Halkını perişan ettiler ve toprakları hiç varolmamışa döndü.La città venne rasa al suolo e non fu mai più abitata.
WGA DVD arta kalanlarından olan kazancın ikiye katlanmasını talep ettiler.Infine, venne chiesto il raddoppio dei fondi disponibili del FMI.
Albümün ardından yaptıkları dünya turuna ilk kez Amerika ayağını da dahil ettiler.Per pubblicizzare l'album organizzò per la prima volta un tour negli Stati Uniti.
9 Nisan 2015'te İnternet Güvenliği Araştırma Grubu ve Linux Foundation işbirlikteliklerini ilan ettiler.Il 9 aprile 2015 lo ISRG e la Linux Foundation annunciano ufficialmente la loro collaborazione.
Onunla bir etkileşimleri olmasa da, kendisinin bir profesyonel olduğunu ifade ettiler.Anche se non lo dicono mai espressamente, lei è la sua fidanzata.
Kara muharebelerinde de başarılı sonuçlar elde ettiler.La Triplice alleanza, d'altro canto, aveva ottenuto risultati modesti.
Abhazlar bu teklifi kabul ettiler.I Beatles acconsentirono a questa proposta.
"Eşref Bitlis'i şehit ettiler": Kimler?".Giosia Acquaviva: chi era costui?
Araplar en önemli başarılarını onun zamanında elde ettiler.In quest'ultima specialità ha colto i suoi più importanti successi a livello individuale.
Bunun üzerine Dört Yüz kişi hariç, diğerleri onu savaş alanında terk ettiler.Di questi, oltre 250 rimasero uccisi ed i restanti si rifugiarono nella giungla.
Yahudiler, kendi etnik gruplarına bir toprak verilmesini talep ettiler.I gesuiti ottennero il permesso di formare proprie milizie.
Hollanda'da Protestan Geuzenler İspanyol egemenliğine isyan ettiler.Nondimeno decise un'offensiva nei Paesi Bassi spagnoli.
Her ikisinin de aileleri Litvanya'dan göç ettiler.Entrambi i genitori emigrarono dall'Italia.
Fakat ayaklanmacılar bu birliği mağlubiyete uğratıp tamamıyla imha ettiler.I ribelli intanto entrarono in città e la conquistarono definitivamente.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898: Pierre Curie e Marie Curie scoprono il radio.
Bir başka görüşe göre, her biri bir siyanür kapsülü (zehir) içerek intihar ettiler.Dopo la capitolazione tedesca Glücks si suicidò ingerendo una capsula di cianuro.
İzmir'liler, evlerini bu kayalık yere inşa ettiler.I Robinson perderanno la loro casa di montagna?
Sonraki yöneticiler mescidi genişletmeye ve süslemeye devam ettiler.I successivi governanti continuarono nei secoli l'opera di ampliamento e di abbellimento della moschea.
Arkadaşlarım beni akşam yemeğine davet ettiler.Мои друзья пригласили меня на ужин.
Onlar benimle alay ettiler.Они посмеялись надо мной.
Birçok arkadaşlar onu yolcu ettiler.Много друзей провожали его.
Onlar tüm plandan vazgeçmekten başka seçenekleri olmadığını kabul ettiler.Они согласились с тем, что у них нет выбора, кроме как отказаться от всего плана.
Masum olduklarını ifade ettiler.Они заявили, что были невиновны.
Onu çevirmen olarak davet ettiler.Её пригласили в качестве переводчика.
Çocuklara okula kadar eşlik ettiler.Они проводили детей в школу.
Onlar Tom'u terk ettiler.Они покинули Тома.
Onlar ölüp gittiler, beni terk ettiler.Они скончались и оставили меня.
Onu neyden dolayı sınır dışı ettiler?За что его выслали из страны?
İtalya'yı ziyaret ettiler.Они посетили Италию.
Kaleyi sık sık yeniden inşa ettiler.Крепость часто отстраивали.
Ulyanovsk'ta, iç çamaşırını satın almak nedeniyle öğretmenin kovulmasını talep ettiler.В Ульяновске потребовали уволить учительницу за покупку нижнего белья.
İki müşteriyi değil, Ruf Rt 12'yi AWD ile sipariş ettiler.Все, кроме двух клиентов, заказали Ruf Rt 12 с AWD.
Yahudiler, her nerede olurlarsa olsunlar, şehrin yeniden kurulması için dua ettiler."Где бы они ни находились, евреи молились о его восстановлении."
