Davud ile birlikte tesbih etsinler diye, dağlara ve kuşlara boyun eğdirdik.We made the mountains and the birds celebrate the praise of Allah with David.
Davud ile beraber tesbih etsinler diye dağları ve kuşları buyruk altına aldık.We made the mountains and the birds celebrate the praise of Allah with David.
Davud'la beraber tesbih etsinler diye, dağları ve kuşları buyruk altına aldık.We made the mountains and the birds celebrate the praise of Allah with David.
Verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve birazcık zevklensinler diye... Yakında bilecekler.showing ingratitude for what We have given them and take their enjoyment; soon they shall know!
Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve safâ sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler.showing ingratitude for what We have given them and take their enjoyment; soon they shall know!
Bırak, kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler, zevklensinler. İleride bilecekler.showing ingratitude for what We have given them and take their enjoyment; soon they shall know!
“Genç Tanzanyalılar insanların müzik geçmişini takdir etsinler istiyorum.I want young Tanzanians to appreciate one’s own musical heritage.
Ljajiç, "En iyisi Zukorliç'in BM genel sekreteri olmasını talep etsinler."It would be best if they demand that [Zukorlic] become a UN secretary-general.
Bırakın ki dans etsinler."Let them dance."
Yapacak gücü olmayan şeylerin yapılmayacağını neden ilan etsinler?For why declare that things shall not be done which there is no power to do?
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Nachdem Moses und Aaron weg sind, hört die Plage auf.
Kötülerden ve insafsızlardan nefret etsinler.Vergib dem, der dir Unrecht und Schlechtes antut.
Bütün halklar, milletler ve diller kendisine hizmet etsinler diye ona saltanat, itibar ve krallık verildi.Alle Völker, Nationen und Sprachen müssen ihm dienen.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Même Moïse et Aaron subissent le châtiment de ne pouvoir pénétrer sur la Terre promise.
Bütün halklar, milletler ve diller kendisine hizmet etsinler diye ona saltanat, itibar ve krallık verildi.Et il lui fut donné domination, gloire et règne, et tous les peuples, nations et langues le servirent.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Según ellos, Moisés y Aarón no eran de la familia de los Cometopuli.
Bütün halklar, milletler ve diller kendisine hizmet etsinler diye ona saltanat, itibar ve krallık verildi.A él se le dio imperio, honor y reino, y todos los pueblos, naciones y lenguas le sirvieron.
3 Senin sorumluluğun altında çadırda hizmet etsinler.Se brinda servicio a 3 ciudades dentro del país a cargo de 3 aerolíneas.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."In quel luogo il popolo si lamentò inoltre presso Mosè e Aronne per la mancanza d'acqua.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim.Mosè e Aronne si recarono ancora dal faraone ma questi non voleva ascoltarli.
Bırak kavga etsinler.Пусть дерутся.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim.Между Мусой и Куджашем состоялось сражение, в котором Муса был разбит.
3 Senin sorumluluğun altında çadırda hizmet etsinler.Устанавливается на станок и обслуживается расчётом из трёх человек.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."تقطنها قبيلة آيت موسى وعلي وهي من قبائل الصحراء.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Porém salienta-se (Sifra, Wa-yiḳra, i) que quinze vezes na Torá é dito que "o Senhor falou a Moisés e Aarão."
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."De belangrijkste zijrivieren zijn de Moesa, Maggia en Toce.
3 Senin sorumluluğun altında çadırda hizmet etsinler.Bij de derde toep ben je dan verplicht mee te gaan.
Bütün halklar, milletler ve diller kendisine hizmet etsinler diye ona saltanat, itibar ve krallık verildi.14 Powierzono Mu panowanie, chwałę i władzę królewską , a służyły Mu wszystkie narody, ludy i języki.
Oderint, dum metuant Benden nefret etsinler yeter ki benden korksunlar.Musicie się nienawidzić tak, jak nienawidzicie mnie!”.
Bütün halklar, milletler ve diller kendisine hizmet etsinler diye ona saltanat, itibar ve krallık verildi.Åt honom gavs makt och ära och rike, och alla folk och stammar och språk måste tjäna honom.
Oderint, dum metuant Benden nefret etsinler yeter ki benden korksunlar.Oděrint, dum metuant – Нехай ненавидять, аби боялися.
Bütün halklar, milletler ve diller kendisine hizmet etsinler diye ona saltanat, itibar ve krallık verildi.І дано йому владу, славу й царство, і всі народи, племена та язики йому служили.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Odsud uprchli před Mojžíšem a jeho následovníky.
Oderint, dum metuant Benden nefret etsinler yeter ki benden korksunlar.Haisunäätä - kaikki paitsi Late pelkäävät hänen hajuaan.
Bütün halklar, milletler ve diller kendisine hizmet etsinler diye ona saltanat, itibar ve krallık verildi.Herredømme, ære og kongerige blev givet ham; alle folk, stammer og tungemål tjente ham.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Karena peristiwa ini, maka Allah melarang Musa dan Harun masuk ke dalam tanah Kanaan.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."ムーサーとハールーンに授けられた識別と光明の訓戒。
3 Senin sorumluluğun altında çadırda hizmet etsinler.当支店では3台が運行されている。
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."그들은 모세와 아론과 온 회중 앞에 그 땅의 과일을 보여주며 보고하였다.
3 Senin sorumluluğun altında çadırda hizmet etsinler.셋 다 모두 구직할 때 기업을 참고하는데 사용한다.
-Acele etsinler.Gå in! Gå in! Öka!
-Acele etsinler.- Grăbeşte-i!
-Acele etsinler.Już! Ruszać się! Grimes!
-Acele etsinler.Masuk! Cepat! Arah jam 8!
-Acele etsinler.- Morajo biti mnogo hitrejši.
-Acele etsinler.-Necesitan apurarse.
-Acele etsinler.Potrebujeme ich tam všetkých.
-Acele etsinler.Potřebujeme je tam všechny.
-Acele etsinler. Yatın!- De må få flyttet deres røv.
-Acele etsinler.-Πρέπει να τρέξουν.
-Acele etsinler.-Трябва да си отмъкнат задниците. Вървете!
-Acele etsinler.تحرّك! السّاعة الثّامنة!
-Altı blok komutanım. -Acele etsinler..שישה רחובות .חייבים להזיז את התחת-
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.(67:4) А праведники да возвеселятся, да возрадуются пред Богом ивосторжествуют в радости.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.(68:4) Mais les justes se réjouissent, ils triomphent devant Dieu, Ils ont des transports d`allégresse.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Ako sa rozháňa dym, tak ich rozoženieš; ako sa roztápa vosk od ohňa, tak zahynú bezbožníci od tvári Božej.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Dar cei neprihăniţi se bucură, saltă de bucurie înaintea lui Dumnezeu, şi nu mai pot de veselie.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Die Gerechten aber müssen sich freuen und fröhlich sein vor Gott und von Herzen sich freuen.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.의인은 기뻐하여 하나님 앞에서 뛰놀며 기뻐하고 즐거워할지어다
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Mas alegrem-se os justos, e se regozijem na presença de Deus, e se encham de júbilo.