzwania gigantowi, portalowi Facebook.
17 Şubat 2007’de Steen, Ring of Honor’da El Generico ile birlikte Briscoe Brothers takımıyla mücadele ettiler.17 lutego 2007, Steen powrócił do Ring of Honor i wraz z El Generico przegrali z Briscoe Brothers.
Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler.Sukces bardzo ucieszył Brytyjczyków.
Kleopatra ve Antonius intihar ettiler.Marek Antoniusz popełnił samobójstwo.
Belga'lara süvarilerini imha ettiler.Polacy zmiażdżyli Belgów!
20th Century Fox ve Paramount Pictures Titanik'i birlikte finanse ettiler.Wyprodukowany przez 20th Century Fox i Paramount Pictures.
Rhodes ve Manu, Orton'ın ittifak teklifini kabul ettiler.Manu i Rhodes zaakceptowali ofertę Ortona, aby się z nim sprzymierzyć w kolejnych tygodniach.
İhanet ettiler.Gdyby zdradził.
Büyük Britanya ve Macaristan güreş müsabakasında mücadele ettiler, fakat madalya kazanamadılar.Zawodnicy z Wielkiej Brytanii i Węgier także brali udział w zawodach, lecz nie zdobyli żadnych medali.
Helikopteri terk ettiler.Helikopter wylądował.
Dördüncü hafta Roma'yı konuk ettiler.4 czerwca zdobyty został Rzym.
Lider ve diğer üçünden ikisi karara itiraz ettiler.Tylko dwóch generałów wstrzymało się od głosu, pozostali byli przeciwko ministrowi.