En az 10.000 ila 20.000 yıl önce sonlanan sporadik temasa devam ettiler.Они продолжали спорадический контакт, который прекратился не менее 10—20 тысяч лет назад.
20 Aralık 69 günü Vespasianus'un taraftarları Roma'yı işgal ettiler.20 декабря 69 года некоторые из сторонников Веспасиана смогли занять Рим.
Böylece buldukları yeni hesaplamaları kullanarak 1902 yılında uçuracakları üçüncü planörü inşa ettiler.Их испытания и вычисления позволили построить третий планёр, на котором они летали в 1902.
Bir başka konuk ile değiştirmediler; bunun yerine bölümü ona ithaf ettiler.Эти перемены не прошли для него бесследно и не смогли разогнать сгущавшиеся над ним тучи.
Ayrıca yeni şehirler inşâ ettiler.Там же строились новые города.
1482'de Portekizliler, Altın Sahili'ndeki ilk Avrupalı eser olan Elmina Kalesini inşa ettiler.В 1482 году португальцы построили крепость Эльмина, первый европейский форт на этом берегу.
Şehrin her yanını talan ettiler..Им нужен был город целиком.
Daha sonra sık sık bir araya gelerek müzik yapmaya devam ettiler.С тех пор они часто исполняли музыку вместе.
“Yiyecekleri bitince atlarını yemek zorunda kaldılar, anlaşma koşulları rica ettiler.”«Исчерпав запасы еды и будучи вынуждены есть своих лошадей, они были вынуждены капитулировать».
Sonra utanmadan sıkılmadan seyahat ettiler.Живите без скуки.
Yardım ettiler.Помогали ли нам?
Bazı siyasetçiler ve işadamları, suçları ortaya çıktıktan sonra intihar ettiler.Некоторые политики и бизнесмены покончили жизнь самоубийством, желая избежать наказания.
Doktorlar Nate'in tamamen iyileşeceğine inandıklarını ve sesinin de zarar görmeyeceğini ifade ettiler.Врачи считали, что Натаниэль полностью вылечится, и на его голосе это никак не скажется.
Ancak Göktürkler, zor kış şartları yüzünden onu hızla terk ettiler.В них ускоряющий заряд сгорал постепенно, разгоняя гранату.
Öbür Batı ülkeleri de hemen istekte bulunup benzer ayrıcalıklar elde ettiler.Другие западные державы получили аналогичные преференции в скором времени.
1991 - Hırvatistan ve Slovenya, Yugoslavya'dan bağımsızlıklarını ilan ettiler.1991 — Словения и Хорватия провозгласили независимость от Югославии.
Onlar bir Waffen-SS subayının yakınlardaki bir köy olan Oradour-sur-Vayres de esir edildiğini iddiaa ettiler.Они заявили, что сопротивленцы держат в плену офицера Войск СС в близлежащей деревне Орадур-сюр-Вайрс.
İki sene sonra bu başarıyı tekrar ettiler.Два года спустя он повторил успех.
Öğleden sonra, Goebbles ve eşi, kendi çocuklarını öldürdükten sonra intihar ettiler.Позже в тот же день Геббельс и его жена покончили с собой.
Ama sonuna kadar savaşmakta devam ettiler.Они сражались до самого конца.
Haccac'ın orduları onu takip ettiler.Корпус Хилла следовал за ним.
Gürses üç yaşındayken ekonomik nedenlerden dolayı ailecek Adana'ya göç ettiler.Когда Мюслюму было три года, семья в связи с тяжёлым финансовым положением переехала в Адану.
Öte yandan Malta Şövalyeleri, Akdeniz'de Türk gemilerine taciz saldırılarına devam ettiler.Между тем мальтийцы продолжали нападать на турецкие корабли.
Muhalifler Ürdün'e kaçtığını iddia ettiler.Детективы рассказали ему, что Купер сбежал в Мексику.
Kleopatra ve Antonius intihar ettiler.Юла Антония заставили покончить с собой.
Anlaşmamızı ihlal ettiler, ihlalcilere karşı nasıl suçlu sayılabilirsiniz?Ощущаете ли вы чувство вины, если вы нарушили вашу диету?
Sayıları çok azdı, fakat bundan sonra mücadeleye devam ettiler.Сейчас их количество сократилось, но всё же они остаются в небольшом количестве.