Ana içeriğe geç
Sözlük

etrafa ile cümle

etrafa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Hayır, teşekkürler. Sadece etrafa bakınıyorum.No, thank you. I'm just looking around.
Etrafa baktım ama bir şey görmedim.I looked around, but saw nothing.
Etrafa bakındım fakat kimseyi görmedim.I looked around, but saw nobody.
Etrafa baktım ve benimkinin yoldaki tek araba olduğunu fark ettim.I looked around and noticed that mine was the only car on the road.
Bir posta kutusu için etrafa bakındım.I looked around for a mailbox.
O zamandan beri iki aydır etrafa duyarsız haldesin.Since then, you were in a state of stupor for two months.
Tom gözlerini açtı ve etrafa baktı.Tom opened his eyes and looked around.
Ben samimi bir yüz görmeyi umarak etrafa baktım.I looked around hoping to spot a friendly face.
Etrafa bir göz atalım.Let's take a look around.
Etrafa bakmaya gidelim.Let's go look around.
Etrafa bir göz atmak istiyorum.I'd like to take a look around.
Etrafa iyi bir göz atmanı istiyorum.I want you to take a good look around.
Tom dikkatle etrafa baktı.Tom looked around carefully.
Etrafa bakınacağım.I'll look around.
Hikaye birkaç saat içinde etrafa yayılacak.The story will get around in a few hours.
Senin hakkında etrafa sordum.I asked around about you.
Etrafa baktım.I've had a look around.
Paramı etrafa saçmam.I don't leave money lying around.
Sadece etrafa göz atmak istiyorum.I just want to have a look around.
Ben sadece etrafa bakmak istedim.I just wanted to take a look around.
Tom bir şey için etrafa bakınıyordu.Tom was looking around for something.
Ben etrafa bakmak istiyorum.I want to have a look around.
Etrafa bir göz atacağım.I'll take a look around.
Etrafa bir göz attım.I took a look around.
Ben otobüse bindim ve etrafa bir göz attım.I got on the bus and took a look around.
Tom telaş içinde etrafa bakındı.Tom looked around frantically.
Tom etrafa bakmaya başladı.Tom began looking around.
Düşünmek ve etrafa bakınmak için çocukluğum sırasında buraya sıklıkla gelirdim.During my childhood, I used to come here frequently, look around and think.
Etrafa bakalım ve parkta birilerinin olup olmadığını görelim.Let's look around and see if anybody's in the park.
Tom bir el feneri ile karanlık odada etrafa bakındı.Tom looked around the dark room with a flashlight.
Tom etrafa baktı ve sonra Mary'nin kulağına bir şey fısıldadı.Tom looked around and then whispered something into Mary's ear.
Tom izlenip izlenmediğini görmek için etrafa baktı.Tom looked around to see if he was being followed.
Bu anıtı arıyorsan etrafa bak.If you seek his monument, look around.
Etrafa bir göz atabilir miyim?Can I take a look around?
Etrafa bir göz at.Take a look around.
Tom anahtarı için etrafa baktı.Tom looked around for his key.
Etrafa bakındı.I glanced around.
Tom etrafa bakıyor.Tom has been looking around.
Tom bir şey olmasını bekliyor gibi etrafa bakındı.Tom looked around as if waiting for something to happen.
Sanırım etrafa göz atacağım.I think I'll have a look around.
Tom etrafa bakmak için durdu.Tom stopped to look around.
Tom için etrafa baktım ama onu görmedim.I looked around for Tom, but I didn't see him.
Tom için etrafa bakındım.I looked around for Tom.
Herkes gergin bir şekilde etrafa baktı.Everybody looked around nervously.
Senin için etrafa baktım.I looked around for you.
Onlar için etrafa baktım.I looked around for them.
Onun için etrafa baktım.I looked around for him.
Orada dışarı çıkacağım ve etrafa bakınacağım.I'll go out there and look around.
Etrafa bir göz atmamızın bir sakıncası var mı?Do you mind if we have a look around?
Çocukluğumda buraya gelip etrafa bakınıp düşünürdüm.In my childhood, I used to come here, look around and think.
Tom etrafa baktı, ama kimseyi görmedi.Tom looked around, but he didn't see anybody.
Etrafa baktım ama kimseyi görmedim.I looked around, but didn't see anyone.
Sami etrafa baktı ve orada hiçbir şey yoktu.Sami looked around and nothing was there.
Tom durup etrafa baktı.Tom stopped and looked around.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Tom, startled, looks around and sees no one, so he starts to drink his milk.
Bacak aralarından kafalarını çıkarıp etrafa bakarlarsa daha iyi olacaktır.Thus, seeing is better at infrared wavelengths than at visible wavelengths.
Ancak parası yetmeyince etrafa borçlanır, sonunda konağı kaybeder.Unable to pay the bills, she eventually loses power at the house.
Serbest kaldığında ise, interneti kullanarak etrafa büyük hasar vermeye başlar.While he seems harmless, he begins to spend more time with Sora.
Masalar etrafa dağılmış.The dishes are all broken.
Odadakiler etrafa dağılılar.Others are walking around.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod