Onun için, ayakta sağlam durduğunu sanan dikkat etsin, düşmesin!所以 自己 以 為站 得 穩 的 、 須要 謹慎 、 免得 跌倒
Orada hiç kimse yok. - Lütfen, biri yardım etsin.Bitte, irgendwer...
Orada hiç kimse yok. - Lütfen, biri yardım etsin. Merhaba!Alstublieft, iemand?
Orada hiç kimse yok. - Lütfen, biri yardım etsin. Merhaba!Proszę, ktokolwiek... pomocy.
Orada hiç kimse yok. - Lütfen, biri yardım etsin. Merhaba!Молим вас, неко... упомоћ.
Orada hiç kimse yok. - Lütfen, biri yardım etsin.Por favor, alguien, ayuda.
Orada hiç kimse yok. - Lütfen, biri yardım etsin.Por favor, alguien, ayuda.
Orada hiç kimse yok. - Lütfen, biri yardım etsin.- Prosím, pomozte... nám někdo.
Orada hiç kimse yok. - Lütfen, biri yardım etsin.Pyydän, joku... auttakaa.
Oradaki herkes bana yardým etsin, (patlama) hadi be!환상적인 양념, 부드러운 육질, 풍성한 육즙과 완벽한 맛을 보장합니다. - 섬세하게 조정된 치수는 컴퓨터에
Oradaki herkes bana yardým etsin, (patlama) hadi be!Sú pekne marinované a zaručene jemné, šťavnaté a vyslovene lahodné. - Vylaďte tieto mierky a my ich uložíme.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.Aby měli z čeho obětovati vůni příjemnou Bohu nebeskému, a aby se modlili za život krále i za syny jeho.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.aby obetovali Bohu nebies príjemnú vôňu a modlili sa za život kráľa a jeho synov.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.Dan zullen zij de God van de hemel aanvaardbare offers brengen en bidden voor mij en mijn zonen.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.daß sie opfern zum süßen Geruch dem Gott des Himmels und bitten für das Leben des Königs und seiner Kinder.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.for at de kan bringe Ofre til en liflig Duft for Himmelens Gud og bede for Kongens og hans Sønners Liv.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.Hogy vihessenek jó illatú áldozatot a menny Istenének, és könyörögjenek a királynak és fiainak életéért.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.저희로 하늘의 하나님께 향기로운 제물을 드려 왕과 왕자들의 생명을 위하여 기도하게 하라
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.para que ofereçam sacrifícios de cheiro suave ao Deus do céu, e orem pela vida do rei e de seus filhos.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.para que ofrezcan sacrificios de grato olor al Dios de los cielos y oren por la vida del rey y de sus hijos
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.perché si facciano offerte di odore soave al Dio del cielo e si preghi per la vita del re e dei suoi figli
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.så de kan bære frem offer til en velbehagelig duft for himmelens Gud og bede for kongens og hans barns liv.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.за да принасят благоуханни жертви на небесния Бог, и да се молят за живота на царя и на синовете му.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.чтоб они приносили жертву приятную Богу небесному и молились о жизни царя и сыновей его.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.די להון מהקרבין ניחוחין לאלה שמיא ומצלין לחיי מלכא ובנוהי׃
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.عن تقريب روائح سرور لاله السماء والصلاة لاجل حياة الملك وبنيه.
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.好 叫 他 們 獻 馨 香 的 祭 給 天 上 的 神 、 又 為 王 、 和 王 眾 子 的 壽 命 祈 禱
Öyle ki, Göklerin Tanrısını hoşnut eden sunular sunsunlar, ben ve oğullarım sağ kalalım diye dua etsinler.好 叫 他 們獻 馨香 的 祭給 天上 的 神 、 又 為王 、 和 王眾子 的 壽命 祈禱
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!A Shin-Hwa katasztrófába sodorta magát!
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Die Shin-Hwa Gruppe sollte...
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Kelompok Shin-Hwa harus meledakan diri.
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Le groupe Shinhwa mérite de s'effondrer.
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Shin-Hwa groep zou zichzelf nu moeten vernietigen.
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Shin-Hwa Group by mala sama vyvodiť dôsledky!
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Shin-Hwa kan ta sig...
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Shin-Hwa nên giải tán!
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!ShinHwa skupina.......
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Spółka Shin-Hwa powinna...
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Корпорация "Шинхва", сознайся!
Shin-Hwa grubu kendini yok etsin!Организация Шинва.
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››(21:9) „он уповал на Господа; пусть избавит его, пусть спасет, если онугоден Ему".
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››(22:9) Recommande-toi à l`Éternel! L`Éternel le sauvera, Il le délivrera, puisqu`il l`aime! -
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››A kik engem látnak, mind csúfolkodnak rajtam, félrehúzzák ajkaikat és hajtogatják fejöket:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Alla som se mig bespotta mig; de spärra upp munnen, de skaka huvudet:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Alle de som ser mig, spotter mig, vrenger munnen, ryster på hodet og sier:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Confiou no Senhor; que ele o livre; que ele o salve, pois que nele tem prazer.
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››"En Jehovah confió; que él lo rescate. Que lo libre, ya que de él se agradó.
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››"Er klage es dem HERRN; der helfe ihm aus und errette ihn, hat er Lust zu ihm."
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››"Han har væltet sin Sag på HERREN; han fri ham og frelse ham, han har jo Velbehag i ham."
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Ieder die mij ziet, smaalt over mij. Zij grijnzen verachtelijk en zeggen hoofdschuddend:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Kaikki, jotka minut näkevät, pilkkaavat minua, levittelevät suutansa, nyökyttävät ilkkuen päätään:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Kata mereka, "Biarlah ia mengandalkan TUHAN, supaya TUHAN menyelamatkan dia, kalau TUHAN senang kepadanya!
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››"저가 여호와께 의탁하니 구원하실걸, 저를 기뻐하시니 건지실걸 하나이다"
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Mi scherniscono quelli che mi vedono, storcono le labbra, scuotono il capo
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››,,S'a încrezut în Domnul! Să -l mîntuiască Domnul, să -l izbăvească, fiindcă -l iubeşte!`` -
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Všetci, ktorí ma vidia, sa mi posmievajú, otvárajú posmešne ústa, pokyvujú hlavou
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Všickni, kteříž mne vidí, posmívají se mi, ošklebují se, a hlavami potřásají, říkajíce:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Wszyscy, którzy mię widzą, szydzą ze mnie; wykrzywiają gębę, chwieją głową, mówiąc:
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Zanašal se je na GOSPODA! Ta naj ga reši, otme ga naj, ker ima veselje nad njim!
‹‹Sırtını RABbe dayadı, kurtarsın bakalım onu, Madem onu seviyor, yardım etsin!››Ηλπισεν επι τον Κυριον ας ελευθερωση αυτον ας σωση αυτον, επειδη θελει αυτον.