Ana içeriğe geç
Sözlük

etsinler ile cümle

etsinler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Men retfærdige frydes og jubler med Glæde og Fryd for Guds Åsyn.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Nhưng người công bình sẽ vui vẻ, hớn hở trước mặt Ðức Chúa Trời; Phải, họ sẽ nức lòng mừng rỡ.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Nhưng người công_bình sẽ vui_vẻ , hớn_hở trước mặt Ðức_Chúa_Trời ; Phải , họ sẽ nức_lòng mừng_rỡ .
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Pero los justos se alegrarán; se gozarán delante de Dios y saltarán de alegría
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Pravični pa naj se veselé, poskakujejo pred Bogom in se veselé v radosti.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Tetapi orang saleh bersukacita dan riang gembira, mereka bersorak-sorak kesukaan di hadapan Allah
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Οι δε δικαιοι ας ευφραινωνται ας αγαλλωνται ενωπιον του Θεου και ας τερπωνται εν ευφροσυνη.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.А праведните нека се веселят, нека се радват пред Бога, да! нека тържествуват твърде много.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.וצדיקים ישמחו יעלצו לפני אלהים וישישו בשמחה׃
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.‎والصديقون يفرحون يبتهجون امام الله ويطفرون فرحا
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.惟 有 義 人 必 然 歡 喜 、 在 神 面 前 高 興 快 樂
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.惟有 義 人 必然 歡喜 、 在 神 面前 高 興 快樂
Ehl-i Beyt'ten gelen Ürdün Kralı Abdullah'da olduğunu beyan etsinler. Bizim tebliğimiz budur.Re Abdullah, che discende dalla casa del Profeta (saws), di Giordania.
Ehl-i Beyt'ten gelen Ürdün Kralı Abdullah'da olduğunu beyan etsinler. Bizim tebliğimiz budur.Царю Абдулле, который из семьи Пророка (сас), в Иордании.
Ehl-i Beyt'ten gelen Ürdün Kralı Abdullah'da olduğunu beyan etsinler.König Abdullah gehört, der vom Haushalt des Propheten (saws) ist in Jordanien.
“Genç Tanzanyalılar insanların müzik geçmişini takdir etsinler istiyorum.Ich möchte, dass junge Tansanier ihr eigenes musikalisches Erbe würdigen.
“Genç Tanzanyalılar insanların müzik geçmişini takdir etsinler istiyorum.Quero que os jovens tanzanianos apreciem sua própria herança musical.
“Genç Tanzanyalılar insanların müzik geçmişini takdir etsinler istiyorum.Quiero que los jóvenes tanzanos aprecien la propia herencia musical.
Hangi yönde hareket ederlerse etsinler, soru, hep aynı hızla gittiklerini varsayıyor. -기차 B의 방향에 관계없이 일정한 속도로 움직입니다.
Hangi yönde hareket ederlerse etsinler, soru, hep aynı hızla gittiklerini varsayıyor. -E independente de qual direção eles estão tomando, admite-se que eles estão sempre indo na mesma velocidade.
Hangi yönde hareket ederlerse etsinler, soru, hep aynı hızla gittiklerini varsayıyor. -E indipendentemente dalla direzione in cui vanno, assumiamo che stanno andando sempre alla stessa velocità.
Hangi yönde hareket ederlerse etsinler, soru, hep aynı hızla gittiklerini varsayıyor. -Ligegyldigt hvilken vej de kører, kører de med samme hastighed.
Hangi yönde hareket ederlerse etsinler, soru, hep aynı hızla gittiklerini varsayıyor. -И независимо в коя посока гледат, се предполага, че те винаги ще са с една и съща скорост.
Hangi yönde hareket ederlerse etsinler, soru, hep aynı hızla gittiklerini varsayıyor. -同じ速度であることが前提です。 いいですか?
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.De lærer det aldrig, hvor ofte de end gentager det.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.De lär sig aldrig, hur många gånger de än upprepar det .
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.He eivät koskaan opi, vaikka tekevät sitä jatkuvasti.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar. ISVALPor muito que se repita, nunca chegam a aprender.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.No importa cuántas veces se repita.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.Oni się niczego nie nauczą, choćby się to powtarzało w nieskończoność.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.Puoi ripeterglielo fin che vuoi. Non imparano mai.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.Κάνουν συνέχεια τα ίδια, αλλά δεν λένε να μάθουν.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.Сколько бы они это ни повторяли, они никогда не научатся.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Hur ofta de än gör om det, lär de sig aldrig.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Hvor tit de end gør det, lærer de aldrig.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Ihmiset eivät opi koskaan.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Nieważne, ile razy powtarzasz - i tak nigdy się nie nauczą.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Non importa quante volte lo fanno, non impareranno mai.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Por muito que repitam, nunca aprendem.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Siempre cometen el mismo error.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Το επαναλαμβάνουν συνεχώς, αλλά ποτέ δεν μαθαίνουν.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Сколько бы это не повторялось, они так и не научатся.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Agora sei o que vou fazer, para que, quando for desapossado da mordomia, me recebam em suas casas.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ich weiß wohl, was ich tun will, wenn ich nun von dem Amt gesetzt werde, daß sie mich in ihre Häuser nehmen.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›내가 할 일을 알았도다 이렇게 하면 직분을 빼앗긴 후에 저희가 나를 자기 집으로 영접하리라 하고
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Minä tiedän, mitä teen, että ottaisivat minut taloihinsa, kun minut pannaan pois huoneenhallituksesta.`
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Nu vet jeg hvad jeg vil gjøre, forat de skal ta imot mig i sine hus når jeg blir avsatt fra husholdningen.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ştiu ce am să fac, pentruca, atunci cînd voi fi scos din isprăvnicie, ei să mă primească în casele lor.`
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ta biết điều ta sẽ làm, để khi bị cách chức, có kẻ tiếp rước ta về nhà.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ta biết_điều ta sẽ làm , để khi bị cách_chức , có kẻ tiếp_rước ta về nhà .
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Tudom mit tegyek, hogy mikor a sáfárságtól megfosztatom, befogadjanak engem házaikba.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Vem, kaj bom storil, da me sprejmo v hiše svoje, kadar bom odstavljen od oskrbništva.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Viem, čo urobím, aby ma, keď budem odstránený zo správy, prijali do svojich domov.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Vím, co učiním, aby, když budu zbaven vladařství, přijali mne do svých domů.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Wiem, co uczynię, że gdy będę złożony z szafarstwa, przyjmą mię do domów swoich.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›¡Ya sé lo que haré para que cuando sea destituido de la mayordomía, me reciban en sus casas!
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›ενοησα τι πρεπει να καμω, δια να με δεχθωσιν εις τους οικους αυτων, οταν αποβληθω της οικονομιας.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›знаю, что сделать, чтобы приняли меня в домы свои, когда отставлен буду от управления домом.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Знаю, що зроблю, щоб, як відставлений буду від приставнищтва, прийняли мене в господи свої.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›ידעתי מה אעשה למען יאספוני אל בתיהם בעת אוסר מפקדתי׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod