David üniversite konusunu etraflıca düşündü.David worked his way through college.
Ne yapacağımı belirlemeden önce etraflıca düşünmek için zamana ihtiyacım var.I need time to mull things over before I decide what to do.
Biz bunu etraflıca araştırmak zorundayız.We have to thoroughly investigate it.
Kara Film Türün Tim Dirks tarafından yapılmış etraflı bir incelemesi."It Happened One Night film review by Tim Dirks".
Zorluklarla kazandığım paralarımı harcamadan önce problemi etraflıca analiz ederim.I wanna make sure I analyze the problem fully before I spend my hard earned dollars.
Ve Profesör Cilliers oldukça kibardı ve bunu etraflıca izah etti.And Professor Cilliers was very kind and talked me through it.
Etraflıca düşünmek istediğin ne?What is it that you want to think over?
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk was a lateral thinker. He made it compulsory for prostitutes to wear the veil.
Problem çoğu insanın asla gerçekten etraflıca düşünmemesidir.The problem is most people never really think it through.
Etraflıca düşündüm.Я подробно рассмотрел.
Etraflıca konuşuldu ve bu teşebbüs tam bir teşkilat haline getirildi.O encontro deu tão certo que virou projeto.
İdari kurumlar tarihsel gelişim süreçleri içerisinde incelenerek etraflıca anlatılmıştır.Intervjuundersökningarna ägde ofta rum inom pågående forskningsprojekt.
Etraflıca konuşuldu ve bu teşebbüs tam bir teşkilat haline getirildi.Masalah ini dianggap sebagai masalah besar dan berbagai upaya dilancarkan untuk menanggulanginya.
Öykü yayınlanma geçmişi boyunca etraflıca gözden geçirildi.近世に広く流布した刊本。
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk adalah seorang yang berpikir secara lateral. Dia mewajibkan untuk pelacur untuk memakai jilbab.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk a folosit gandirea laterala. El le-a obligat pe prostituate sa poarte valul.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk byl laterální myslitel. Nařídil nosit závoj prostitutkám.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatürk era um pensador fora do comum. Obrigou as prostitutas a usar o véu.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk era un pensador lateral, así que hizo obligatorio que las prostitutas usaran el velo.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatürk était un penseur latéral. Il a rendu le port du voile obligatoire pour les prostituées.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk là 1 nhà tư duy 1 chiều. Ông bắt buộc gái mại dâm phải đeo khăn trùm mặt.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatürk máshogyan gondolkozott. Kötelezte a prostituáltakat, hogy fátylat hordjanak.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk preferiva il pensiero laterale. Così, rese il velo obbligatorio per le prostitute.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk umiał myśleć nieliniowo. Uczynił obowiązkowym noszenie zasłon przez prostytutki.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk var en lateral tänkare. Han gjorde det obligatoriskt för prostituerade att bära slöja.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk var tænkte bredt. Han gjorde det obligatorisk for prostituerede at bære tørklæde.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk was scherp van geest. Hij stelde het dragen van sluiers verplicht voor prostituees.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatür war ein Querdenker. Er machte es verbindlich, dass Prostituierte den Schleier tragen mussten.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.아타투르크는 요즘 말로 수평적 사고(lateral thinking)를 할 줄 아는 사람이었습니다. 이 사람이 어떻게 했냐면, 창녀들은 꼭 베일을 써야 한다, 라는 법을 만들었데요.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ο Ατατούρκ το σκέφτηκε πιο πονηρά. Έκανε υποχρεωτική τη χρήση του πέπλου για τις πόρνες.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ататурк поступил иначе. Он обязал всех проституток носить платок.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ататюрк бил латерален мислител. Направил носенето на фередже задължително за проститутките.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.אתא-טורק היה בעל חשיבה צידית. הוא אילץ זונות לשים רעלה.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.ولكن آتاتورك كان ذا فكر عريض فقد أجبر حينها " بائعات الهوى " على إرتداء الحجاب
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.売春婦にベールの着用を義務付けたのです (笑)
Etraflıca düşünmek istediğin ne?A cosa vuoi ripensare?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Anh muốn suy nghĩ lại về chuyện gì?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Apa ini yang kau pikirkan?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?À quoi veux-tu encore penser ?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Co ty chcesz jeszcze przemyśleć?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?La ce vrei sa te mai gandesti?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?O čem želiš razmišljati?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Vad är det du vill tänka över?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Waarover wil je nadenken?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Was ist das, worüber du nachdenken willst?
Etraflıca düşünmek istediğin ne?Τι είναι αυτό που θέλεις να ξανασκεφτείς;
Etraflıca düşünmek istediğin ne?О чём ты хочешь подумать?
Etraflıca düşünmek istediğin ne??על מה אתה רוצה לחשוב
Etraflıca düşünmek istediğin ne?ماهو هذا الشيء الذي تريد التفكير فيه ؟
Etraflıca düşünmek istediğin ne?そうだな、ただ...
Problem çoğu insanın asla gerçekten etraflıca düşünmemesidir.A probléma, hogy a legtöbb ember soha nem gondolja ezt végig.
Problem çoğu insanın asla gerçekten etraflıca düşünmemesidir.Das Problem ist, dass die meisten Leute sich nie wirklich darüber Gedanken machen.
Problem çoğu insanın asla gerçekten etraflıca düşünmemesidir.El problema es que la mayoría de las personas nunca reflexiona acerca de este asunto cabalmente.
Problem çoğu insanın asla gerçekten etraflıca düşünmemesidir.Het probleem is dat de meeste mensen er nooit echt over nadenken.
Problem çoğu insanın asla gerçekten etraflıca düşünmemesidir.Il problema è che la maggior parte delle persone non ci si sofferma mai.
Problem çoğu insanın asla gerçekten etraflıca düşünmemesidir.문제는 대부분의 사람들이 그것에 대해 깊이 생각하지 않는다는 것입니다.
Problem çoğu insanın asla gerçekten etraflıca düşünmemesidir.Le soucis est que la plupart des gens ne parviennent pas à faire le tour du problème.
Problem çoğu insanın asla gerçekten etraflıca düşünmemesidir.Masalahnya adalah, kebanyakan orang tidak memikirkannya secara seksama.
Problem çoğu insanın asla gerçekten etraflıca düşünmemesidir.Problema e că marea majoritate a oamenilor niciodată nu se gândesc la asta.
Problem çoğu insanın asla gerçekten etraflıca düşünmemesidir.Problém je, že väčšina ľudí to nikdy nepremyslí.