etrafına ile cümle

etrafına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Etrafına bak.Look about you.
Bilmiyorsan etrafına sorsan iyi olur.If you don't know, you had better ask around.
Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.Mother Teresa began her work by looking around to see what was needed.
Karıncalar şekerin etrafına üşüşüyorlar.Ants are swarming around the sugar.
Daire şeklinde ateşin etrafına oturduk.We sat around the fire in a circle.
Ben kutunun etrafına bir parça kağıt koydum ve bir kurdele ile bağladım.I put a piece of paper around the box and tied it up with a ribbon.
Kafasını erkeğin omuzuna koymuş olan kız şaşkın şaşkın etrafına bakındı.The girl, who had her head on the boy's shoulder, looked around in surprise.
Kız etrafına baktı.The girl looked around.
Öğretmen sınıfın etrafına baktı ve konuşmaya başladı.The teacher looked around the classroom and started to talk.
O etrafına bakındı.He looked about.
Etrafına bakındı fakat hiç kimseyi göremedi.He looked around, but he saw no one.
O, evin etrafına bakındı.He looked about the house.
O, çocuklarını kendi etrafına topladı.He gathered his children around him.
Bekleme odası etrafına bakındı.He looked around the waiting room.
Sanki birini bekliyormuş gibi etrafına bakıyordu.He was looking around as if he was expecting someone.
O, odada etrafına bakındı.He looked around the room.
Masanın etrafına oturup iskambil oynadılar.They sat around the table playing cards.
Onlar iskambil oynamak için masanın etrafına oturdular.They sat around the table to play cards.
O, etrafına bakınmaktan başka bir şey yapmadı.She did nothing but look around.
O, etrafına baktı, ama hiçbir şey göremedi.She looked around, but she couldn't see anything.
Birden, durdu ve etrafına baktı.Suddenly, she stopped and looked around.
O şaşkınlıkla etrafına bakındı.She looked around in wonder.
O odada etrafına bakındı.She looked around the room.
O bütün etrafına bakındı.She looked all around.
Her ihtimale karşı bir silah için etrafına bakındı.I looked around for a weapon just in case.
Yaşlı adam şapkası için etrafına bakındı.The old man looked about for his hat.
Etrafına baktı.She glanced around.
Herkes harika dansçının etrafına toplandı.Everyone crowded around the fantastic dancer.
Bu resmin etrafına mavi bir kenar süsü koyun.Put a blue border around this picture.
Evlerinin etrafına bir çit yapmak istiyorlar.They want to build a fence around their home.
Etrafına bakarsan, aynı şeyi yapan bir sürü insan göreceksin.If you look around, you'll see many people doing the same thing.
Tom odanın etrafına bakındı ama Mary'yi göremedi.Tom looked around the room, but couldn't see Mary.
Tom kolunu Mary'nin etrafına koydu.Tom put his arm around Mary.
Aile üyeleri masa etrafına oturdular.The family members sat around the table.
O, odasında etrafına bakındı.She looked around her room.
O evin etrafına baktı.She looked around the house.
Tom onun kolunu Mary'nin etrafına koyar.Tom puts his arm around Mary.
Tom kamerası için etrafına bakındı.Tom looked around for his camera.
Tom içeriye girdi ve Mary için etrafına bakındı.Tom walked in and looked around for Mary.
Tom kimsenin ona bakmadığından emin olmak için etrafına bakındı.Tom looked around to make sure no one was looking at him.
Tom etrafına bakındı ama kimseyi görmedi.Tom looked around, but saw no one.
O etrafına baktı, ama hiçbir şey görmedi.She looked around, but saw nothing.
Tom etrafına bakındı.Tom looked around.
Onlar etrafına bakındılar.They glanced around.
Sadece etrafına bak.Just look around.
Etrafına bakınmaya devam et.Keep looking around.
Tom yakın yatmıştı, kolunu Mary'nin etrafına koymuştu.Tom snuggled in close, putting his arm around Mary.
Tom etrafına bakınıyor.Tom is looking around.
O, kolunu onun etrafına koydu.He put his arm around her.
Tom endişeyle etrafına bakındı.Tom anxiously looked around.
Onlar bahçenin etrafına bir çit koydular.They put a fence around the garden.
Tom etrafına bakmaya devam etti.Tom continued looking around.
Tom gergin şekilde etrafına bakındı.Tom nervously looked around.
Tom sinirli olarak etrafına baktı.Tom looked around nervously.
Tom endişeyle etrafına baktı.Tom looked around anxiously.
Tom çabucak etrafına baktı.Tom looked around quickly.
Tom odanın etrafına bakındı.Tom glanced around the room.
Tom battaniyeyi açtı ve onu kendi etrafına sardı.Tom unfolded the blanket and wrapped it around himself.
Tom, Mary John ve Alice masanın etrafına oturtuldular.Tom, Mary, John and Alice were seated around the table.
Odanın etrafına baktım ve daha önce fark etmediğim bir sürü şey gördüm.I looked around the room and saw a lot of things I never noticed before.
İlgili Sayfalar