Ana içeriğe geç
Sözlük

etsin ile cümle

etsin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İyi de, bu neden fark etsin ki?Tak jaký je v tom sakra rozdíl?
İyi de, bu neden fark etsin ki?Vậy điểm khác biệt là gì?
İyi de, bu neden fark etsin ki?Was für einen gottverdammten Unterschied macht das?
İyi de, bu neden fark etsin ki?Wat is nou helemaal het verschil?
İyi de, bu neden fark etsin ki?Ποια στο καλό είναι η διαφορά;
İyi de, bu neden fark etsin ki?Защо да има значение?
İyi de, bu neden fark etsin ki?Какая разница, черт побери?
İyi de, bu neden fark etsin ki?מה לעזאזל ההבדל?
İyi de, bu neden fark etsin ki?ما هو الفرق الجوهري الذي سيحصل؟
İyi de, bu neden fark etsin ki?違いは チケットをなくした時は 同じものに2度は払わないぞと
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.De lærer det aldrig, hvor ofte de end gentager det.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.De lär sig aldrig, hur många gånger de än upprepar det .
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.He eivät koskaan opi, vaikka tekevät sitä jatkuvasti.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar. ISVALPor muito que se repita, nunca chegam a aprender.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.No importa cuántas veces se repita.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.Oni się niczego nie nauczą, choćby się to powtarzało w nieskończoność.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.Puoi ripeterglielo fin che vuoi. Non imparano mai.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.Κάνουν συνέχεια τα ίδια, αλλά δεν λένε να μάθουν.
Kaç kere tekrar ederlerse etsinler, hiç ders almıyorlar.Сколько бы они это ни повторяли, они никогда не научатся.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Hur ofta de än gör om det, lär de sig aldrig.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Hvor tit de end gør det, lærer de aldrig.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Ihmiset eivät opi koskaan.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Nieważne, ile razy powtarzasz - i tak nigdy się nie nauczą.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Non importa quante volte lo fanno, non impareranno mai.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Por muito que repitam, nunca aprendem.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Siempre cometen el mismo error.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Το επαναλαμβάνουν συνεχώς, αλλά ποτέ δεν μαθαίνουν.
Kaç kere tekrar ederse etsinler, asla ögrenmiyorlar.Сколько бы это не повторялось, они так и не научатся.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Agora sei o que vou fazer, para que, quando for desapossado da mordomia, me recebam em suas casas.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ich weiß wohl, was ich tun will, wenn ich nun von dem Amt gesetzt werde, daß sie mich in ihre Häuser nehmen.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›내가 할 일을 알았도다 이렇게 하면 직분을 빼앗긴 후에 저희가 나를 자기 집으로 영접하리라 하고
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Minä tiedän, mitä teen, että ottaisivat minut taloihinsa, kun minut pannaan pois huoneenhallituksesta.`
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Nu vet jeg hvad jeg vil gjøre, forat de skal ta imot mig i sine hus når jeg blir avsatt fra husholdningen.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ştiu ce am să fac, pentruca, atunci cînd voi fi scos din isprăvnicie, ei să mă primească în casele lor.`
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ta biết điều ta sẽ làm, để khi bị cách chức, có kẻ tiếp rước ta về nhà.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Ta biết_điều ta sẽ làm , để khi bị cách_chức , có kẻ tiếp_rước ta về nhà .
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Tudom mit tegyek, hogy mikor a sáfárságtól megfosztatom, befogadjanak engem házaikba.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Vem, kaj bom storil, da me sprejmo v hiše svoje, kadar bom odstavljen od oskrbništva.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Viem, čo urobím, aby ma, keď budem odstránený zo správy, prijali do svojich domov.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Vím, co učiním, aby, když budu zbaven vladařství, přijali mne do svých domů.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Wiem, co uczynię, że gdy będę złożony z szafarstwa, przyjmą mię do domów swoich.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›¡Ya sé lo que haré para que cuando sea destituido de la mayordomía, me reciban en sus casas!
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›ενοησα τι πρεπει να καμω, δια να με δεχθωσιν εις τους οικους αυτων, οταν αποβληθω της οικονομιας.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›знаю, что сделать, чтобы приняли меня в домы свои, когда отставлен буду от управления домом.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›Знаю, що зроблю, щоб, як відставлений буду від приставнищтва, прийняли мене в господи свої.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›ידעתי מה אעשה למען יאספוני אל בתיהם בעת אוסר מפקדתי׃
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›قد علمت ماذا افعل حتى اذا عزلت عن الوكالة يقبلوني في بيوتهم.
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›我 知 道 怎 麼 行 、 好 叫 人 在 我 不 作 管 家 之 後 、 接 我 到 他 們 家 裡 去
Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.›我 知道 怎 麼行 、 好 叫人 在 我 不 作 管家 之後 、 接 我 到 他 們家裡去
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Den Knechten sage, daß sie ihren Herren untertänig seien, in allen Dingen zu Gefallen tun, nicht widerbellen,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Esorta gli schiavi a esser sottomessi in tutto ai loro padroni; li accontentino e non li contraddicano
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Exhorta a los siervos a que estén sujetos a sus propios amos en todo: que sean complacientes y no respondones
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Exorta os servos a que sejam submissos a seus senhores em tudo, sendo-lhes agradáveis, não os contradizendo
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Hãy khuyên những tôi tớ phải vâng phục chủ mình, phải làm đẹp lòng chủ trong mọi việc, chớ cãi trả,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Hãy khuyên những tôi_tớ phải vâng phục chủ mình , phải làm đẹp_lòng chủ trong mọi việc , chớ cãi trả ,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Hlapce opominjaj, naj bodo pokorni svojim gospodarjem, v vsem jim pogodu, naj ne ugovarjajo,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Kehoita palvelijoita olemaan isännilleen kaikessa alamaisia, heille mieliksi, etteivät vastustele,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,종들로는 자기 상전들에게 범사에 순종하여 기쁘게 하고 거스려 말하지 말며
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Sług nauczaj, aby byli poddani panom swoim, we wszystkiem się im podobając, nie odmawiając,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Sluhovia vlastným pánom sa podriaďovať a ľúbiť sa im vo všetkom; nech neodhovárajú,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
etsin ile cümle - Sayfa 15 - etsin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App