etrafına ile cümle
etrafına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom herhangi birinin izleyip izlemediğini görmek için etrafına baktı.Tom looked around to see if anyone was watching.
Tom orada kim olduğunu görmek için odanın etrafına bakındı.Tom looked around the room to see who was there.
Tom, kimsenin izlemediğinden emin olmak için etrafına baktı.Tom looked around to make sure no one was watching.
Etrafına bak ve bana ne gördüğünü söyle.Look around you and tell me what you see.
Tom başka bir şey olmadığından emin olmak için etrafına baktı.Tom looked around to make sure nothing else was happening.
Tom, kimin konuştuğunu görmek için etrafına baktı.Tom looked around to see who was talking.
Tom yatakta dik oturdu ve etrafına baktı.Tom sat up in bed and looked around.
Çocuklar kamp ateşi etrafına oturdu ve Tom'un hayalet hikayelerini anlatışını dinledi.The children sat around the campfire and listened to Tom tell ghost stories.
Biz mülkün etrafına baktık.We looked around the property.
Etrafına bak, Tom.Look around you, Tom.
Tom etrafına baktı, ancak hiçbir şey göremedi.Tom looked around, but he couldn't see anything.
Tom mağaranın etrafına gergin biçimde baktı.Tom looked nervously around the cave.
Tom bütün kutuların etrafına baktı.Tom looked around at all the boxes.
Tom dairesinde etrafına bakındı.Tom looked around at his apartment.
Kitaplar odanın etrafına dağılmıştı.Books are scattered around the room.
Tom, Mary ve John mutfak masasının etrafına oturdular.Tom, Mary and John sat around the kitchen table.
Bu ifadenin etrafına parantezler koymalısın.You should put parentheses around this phrase.
Tom bir an durakladı ve etrafına bakındı.Tom paused for a moment and looked around.
Tom yatak odasının etrafına göz attı.Tom glanced round the bedroom.
Tom seçenekler için etrafına bakınıyor.Tom is looking around for options.
Tom hayretle etrafına bakındı.Tom glanced around in astonishment.
Tom şaşkınlıkla etrafına bakındı.Tom glanced around in astonishment.
Bu ifadenin etrafına tırnak koyman gerekiyor.You should put quotation marks around this phrase.
Çavuş Dan Anderson polis karakolunun etrafına barikat dikilmesini emretti.Sergeant Dan Anderson ordered a barricade erected around the police station.
Borunun etrafına bant sarın.Wrap tape around the pipe.
Tom afal afal etrafına baktı.Tom looked around in amazement.
Tom kollarını onun etrafına koydu.Tom put his arms around her.
Etrafına bakmak için çekinme.Feel free to look around.
Tom ve arkadaşları ateşin etrafına oturdular, iyi eski günlerden bahsettiler.Tom and his friends sat around the fire, talking about the good old days.
Tom yemeği tabağının etrafına itti.Tom pushed the food around his plate.
Ahtapot kendini avının etrafına sardı.The octopus wrapped itself around its prey.
Her iki kolumu da onun etrafına koydum.I put both of my arms around her.
Tom kollarını Mary'nin etrafına koydu ve ona sıkıca sarıldı.Tom put his arms around Mary and hugged her tightly.
Mary yerde oturdu ve kollarını dizlerinin etrafına sardı.Mary sat on the floor and wrapped her arms around her knees.
Etrafına bak. Ne görüyorsun?Look around you. What do you see?
Çocuklar bal küpünün etrafındaki sinekler gibi çekici kadının etrafına üşüştü.Boys flocked to the attractive woman like flies around a honeypot.
Tom etrafına baktı, ama Mary zaten gitmişti.Tom looked around, but Mary was already gone.
Tom boynunun etrafına gümüş bir zincir taktı.Tom wore a silver chain around his neck.
Evlerinin etrafına iki buçuk metrelik yüksek çit inşa ettiler.They built a two and a half meter high fence around their house.
Onlar onun evinin etrafına 2.5 metre yüksekliğinde bir çit inşa ettiler.They built a two and a half meter high fence around her house.
Tom ayağa kalktı ve etrafına baktı.Tom stood up and looked about.
Garajın etrafına baktım.I looked around the garage.
Tom huzursuzca etrafına baktı.Tom looked around uneasily.
Tom etrafına bakıyordu.Tom looked about.
Evin etrafına bakınacağım.I'll look around the house.
Taslakları dışarıda tutmak için kapının etrafına tecrit şeridi koydu.He put weather stripping around the door to keep out drafts.
Tom etrafına baktı ve kaybolduğunu fark etti.Tom looked around and realized he was lost.
Taşınmadan önce paketin etrafına plastik bir tabaka sarıldı.Before transport, a layer of plastic was wrapped around the package.
Tom kolunu Mary'nin etrafına koymaya çalıştı.Tom tried to put his arm around Mary.
Çocuk sessizce durdu, etrafına baktı.The child stood quietly, looking around.
Çocuk etrafına bakınarak sessizce durdu.The child stood quietly, looking around.
Geminin fırlayan parçaları Deutschland'ın etrafına düştü.Fragments of the ship rained down around Deutschland.
Kasaba bu kampın etrafına yayılmış olmalı; Batlamyus zamanında, zaten önemliydi.The town must have sprung up around this camp; in the time of Ptolemy it was already important.
Zelig'in hastalığı nükseder ve bir kez daha etrafına uyum sağlamaya çalışır.Zelig's illness returns, and he tries to fit in once more.
Daha sonra diğer kısımları vokallerin etrafına kurdum.After that I formed all the other parts around the vocals.
1817 yılında, kolera Ganj deltasının etrafına yayılmaya başladı.In 1817, cholera began spreading outside the Ganges delta.
Etrafına bak, burada kimse yok.When she turns around, no one is there.
Birinci Dünya Savaşı sırasında şehrin etrafına birçok hastane ve kışlalar kurulmuştur.During the First World War a number of hospitals and convalescent homes were set up in the town.
Etrafına bulaşıcı hastalık yayar.Spread contagious diseases.
Yeter ki insan etrafına bakmasını bilsin.You just need to look around you.
İlgili Sayfalar